X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dağların arasındaki harika eser Petra
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dağların arasındaki harika eser Petra

  • Giriş Tarihi: 6.11.2014 09:47
Dağların arasındaki harika eser Petra
Dağların arasındaki harika eser Petra

Merkezi İsviçre'de bulunan ve "yeni 7 harika" anlamına gelen "New7Wonders" Vakfı'nın 2007 yılında, yaklaşık 100 milyon kişinin katılımıyla yaptığı oylama "dünyanın yeni 7 harikasından biri" seçilen Ürdün'deki Petra vadisi, turistlerin zihninde görkemli güzelliğiyle yer buluyor.

İsviçreli Johann Burckhardt tarafından 1800'lü yılların başında keşfedilen antik şehir Petra, MÖ 400'lü yıllarda inşa edildi. Nebatiler'e MS 100'lü yıllara kadar başkentlik yapan Petra, tarih sahnesinde uzun süre unutulduktan sonra tekrar gün yüzüne çıktı.

Petra, Ürdün'ün güneyinde yer alan ve bölgenin önemli liman kentlerinden Akabe'ye yaklaşık 1,5 saat uzaklıkta. Dünyanın dört bir yanından gelen turistler ülkenin kültür ve turizm birimlerince düzenlenmiş vadiye, çöl ikliminin hüküm sürdüğü geniş çorak arazilerin aşarak ulaşıyor. Vadi girişinde ziyaretçileri, hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar ve çok sayıda otel karşılıyor. İklimin dört mevsim ziyarete imkan vermesi dolayısıyla otellerin çokluğu dikkati çekiyor.

GÖRKEMLİ KAYALAR ARASINDAKİ YOL


Nebati uygarlığının antik kenti, anlatılanlara göre döneminde uzun göç yolları arasındaki önemli konaklama noktalarından biriydi. Petra'daki görkemli vadi, milyonlarca yıl önce yerküredeki hareketlilik sonucunda oluştu. Doğal bir koridor görünümündeki kayalıkların arasındaki mesafe yer yer 2-3 metreye kadar düşüyor. Metrelerce yükseklikteki kayalar arasındaki bu mesafe yüzünden, diğer medeniyetlerin saldırılarının zorlaştığı, dolayısıyla Petra'nın tüccarlar için güvenli bir yer konaklama alanı olduğu biliniyor. Antik kente giden yolda farklı uygarlıklardan çeşitli kalıntılar bulunuyor. Yolun 1,5 kilometre sonrasında ise dünyanın dört bir yanından gelen turistlerin en çok görmek istediği, dönemin kralının mezarının bulunduğu görkemli yapı misafirlerini karşılıyor.

Uzun yürüyüş parkurunun ardından burada bir süre mola veren turistler bol bol hatıra fotoğrafı çektiriyor. İsteyenler yolun bundan sonraki etabını at ya da develerle katedebiliyor.

Yolun devamında çöl ortasındaki kayalara oyulmuş tiyatro, ev ve tapınaklar Petra'nın ziyaretçilerinin adeta büyülüyor.

Havanın kararmasıyla turistler dönüşe geçiyor. Çölün karanlığını yola dizilen mumlar aydınlatıyor. Günün yorgunluğu ise yere serilen hasırlar üstünde, yüzlerce mum arasında, bedevilerin tiyatral tarih anlatımı ve otantik müzikle atılıyor. Petra tarihini dinleyen misafirlere özel çay ikram ediliyor.

MACERA FİLMLERİNE DOĞAL PLATO


Petra'da, 1977'den 2007'ye kadar 10'dan fazla film ve dizi film çekildi. Hollywood'un büyük bütçeli İndiana Jones, Mumya Geri Dönüyor ve Transformers gibi yapımları bunlardan bazıları. Ürdün yönetiminin de yapımcılara bölgede film çekmeleri için her türlü imkanı sağladıklarını biliniyor.

HİCAZ DEMİRYOLU'NDA TÜRK BAYRAĞI

Bölgeyi ziyaret eden turistlerin ikinci durağı olan Wadi Rum'a gidiş yolunda bulunan 2. Abdülhamit tarafından 1900-1908'de Şam ile Medine arasına inşa edilen Hicaz Demir Yolları'nın Ürdün topraklarındaki istasyonu, özellikle Türkiye'den gelenlerin ilgisini çekiyor. Tarihsel açıdan büyük öneme sahip hattaki nostaljik trende halen Türk bayrağının dalgalanması, Osmanlı İmparatorluğu'na olan saygının bir göstergesi olarak nitelendiriliyor. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı'nın (TİKA) restore ederek tarih bilincini yaşatmayı planladığı Amman-Hicaz demiryolu sadece Türkiyeli değil her milletten turistin ilgisini çekmeyi hedefliyor.

BEDEVİ YAŞAMINA TANIKLIK


Ürdün'ü ziyaret eden turistlerin tercih sıralamasında, Wadi Rum çöllerindeki etkinlikler de ilk sıralarda yer alıyor. Belirli günlerde gerçekleşen deve yarışları, çölde safari, deve ile yolculuk ve bedevi çadırlarında yapılan kamp, ziyaretçilere şehir ve teknolojiden uzak farklı bir deneyim yaşatıyor. Tur firmaları veya rehberler eşliğinde çıkılan bu turlarda, Wadi Rum'daki çöl kumları arasında dolaşırken bir yandan da bölgeye farklı bir estetik kazandıran dağları izlemek mümkün. Bedevi yaşantısının sadece mizansen olarak yer aldığı Wadi Rum'da, çölde deve ile kamp alanına ulaşan turistlere, kuma gömülerek közde hazırlanan bedevi usülü yemekler, yerel müzik eşliğinde ikram ediliyor.

SAVAŞLAR BÖLGESİ ORTADOĞU'DA GÜVENLİ BİR TATİL

Uzun yıllardır siyasi istikrarsızlıklar nedeniyle güvensizleşen Ortadoğu, turistler açısından tercih edilen coğrafyalar arasında alt sıralarda yer alıyor. Tarihi ve doğal güzelliğiyle dikkati çeken Ürdün ise bu coğrafyanın ortasında bölgenin yükselen turizm değeri olarak öne çıkıyor.

Türk Hava Yolları Ürdün Müdürü Sertan Yüce, Ürdün'ün güvenlik açısından hiçbir sıkıntı yaşamadığını ve her ülkeden turistin huzur içinde vakit geçirebileceğini söyledi. Yüce, "Zaten ortak bir geçmişe sahip olduğumuz Ürdün'e, özellikle Türkiye'den ziyaretçileri gönül rahatlığıyla davet ediyoruz. Ülke, Türkiye vatandaşları için doğal güzelliklerinin yanı sıra, ortak tarihimizi hissedebilecekleri bir yer. İki ülke arasında vize istenmemesi özellikle tercih edilen nedenlerden biri. Bu nedenle herkesi davet ediyoruz" diye konuştu.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.