YAZARA MAİL GÖNDER Siyasetin cephelerinde farklı durumlar var

YAZARLAR

Eğer siyasetteki gelişmeleri yakından izlemekteyseniz, Türkiye'de bir "İktidar sorunu" veya "İktidar boşluğu" olmadığını görürsünüz.
Tabii ki AK Parti iktidarını zorlayan meseleler yok değil... Örneğin Kürtler adına siyaset yaptıklarını varsaydığımız kesimlerin bir bölümünün "Çözüm Süreci"nde, "Çözüm" ile "Demokrasi"yi birlikte telaffuz etmemelerinden ötürü, bu süreç yeni bir dönüm noktasında. Bugüne kadar "Çözüm Süreci"nde devletin muhatap kabul ettiği bazı kesimler, ne yazık ki demokratik siyaset yerine terörü ve şiddeti yöntem olarak seçmiş görüntü verdiler.
Ama neticede AK Parti iktidarı, bu yeni duruma karşı "Çözüm Süreci"nin ancak "Güvenlik ve istikrar" ile birlikte bir sonuca varabileceğini vurgulayan yasal ve idari adımları hemen attı... Yani başta da söylediğimiz gibi bir iktidar boşluğu veya kararsızlık yok.

MHP ve Bahçeli
Buna karşı muhalefet cephesinde durumlar, iktidardaki kadar berrak değil...
Öncelikle MHP'yi bu tablodan soyutlamamız gerekiyor.
MHP Genel Başkan Devlet Bahçeli, bu partinin varlık felsefesine uyarlı bir tutum sergilemekte... İl Başkanları toplantısında MHP arabasını hareket ettiren iki itici gücün "Demokrasi" ve "Milliyetçilik" olduğunu ısrarla vurguladı. Bahçeli iktidara dönük bazıları insaf ölçüsünü zorlayan ağırlıktaki söylemlerine karşın, hiçbir konuşmasında partililerini şiddete ve sokağa davet etmedi... Demokratik meşruiyete bağlılığını her fırsatta tekrarladı... Dünkü grup toplantısında söylediği şu sözler de geniş kitlelerin zihinlerindeki düşünceleri yansıtıyordu:

Bu ne sevgi ah
"- ...Anlaşılan o ki Kürdistan'ın inşası için ABD devreye girmiştir. Obama'yı bu kadar seven kalabalıkların Türkiye'de ne işi vardır. Bunlar hem ekmeğimizi yiyecekler hem de dönüp bir yanda askerimize kurşun sıkarken diğer yanda ABD sevdasıyla yanıp kavrulacaktır. Bu nankörlüktür, bu kalleşliktir bu kahpeliktir. Bunlar Türk milletinden uzak olmalıdır."

CHP ve HDP
Muhalefetin anası olması gereken CHP ise, her kafadan bir sesin çıktığı, milletvekillerinin Japon işkencesi misali "Her gün birer birer istifa ederiz" diyerek Kılıçdaroğlu yönetimini tehdit ettikleri, CHP'nin "Kemalizm" ile "Gülenizm" arasında yalpaladığı bir görüntüde...
HDP'ye gelince... Bu partinin sözcüleri kendilerinin PKK'nın sözcüsü de olmadığını açıkça vurgulayamadıkları bir süreç içinde HDP...
Sonuçta MHP önümüzdeki seçimde CHP'yi geçerse ve HDP'nin oyları da iyice düşerse hiç şaşırmayalım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.