YAZARA MAİL GÖNDER Taş Fırın'dan Pamuk Prens'e

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Yılın dizisini takdimimdir...
Henüz çekilmedi. Henüz herhangi bir kanalla anlaşılmadı.
Sadece senaryosu yazıldı ve ekibi oluşturuldu. Çok yakında 'motor' diyecek ve dediği anda Türkiye henüz benzerlerini bile görmediği, hiç de alışık olmadığı bir dizi ile karşılaşacak.
Dizinin adı Pamuk Prens... Birol Güven yazdı.
Kendi deyimiyle 'Tamer Karadağlı'yı gömecek bir dizi' imiş...
Tabii ki Birol'un, Çocuklar Duymasın ile tanınmasını sağlayan en yakın arkadaşı Tamer Karadağlı ile bir alıp veremediği yok.
Ama dizi tam bir 'otokritik', yani kendi kendini eleştirme yapımı...
Dizide herkes kendini oynuyor.
Tamer Karadağlı, eşi Arzu, Birol Güven ve eşi Banu, eğer kısmet olursa televizyon yazarı Yüksel Aytuğ olarak bendeniz, Acun Ilıcalı, Bülent Şakrak gibi pek çok ünlü; aynen kendini oynuyor...

DİZİ İÇİN DE DİZİ
Pamuk Prens aslında 'dizi içinde diziyi' anlatıyor.
Birol Güven, başrolünde Tamer Karadağlı'yı oynatacağı bir dizi projesi yazıyor. Tanıyan tanımayan herkes "Yahu yapma, bu adam 'Taş Fırın Haluk'tan başkasını oynayamaz.
Onun da son kullanım tarihi çoktan geçti" diye uyarıyor. Bu arada Tamer Karadağlı tam bir looser, yani kaybeden... Senaryoda Birol'a yardımcı olacak genç kalemler bile onu sevimli kılacak rol bulamıyorlar.
Dizide Tamer'in çapkınlığı da işleniyor. Kendi karısı ve hatta Birol Güven'in eşi bile onunla konuşmuyor. Tamer, evden kovulmuş, sağda solda gecelemek zorunda kalan bir derbeder. Nedeni, Ciciş Kardeşler ile kahve içerken magazin muhabirlerine yakalanması...
Ne yapsa, ne etse kendini bir kadının yatağında buluveriyor...
Birol, Tamer'in başrolünde oynadığı diziyi kabul ettirebilmek için kanal kanal dolaşıyor.
Hatta bir ara Acun'un TV8'ine bile başvuruyor.
Acun diyor ki, "Biliyorsunuz bizim kanalda diziler pek tutmuyor.
Bu diziyi de yarışma haline sokalım. Mesela her bölüm sonunda oyunculardan biri elensin." Eh, olacak belli tabii: İlk bölümün sonunda seyirci oylarıyla Tamer diziden gönderiliyor...
Daha neler neler... Birol Güven'in anlattıklarını hem kahkahalarla, hem de Tamer Karadağlı adına dudağım uçuklayarak dinledim. Birol Güven'e "Peki Tamer bu projeyi nasıl oldu da kabul etti ki?" diye sordum. Birol'un yanıtı beni çok şaşırttı: "Dizinin hayata geçmesini aramızda en çok Tamer istiyor..." Belli ki Tamer Karadağlı, özgüven ve eleştirilere açık olma konusunda bir dünya rekoru denemesine girişecek.
Aslında Tamer Karadağlı adına son derece akıllıca bir manevra... Bir türlü üzerinden atamadığı 'Taş fırın' imajını yok edebilmenin tek yolu, Haluk'un tüm giysilerini yakıp yok etmek...
Ama Tamer bunun için son derece tehlikeli bir yol seçmiş:
Elbiseleri, üzerindeyken yakmaya kalkmış! Hakkında hayırlısı olur inşallah.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.