YAZARA MAİL GÖNDER Çikolata kisti nasıl tedavi edilir?

YAZARLAR

Kadınların kabusu olan çikolata kistlerinin sebebi bilinmese de genetik faktörlerin rolü büyük. Doğru teşhis için muayene, ultrason ve biyopsi gerek

Bu hafta her yaştan kadını yakından ilgilendiren çikolata kistlerinden bahsetmek istiyorum. Konuyla ilgili bilgi ve tecrübesine son derece güvendiğim çok değerli mesai arkadaşım Doç. Dr. Gazi Yıldırım'ın değerli katkılarıyla hazırladığım bu yazı, konuyu merak edenlere giriş niteliğinde olacaktır diye düşünüyorum... Son yıllarda tanı yöntemlerinin gelişmesiyle birlikte çikolata kistlerini (endometrioma) sıkça duymaya başladık. Bir hastalığı tedavi etmenin ilk şartı, onu doğru tanımaktır.

ÇİKOLATA KİSTİ NEDİR?
Çikolata kistinin ne olduğunu anlamak için önce adet döngüsünü bilmek gerekir. Kadın, yaradılış itibariyle anne olmaya programlanmış olarak doğar. Sistem her ay kendini hamileliğe hazırlar. Embriyonun tutunarak gelişmeye başladığı endometrium yani rahim duvarı ortalama 3-5 mm kalınlığında bir tabakadır. Adet döngüsü içinde bu tabaka, kendine ulaşması halinde embriyonun hayatta kalabilmesi için kalınlaşır. Bu kalınlaşma beyin ve yumurtalık tarafından salgılanan hormonlar neticesinde 9-15 mm'ye kadar ulaşır. Döllenme gerçekleşirse embriyo, bu duvara tutunarak gelişmeye başlar. Döllenme gerçekleşmediyse; kalınlaşan bu tabaka, bir süre sonra yıkılmaya başlayarak kanamaya sebep olur, buna adet kanaması denir. Bazı kişilerde adet kanamasının bir kısmı geriye doğru gerçekleşir. Geriye doğru gerçekleşen kanama esnasında endometrium hücrelerinin bir kısmı rahim içinde uygun buldukları yerlere tutunurlar ve tutundukları bu yerde kalınlaşma ve ardından yıkılma ile seyreden sistemi taklit ederler. Kanamadan kalan kalıntılar çevre dokuların birbirine yapışmasına da sebep olabilir ki bu durum, daha ciddi bir tedavi süreci gerektirir.

100 KADINDAN 10'UNDA
Bu döngüde endometrium hücreleri, içleri sıvı dolu kistler halini alır. Endometrium hücrelerinin içini dolduran sıvı, çikolataya benzediğinden bu kistler; çikolata kisti adını almışlardır. Genelde kansere sebep olmazlar ve büyüklükleri 4-15 cm arasında değişir. Hastalığın sebebi tam olarak bilinmese de genetik faktörlerin rolü büyüktür. Çikolata kistlerine, doğurgan dönemdeki kadınların yüzde 10'unda rastlanır. Düzensiz veya sancılı adet görme, nadiren bulantı, kusma ve ateş; belirtiler arasında sayılabilir. Kısırlığa yüzde 100 sebep olmamakla birlikte, hamile kalamayan kadınlar arasında görülme sıklığı yüzde 20-40 olarak tespit edilmiştir. Çikolata kistleri, jinekolojik muayene ve ultrason sonucu kolaylıkla görülebilir.

BİYOPSİ ALINMALIDIR
Bu tip kistlerin evreleri; boyutları, yapışıklık miktarı ve yayılma derecelerine göre sınıflandırılır. Toplamda dört evresi vardır. 1'inci ve 2'nci evre başlangıç aşamasında olduğu anlamına gelir. 3'üncü evre orta dereceliyken 4'üncü evre ilerlemiş olduğunu ifade eder. Tedavi yöntemleri, evrelere göre değişiklik gösterirken; en doğru teşhis, alınan parçanın biyopsisi neticesinde konulur.

KISIRLIĞA SEBEP OLUR MU?
Kısırlık sebebidir diyemeyiz ancak etkileri sebebiyle kısırlığa sebep olabilirler. Bu tip kistlerin sebep olduğu yapışıklıklar, tüplerin kapanmasına neden olurlarsa gebelik imkansız bir hal alabilir.

KİSTİN PATLAMASI NE ANLAMA GELİR?
Çikolata kistleri, büyüklükleri sebebiyle patlayabilirler. Patlama sonucu açığa çıkan sıvı, ilerleyen dakikalarda bulantı ve kusmaya sebep olabilir. Kist varlığı bilinen ve takibe alınan kişiler risk grubunun ilk sırasında yer alırlar. Bu gibi durumlarda mutlaka doktora gidilmeli ve uygun müdahale yapılmalıdır.

HASTALIK TEKRARLAR MI?
Hastalığın en bilinen ve geçerli tedavisi, laparoskopik yöntemlerle kistleri aldırmaktır. Sebebi tam olarak bilinmeyen bu hastalığın tekrarı da mümkün olduğundan doktorunuzun uygun gördüğü ilaçları düzenli kullanmak şarttır. Bitkisel desteklerin fayda sağladığı da artık bilinen bir gerçek. Ancak bu, doktorunuzun onayı neticesinde başvurabileceğiniz bir alternatiftir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.