YAZARA MAİL GÖNDER Cenevre-III karamsarlığı

YAZARLAR

Rusya'nın ve Suriye politikasıyla nerdeyse onun 'yancısı' haline düşmüş olan ABD'nin DAEŞ'le mücadele perdesi arkasında muhalefeti şeytanlaştırıp zayıflatarak Esed'i güçlendirme planı sahada kısmen işe yarıyor olsa da, müzakere masasında şimdilik aynı hızda ve etkinlikte yol alamamış görünüyorlar.
Aralık ayında, Suudi Arabistan'ın liderliğinde başkent Riyad'da bir araya gelen Suriye Devrimci ve Muhalif Güçler Ulusal Koalisyonu ile sahada mücadele eden silahlı unsurların bazı temsilcileri "Riyad Listesi"ni oluşturmuşlardı. Bu muhalefet içindeki "saha" ile "masa"daki aktörlerinin arasındaki uçurumun nihâyet kapandığına, çok sesli olsa da karar açıklama noktasında tek başlı bir oluşumun ortaya çıktığına dair de umut vermişti. Cenevre-III sürecinde, muhalefetin gösterdiği kararlı tavır da bunu doğrular nitelikte.
Suriye muhalefeti, öne sürdüğü şartlarda garanti almadığı için ilk gün Cenevre'ye dahi gelmedi. Birleşmiş Milletler binasında BM Suriye temsilcisi Staffan de Mistura ve rejim temsilcileri baş başa kaldı. Muhalefet olmadan kurulan masanın anlamsızlığı iyiden iyiye ortaya çıkmış oldu. Fakat muhalefetin Cenevre'ye gelmek için öne sürdüğü şartlara bakınca, BM'nin ne kadar da içi boş bir kurum olduğu tekrar ortaya çıkıyordu. Muhalefet, BMGK'nin 2254 sayılı kararının uygulanarak, 12 ve 13'üncü maddelerinin hayata geçirilmesini istiyordu. Yani BM'den insanların kuşatma altında açlıktan ölmelerini ve evlerinde, okullarında, hastanelerinde bombalar altında can vermelerini engellemesi talep ediliyordu.
Muhalefetin yokluğunun yarattığı baskıyla BM ve ABD bu hususlarda garanti sağlanacağı sözünü vermiş olmalı ki, ertesi gün muhalefet temsilcileri Cenevre'ye vardı ancak şartları yerine getirilmediği müddetçe BM binasından içeri adım atmayacaklarını açıkladı. Eşzamanlı olarak ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, muhalefetin gelişi üzerine yaptığı yazılı açıklamada, "Birleşik Devletler Suriye muhalefeti Yüksek Müzakere Heyeti'nin BM'nin ev sahipliğinde Cenevre'de yürütülen müzakerelere katılma yönündeki önemli kararını büyük memnuniyetle karşılar. Ayrıca BMGK'nin 2254 sayılı kararının tamamıyla uygulanması gerekliliğini bir kez daha vurgular" dedi.
Yazıyı yazdığım sıralarda Suriye muhalefeti, De Mistura ile toplantıdaydı. Ancak toplantı Cenevre'deki BM binasında gerçekleşmedi çünkü bu müzakerelere katılım toplantısı değildi. Muhalefetin müzakereye katılım için önşartlarının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini görmek için katıldığı bir toplantıydı.
Bu diplomasi savaşının nereye varacağını bilmiyorum. Bildiğim, muhalefetin şimdiye kadar iyi bir sınav verdiği ve bu önşartları koymadan hareket etmiş olsaydı havlu attıkları şeklinde yorumların gelmesinin kaçınılmaz olduğudur. Fakat sahada zorlamadan, masada mucize beklemek de yanlış olur. Mevcut denklemde Rus agresyonunun biraz önünün alınması ve Cenevre-I'de olduğu gibi geçiş hükümeti şartının deklarasyonda geçmesi sağlanırsa bile kazanç hanesine yazılacaktır.
Suriye'nin hür çocukları direnmeye devam ediyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.