YAZARA MAİL GÖNDER Zenciler ve bayram

YAZARLAR

Bundan 6 sene önce 2008'de yine bir ekim ayının başlangıcı bayrama denk gelmişti. Ben de o zaman Zenciler ve bayram diye bir isyan dolu yazı yazmıştım. Eski Türkiye rejimi 2008'de halen sürüyordu ve halen devlet sistemi zenci olarak gördüğü toplumsal kesimleri dışlıyordu. AK Parti sözde iktidardaydı ama muktedir değildi. Şimdi yeniden o yazıya baktığımda 6 yıl içinde aldığımız mesafeyi görebiliyorum. Eski rejimin aşağıladığı dindarlar ve Kürtler bugün yeni rejimin kurucu unsurları haline geldi. Gayrimüslimlerin hakları noktasında -hâlâ sıkıntılar olmakla birlikteeskisine oranla büyük ilerlemeler var. En büyük tabu 1915 Ermeni soykırımı meselesi tam bir özgürlük ortamında konuşulabiliyor artık. Hep yazdığım gibi Yeni Türkiye'nin eksik olan en büyük halkası Alevilerdir. Bir de eski rejimde imtiyazlı yaşamaya alışmış LAST (Laik yaşam tarzına sahip Sünni Türkler) kesimi... Özellikle Alevi halkası ile Yeni Türkiye'nin birleştiği gün bu ülke kanatlanarak uçar. Öte yandan 6 sene önce kaleme alınmış o yazıda Gülencileri kastederek dindarların ancak kendini gizleyerek devlette bir yerlere gelebildiğinden bahsetmiştim. Kemalizmin yarattığı bu patolojik durum sonrasında Kemalizmin yeşil boyalı versiyonu Gülenist vesayetçiliği yarattı. Gülenistler kendini saklayarak ve sürekli yalan söyleyerek kadrolaşma politikaları neticesinde devleti anahtar teslim devralmak istediler ve işte bu yüzden 7 Şubat 2012'den beri yaşadığımız çatışmanın ortasında bulduk kendimizi.
Hepinize iyi bayramlar dileyip bayram boyunca izin isteyerek 6 sene önceki yazımdan satırlarla baş başa bırakıyorum sizi. Nerden nereye geldiğimizi görmek ama hep daha ileriyi amaçlamak gerekiyor. Bayram sonrasında görüşmek dileğiyle.

***

...Bu ülkede kendi tercihinin dışında içine doğduğu ortamdan ötürü "zenci" kabul edilen insanlar var. Kürtler, Aleviler, gayrimüslimler ve Sünni dindarlar ülkenin zencileri. Bu kimliklerini ifade ederek, bu kimliklerinden kaynaklanan tezahürleri hayatlarında yaşayarak bu ülkenin beyazlarından olamazlar.
***

Öte yandan gerçek anlamıyla zencilik olgusu görünür bir şey, direkt kendini belli eden bir şeydir. Dolayısıyla ırksal kimliğinden, siyah derinden kaçamazsın. İnkâr etsen, beyazmış gibi yapsan da işe yaramaz. Bizde ise devletin zenci olarak gördüğü ve sistematik olarak acı çektirdiği kimlikler kendini gizleyebilir. Kendini inkâr ederek bir yerlere gelebilir.
***

Temel kural "Bu ülkede her şey ama her şey olabilirsin ama Kürt, Alevi ya da Sünnidindar olamazsın" kuralıdır. Gayrimüslimler noktasında bu kural dahi geçerli değildir. İşte o noktada gerçek anlamda ırkçı bir devlet rejimi vardır bu ülkede. Sabah akşam inkâr da etsen gayrimüslim bir ailede doğmuşsan bu devletin valisi, emniyetçisi, diplomatı, subayı hatta astsubayı dahi olamazsın. Gayrimüslim yurttaşlarımız da Aleviler, Kürtler ya da Sünni- dindarlar gibi on milyonları aşan nüfusta olsalardı böyle ahlaksız bir politikayı bu kadar pervasızca uygulamak amiyane tabirle "yemez"di tabii Ama zaten o iş hemen devletin kuruluş dönemlerinde "halledildi."
Sünni- dindarlar noktasında ise ilginç bir durum var. Bu kimlik Kürtlük ya da Alevilik gibi değil. Bir yaşam tarzına ilişkin bir kimlik.
***

Aslında bu bağlamda türbanlı kadınlar mecazi değil gerçek anlamda bu ülkenin zencilerini temsil ederler. Kaçamayıp, inkâr edemeyecekleri sabit bir kimlik formudur bu. Çünkü türbanlı kadınlar direkt bir görünürlülüğe sahip. Siyah deri gibi kaçılıp, inkâr edilemeyecek bir dışlanma damgası bu ülkede türban.
***

Bu devlet düzeni zencinin zenciye kırdırtılmasıyla ayakta durdu hep. Bunu da hep başardı. Bu bayramda kendimize sormamız gereken "Bu daha ne kadar böyle sürecek" sorusudur bence. Bu ülkenin zencileri öbür "zenci"lerden bahsederken egemen beyazların diliyle konuşmaya daha ne kadar devam edecek? Bilin ki bu kepaze durum devam ettikçe bu ülke zencileri asla ve asla gönlünce bayram edemeyecek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.