YAZARA MAİL GÖNDER Savcılık dosyaya özenli çalışmış

YAZARLAR

Gülerce savcılık çıkışı özel açıklamalar yaptı:

Pensilvanya örgütünün Tahşiyecilere yönelik kumpasının davasında Hüseyin Gülerce de gözaltı listesindeydi. Savcılık eski uygulamalardan farklı şekilde tüm şüphelileri ifadeye davet etmişti. Fakat Ekrem Dumanlı kasten bu davete icabet etmemişti. Evinden alınmamak için evine de gitmeyip polisin gazeteye gelmesi için gazetede kalmıştı. Polis yine de sadece tebliğle yetinmişti. Bu tebliğe rağmen gene gitmemiş ve polisi gazeteye davet etmişti. Maksat "polis Zaman'ı basıyor" görüntüsü vermekti. Bunu da başardılar ama milletin çok büyük çoğunluğu Pensilvanya örgütünden o kadar nefret ediyor ki bu tip algı operasyonları Türkiye halkı nezdinde başarısız oluyor. Dış dünya algısı bağlamında ne kadar başarılılarsa Türkiye toplumu bağlamında o kadar başarısız bu örgüt. Çünkü millet Pensilvanya'yı iyi tanıyor artık.

***

Pensilvanya'nın gerçek yüzünü görüp net tavır alanlardan Hüseyin Gülerce bu savcılık davetine icabet edip gidenlerden. Savcılık çıkışı Gülerce basın açıklaması yaptı ama ayrıca Gülerce SABAH'a özel açıklamalar da yaptı

'Davanın basın özgürlüğü ile ilgisi yok. Dumanlı şov yapıyor'
Israrla Gülerce'ye Tahşiye olayında paralel yapının bir kumpası olup olmadığını soruyorum. Gülerce'ye göre kumpas olma ihtimali kuvvetli. Dumanlı'yı ise samimiyetsiz buluyor ve şov yapmakla suçluyor:
"Şimdi bu Tahşiye olayı biraz farklı. Bana da bu gruba ve Mehmet Doğan'a kumpas olma ihtimali çok kuvvetli gibi görünüyor. Sayın Doğan haksız yere 17 ay hapis yatmış. Bu zulümdür. Savcılık dosyaya çok iyi ve özenli çalışmış. Yargı sürecinde karar verilecek ama ben 'kumpas yok' diyemem. Süreci göreceğiz. Dumanlı meseleyi demokrasi, basın özgürlüğü tarafına çekiyor ama ortada hukuki bir mesele var, evvela bunu anlamamız lazım. Dumanlı'nın Zaman'da yaptığı o olay düpedüz şovdur. Polis baskını görüntüsü yalandır ve algı operasyonudur. Bu davanın basın özgürlüğü ile ilgisi yok. Mağdur olmuş birileri var ve onlar şikâyet ediyor. Ben alnı secdeye varmış bu insanlara zulüm edilmesini tasvip edemem. Hiçbir insana zulüm edilmesini kabullenemem. Savcılığın incelediği bu olayda çok açık zulüm var. 17 ay kumpas sonucu yatılmış hapis var."

'Ben dahil herkes araştırılsın. Ortada zulüm var'
Peki savcılığın kumpas olduğu iddiası nasıl bir sürece dayanıyor. Gülerce şöyle anlatıyor ve kendi dahil tüm bu sürecin sorgulanmasını istiyor:
"Şimdi olay şu... Gülen'in sohbetinin arkasından Tek Türkiye dizisinde karanlık kuruldaki konuşmalar, arkasından Gönültaş'ın yazısı, Zaman gazetesindeki maksatlı haberler, benim yazım, Ahmet Şahin'in yazısı, bunların hepsi bir araya getirildiğinde, sanki bir tezgâh kurulmuş, birilerinin, alnı secde gören insanların üzerine gidilmesi için bir hazırlık yapılmış, bir kumpas kurulmuş gibi bir görüntü var.
Bunun aydınlatılması lazım. Neden? Çünkü bu insanlar tırnak içinde tezgâhın arkasından evlerine baskın yapılmış, el bombası bulunmuş, el bombaları üzerinde polislerin parmak izi çıkmış, sonra bunlar 17 ay mahkûmiyet almış ve hapse girmişler. Ortada suçsuz insanlara bir zulüm varsa, yargı bunu araştırmasın mı? Ben dahil herkes araştırılsın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.