YAZARA MAİL GÖNDER Dolmakalem ve el yazısı

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR / Pazar Sabah Yazarları

Teknolojinin hayranıyım. Gelişmeleri günü gününe izlemeye çalışıyorum. Ama el yazısı ve dolma konusunda bildiğimden şaşmıyorum. Yapamıyorum. Biraz manik bir şey bu, benzeri her türden tavır ve tutumda olduğu üzere

Geçenlerde üst üste iki olay meydana geldi ve adeta varoluşsal bir bunalıma sürüklendim. Tatil bitti, 'memlekete' döndüm. O gün önemsediğim birisine bir mektup yazacaktım. O tür yazıları elle ve mutlaka dolmale yazıyorum ya çekmeceyi açtım, sevdiğim kalemlerden birini elime aldım. Fakat yazın uzun ve rehavet günlerinde (bu yıl, bu söylediğim 15 Ağustos'tan sonrasıdır, ondan önce o kahrolası darbenin hengamesi içindeydik) anlaşılan benim dolmakalem de kendisini sermiş, mürekkebini kurutmuş. Kalem kartuşlu. Evde de yedeği yok. İşim kaldı.
Okula geldim, ertesi sabah. Oradaki kalemler de kurumuş. 'Ofis'te işler kolay, teçhizatlıyım. Gerekeni yaptık, hepsi zar zor da olsa yeni sezonun koşuşturmasına kendilerini dahil ettiler. Yazdım mektubu, gönderdim.
O arada Amerikan basınında neredeyse her gün yayınlanan haber bir daha önüme gelmez mi?... Zaten kalemleri zor çalıştırmışım o haberi de okuyunca nevrim büsbütün döndü. Efendim, haber, el yazısının Amerikan eğitim sisteminden kaldırılacağını duyuruyor.
Ta o , ilk okuduğumda bu haberi irkilmiş miydim? Evet diyemem. Demek alttan alta bekliyormuşum bu çıkışı. Nedeni belli. Amerika'da geçirdiğim yıllarda okula giden çocukların okuma yazma bilmediğini de gördüm (evet, aynen böyle) el yazısını hiç bilmediklerini de. Prestijli okullardan söz etmiyorum. Ama mahalle okullarında böyle bir durum vardı. Üstelik daha bilgisayar bu ölçüde hayatımıza girmeden önce de el yazısından hayli uzaklaşılmıştı. İş şimdi bunu resmileştirmeye geldi.
Anlaşılan bundan böyle kimse kimseye çiçek gönderirken üstüne bir de kart yazıp iliştirmeyecek ya da sadece kentsoylular yapacak bunu. Diğerleri çiçeği gönderecek, kartı da cep telefonuna mesaj olarak 'atacak'. Peki...
İşte o vakit düşündüm. Hayatın ne kadar büyük bir hızla aktığını görüyorum. Teknolojinin hayranıyım. Gelişmeleri günü gününe izlemeye çalışıyorum. Ama el yazısı ve dolmakalem konusunda bildiğimden şaşmıyorum. Yapamıyorum. Biraz manik bir şey bu, benzeri her türden tavır ve tutumda olduğu üzere.
Oysa, hem tükenmez kalemin hem de bilgisayar yazısının gayet demokratik bir yanı olduğunun farkındayım. Neticede bir tükenmez kalemdir, ucuzdur, seri üretimdir. Biter, kaldırıp atarsınız. Kaybedersiniz, üzülmezsiniz. Halbuki, dolmakalem zor iştir. Yerine göre bir servettir. Alıştınız mı kişiliğinizin bir parçası olur.
El yazısı daha zor. Hıncal Abi'nin geçenlerde vurguladığı gibi o artık insanın bir parçası falan değil, doğrudan kendisidir. El yazınız sizsinizdir. Ve el yazısı bilgisayar yazısı değildir. Standardı yoktur. Şahsiyeti vardır.
Daha birçok yerde benzerleri mevcuttur ama, bana en kolay geleni 'ta Madison Avenue'da olanla, Paris'te Rue de Seine üstündeki iki dükkandır. İkisi de el yazısı mektup, not, artık neyse onu satar. Fotokopilerini de vitrine koyar. Bakmalara doyamam.
Bir merak konusudur insanın el yazısı. Aaaa, Balzac şöyle yazmış; şuna bak Napoleon'unki böyle, Picasso'nunki şöyle, Lincoln'un imlası yanlışmış derim içimden. Bazılarını kendi el yazı(ları)ma (kimsenin tek bir el yazısı yoktur, herkesin el yazıları vardır) benzetirim bazılarını güzel bulurum, bazıları okunaksızdır.
Garip şey, her ikisinin karşısında da birer kırtasiyeci vardır. Dolmakalemler satarlar. Paris'te kolay, New York'ta zar zor karşı kaldırıma geçer bu defa kalemlere bakarım. Dolmakalemler artık tıpkı saat gibi işlevini yitirip neredeyse ziynet eşyasına dönüştüğünden fiyatlarına yaklaşamam ama bir nesne olarak izlerim, bazen elime alırım, tartarım, açarım kaparım. Bir malı aldığım zamanların değil almadığım zamanların gururu ile dükkandan ayrılırım. Eğlenirim kısacası. Velhasılı kelam, el yazısından da, dolmakalemden de vazgeçemem. Kelamdan vazgeçiyor muyum ki, kalemden vazgeçeyim?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.