Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERDAL ŞAFAK

Gazze'deki Vietnam

İsrail şu son üç günde, tarihi boyunca görmediği, görmeye alışık olmadığı şok dalgalarıyla karşılaştı. Hepsi de Türkiye'den:
"Kimse Türkiye ile aşık atmaya, Türkiye'nin sabrını test etmeye kalkmamalıdır."
"Masum insanları katletmek, sivillere terörist muamelesi yapmak, alçaklık ve pervasızlıktır."
"Alenen katliam yapan bir devletin, pişmanlık dilemeden ve hesap vermeden uluslararası toplumun yüzüne bakması mümkün değildir."
"Herkes bu hukuksuzluğa göz yumabilir, görmezden gelebilir, sinsice destekleyebilir ama İsrail, Türkiye'yi başkalarına benzetmek gibi bir hataya düşmesin; bedeli ağır olur." Ve peş peşe iki ültimatom:
"El konulan gemiler, personel ve gönüllülerle birlikte derhal serbest bırakılmalıdır."
"24 saat içinde vatandaşlarımız serbest bırakılmazsa, İsrail ile ilişkilerimizi tümüyle gözden geçiririz."
Türkiye'nin bu kararlılığı, "Ya herru ya merru" resti, Başbakan Erdoğan'ın ifade ettiği gibi, bir "Milat" oldu. "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak."
İsrail, "Mavi Marmara" katliamının bedelini, Güney Afrikalı -Yahudi- hukukçu Richard Goldstone'un Gazze Operasyonu'nda işlenen savaş suçlarıyla ilgili raporunda olduğu gibi, bazı güçlerin gizli desteğiyle yine az hasarla atlatamayacağını görecek.
Çünkü Türkiye'nin ısrarlı ve kararlı girişimleriyle uluslararası hukuk bu kez işletilecek.
Silahsız ve yolcularının tümü de sivil olan bir gemiye üstelik uluslararası sularda saldırmanın bedelini mutlaka ödeyecek. Ya BM Uluslararası Mahkemesi'nde ya da Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi'nde.
O kadarla da kalmayacak; insan hakları çerçevesinde Gazze Şeridi'ndeki işgali ve zulmü de sorgulanacak.
Zira İsrail'in Gazze Operasyonu'nda işlediği savaş suçlarıyla ilgili olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvuran bir grup hukukçunun sözcüsü Gilles Devers'in her fırsatta hatırlattığı gibi, İsrail evrensel hukukun dışına düştü. Haydut devlete dönüştü. Neden? Yanıtını Gilles Devers versin:
1- "Uluslararası hukuka göre işgal, barışçıl çözüm arayışları için tanınan geçici bir durum. 43 yıldır süren bir işgalin hiçbir haklı yönü olamaz."
2- "Cenevre Sözleşmesi'nin 4'üncü protokolüne göre, işgalci güç, işgal altındaki halkı korumak zorunda. İsrail tam tersine, uyguladığı ekonomik ablukayla bir halkı topluca cezalandırıyor."
3- "Ve İsrail, abluka altında tuttuğu, tecrit ettiği, bir açık hava cezaevinde topladığı bu halka karşı askeri operasyon düzenleyerek en vahim savaş suçunu işledi. Zira abluka nedeniyle halkın ne kendini koruma imkânı vardı, ne de kaçma."
İsrail istediği kadar Gazze'de ablukayı sürdüreceğini söylesin; göreceksiniz, yakında pes etmek zorunda kalacak. İsrail'e, gizli veya sinsi destekçilerine, hatta işbirlikçi Arap rejimlerine rağmen, "Free Gazze" mutlaka gerçekleşecek. Bunda da onur payı Türkiye'nin olacak.
ABD, "Gazze'deki durum sürdürülemez" uyarılarıyla bunun ilk ipuçlarını verdi.
İsrail ablukasının işbirlikçisi Mısır da Refah kapısını apar-topar açarak havluyu attı.
Aklı başında, vicdanlı İsrailli aydınlar ve gazeteciler başlarına gelebilecekleri görüyorlar: Gazze ya özgürleşecek ya da İsrail'in Vietnam'ı olacak. Olmaya başladı bile...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA