YAZARA MAİL GÖNDER 2014 kasımında Küçük Prens..

YAZARLAR

Şimdi okuyacağınız satırlar, geçen yıl kasım ayındaki köşemden alındı. Kahkahalarla gülmek için gittiğim bir geceden nasıl göz yaşları ile ayrıldığımı anlatan, duygu selinden..
Önce onları hatırlayın..
Sonra bu yıla, bugüne geçeceğiz..

***

Sonra Gürer Şefim, orkestranın arasındaki bir boş koltuğa oturdu ve sahneye, kenardan elinde bir minik pervaneli uçak modeli, boynunda uzun bir sarı şalla Ali Poyrazoğlu girdi..
Günlerden beri beklediğim "Doyasıya gülme" anları başlıyordu işte..
Nerden bilirdim ki, Ali bana hayatımın en büyük sürprizlerinden birini yapacak?. Nerden bilirim ki, Ali, orkestrayı yönetir gibi yapmayacak, o müthiş müzisyenleri arkasına alarak, kendi yazdığı muhteşem bir tek kişilik oyunu sergileyecek..
Bu nasıl bir kalem, bu nasıl bir oyunculuk, bu nasıl bir yorumdur, inanın anlatmaya kalemim yetmez.. Dünyanın en zor işidir zaten, güzellikleri nakletmek..
Yaşadıklarınızı yaşatamazsanız, ziyan edersiniz okurun vaktini.. İnanın kendimi yazmakta böylesine aciz hissettiğim çok az oldu..
Öylesi güzellikler, öylesi bir duygu seli, öylesine bir çağlayan doldurdu ki salonu..
Ali, Küçük Prens'i anlattı..
Hayatımın en önemli kitabıdır..
40 yıldır yatak odamda, yatağımın baş ucundaki komodinin üzerinde durur. Uykum kaçtı mı, fal gibi rastgele bir sayfasını açar okurum. Kitap eskiyip okunmayacak kadar yıpranınca, yenisini koyarım. Çok ama çok önemlidir, Küçük Prens..
Milli Eğitim Bakanı olsam, tüm okullara zorunlu ders kitabı yaparım.
Yasa koyucu olsam, Milletvekili seçilme şartlarının en tepesine oturturum.. 550'si de Küçük Prens'i okumuş bir Meclis, bu ülkeyi nerelere götürürdü bilir misiniz?.
Küçük Prens'i yazan Antoine de Saint- Exupery, uçak meraklısıydı. İkinci Dünya Savaşı sırasında bir keşif uçağını kullanırken Almanlar tarafından düşürüldü.
Yıllarca izi bulunamadı. 2 binli yıllarda nihayet, balıkçılar, uçağın kalıntılarına rastladılar..
Ali, o sarı şalı, keşif uçağı yaptı, gözlerimizin önünde ve o son uçuşu anlattı..
12 yaşındayken ölen en küçük kardeşi, ailenin Küçük Prensi François'ya ithafen kaleme aldığı o harikulade kitabı anlattı..
Küçük Prens'e paralel, Saint- Exupery'yi, Saint- Exupery'ye paralel Küçük Prens'i anlattı.
Küçük Prens'in Tilki'si geldi sahneye.. Küçük Prens'in arkadaşlık etmek istediği Tilki ona "Arkadaşlık edebilmemiz için birbirimize bağlanmamız lazım, Küçük Prens" demişti. "Sen benim için milyonla insandan biri, ben senin için binlerce tilkiden biri olmaktan çıkmalıyım. Birbirimizi özlemeliyiz. Sevmeliyiz.. Sevmek, birbirine, birbirinin gözlerine bakmak değildir. Sevmek birlikte ayni noktaya bakmaktır" demişti.
Almanlar, Saint- Exupery'nin uçağını vurdular..
Uçak düşerken, içindeki yapayalnız yazarla düşerken Ali "Dostluklar giderek azalıyor dünyamızda" dedi.. "Dostlar da giderek azalıyor. Son dostlarınıza çok sıkı sarılın.. Bir gün yapayalnız kaldığınızda, sizi hiç terk etmeyecek dostunuza çocukluğunuza dönün" dedi..
Gözlerim nasıl doldu anlatamam..
Orkestra, yazarın çocukluğunun simgesi Rus valsini çalarken, iki yandan Borusan Çocuk Korosu girmez mi sahneye..
Valsin melodisini tekrar eden onlarca Küçük Prens dizilmez mi karşıma.. Avcumu yumruk yaptım, tırnaklarımı içine gömdüm, ağlamamak için, son bir gayretle..
Vals bitti.. Ali, Küçük Prens'in gülünü aldı eline..
Ağlamanın güzel, hem de nasıl güzel olduğunun bir kere daha farkına vararak ağladım
.. Ağladım!.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.