Türkiye'nin en iyi haber sitesi

HÜLYA DİNÇEL: Ne diliyorsanız olsun

Giriş Tarihi: 10.4.2013

"Sen ne dilersen... Osun!"

Sevgili okurlarım okuyucum Hüseyin Taşçı, Hz. Ali'nin güzel bir sözünü yaşam hikayesi ile birlikte vurgulamış. Her yaşam gelecek için önemli bir anahtardır. Her kişi bir başkasından mutlaka önemli ipuçları alır yaşama dair. Önemli olan değerlendirmeyi sağlıklı yapmak bence. Hepimizin bir geçmişi var. Geçmişi ve hikayesi olmayan bir yaşam olamaz. Bu yaşanılmışlıklar güzel örnekler ve iyi tecrübelerdir. Tabii yararlanmasını bilenler için. Okurumun mektubunu hep birlikte gözden geçirelim. Dilediklerinizin olması dileğiyle sevgiler!
***
Bu sözlerin Hz. Ali'ye ait olduğu söylenir. Bugunlerde, üniversitelere giriş sınavlarının yapıldığı, tercihlerin savaştığı bir ortamda en iyi söylenecek ve anlamı düşünülecek olan sözler, bence, bunlardır. Üniversite giriş sınavlarına hazırlanan evlatlarımız genellikle 20 yaşın altındadır ve girdikleri üniversiteleri de 4-5 yılda bitireceklerini düşünürsek önlerinde kendilerine bir yaşam yolu çizmeleri için 4-5 yılları var demektir. Söyle ki; 1. Girdikleri üniversitenin adı ne olursa olsun, sadece o isimle belki Türkiye'de bir işe girebilirler ancak bazı özelliklere sahip olmadıkları takdirde yükselemezler. Türkiye'ye göre bu farklılıklar veya özellikler bir "master degree" ye ve İngilizce temel olmak üzere iki lisana sahip olmak, mesleğinde bilgili olmak, çalışkan olmak ve hedef sahibi olmak gibi özelliklerdir... Yukarıda ".......önlerinde kendilerine bir yaşam yolu çizmeleri için 4-5 yılları var demektir" diye yazdım... Evet hem bu zaman var... Hem de bu zaman cok önemli... Önemli, çünkü yerinde kullanılmadığında heba olup gidecek. Yerinde kullanıldığında ise kişinin gelecegini şekillendirecek bir zaman dilimidir. Ben hukuk fakültesini bitirdim. Fakültede öğrenci olduğum yıllarda Almanya'ya işçi gönderilmesi işi en yüksek seviyelerdeydi. O kadar ki bir milyonuncu işçi davul zurnayla gönderildi... O devrelerde ne Turkiye'de Almanca bilen bir avukat, ne de Almanya'da Türkçe bilen bir avukat vardı. Ben Almanca kurslarına ciddiyetle gidip Almanca öğrenseydim ve fakülte sonrası bir avukat olarak oraya gidip Türk işçilerinin sosyal ve hukuk sorunlarına bakan ve Türkçe-Almanca bilen tek avukat olacaktım. Şimdi özel uçağım, yatım ve yüzme havuzlu villam olacaktı... Heyhat bunları yapmadığımdan bu imkanlar da olmadı... Bugün ise Almanya'da Türk asıllı en az 100 avukat var.

FIRSAT FIRSATTIR

2. Girdikleri üniversitenin adı ne olursa olsun, sadece o isimle Türkiye dışında (Avrupa ve Amerika )'da bir işe giremezler. Hatta birinci maddede saydığım özellikler uluslararası arenalar için kafi değildir, orada alınacak bir "master degree" nin veya o ülkenin tercih edilen bir üniversitesinden alınmış olan bir diplomanın bulunması da şarttır. Uluslararası şirketlerde ve ortamlarda çalışmak isteyenler ise, öğrenmeleri gereken lisanları burada iken öğrenmelidirler. İngilizce birinci ve ana lisandır. 4-5 yıl belki de " yarı-zamanlı" çalışıp para biriktirip ve lisanı da öğrendikten sonra o ülkeye gidip "master" yapmalı ve iyi bir işe girmenin yollarına bakmalıdırlar. 3. Üniversiteyi 25 yaşında bitiren bir kişi 70 yaşına kadar çalışacaksa, önünde 45 yılı var demektir ve bu zamanda hem iş sahibi, hem makam sahibi, hem de aile sahibi olacak ve onları da yüceltecektir. Bu kolay değildir... Başarı vasattan doğmaz... Fevkaladelik gerekir. İşte bütün bu durumların hazırlanması için gereken zaman dilimi 4-5 yıllık üniversite tahsilinde yatmaktadır ve sen de "Sen ne dilersen... O'sun!" Emekli Avukat Hüseyin Taşçı

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
HÜLYA DİNÇEL: Ne diliyorsanız olsun
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN