Dokumacılığın 2 bin 500 yıldır sürdüğünün kanıtı

Türkiye'nin hala önemli dokumacılık merkezleri arasında yer alan, değişik renk ve motiflerle üretilen kilimleriyle ün yapan Ayvacık'ın sınırları içinde yer alan Assos Antik Kenti'nde, 2 bin 500 yıllık ''ağırşak'' adı verilen dokuma ağırlıkları bulundu.

Giriş Tarihi: 2.1.2013 12:30
Türkiye'nin hala önemli dokumacılık merkezleri arasında yer alan, değişik renk ve motiflerle üretilen kilimleriyle ün yapan Ayvacık ilçesi sınırları içinde yer alan Assos Antik Kenti'nde, 2 bin 500 yıllık ''ağırşak'' adı verilen dokuma ağırlıkları bulundu.
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Assos Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Nurettin Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ayvacık bölgesinin günümüzde özellikle hayvancılık konusunda Türkiye'nin en önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi.

İlçe genelinde küçük ve büyükbaş hayvan varlığının fazla olduğuna dikkati çeken Arslan, ''Antik dönem de biz Assos'un en önemli gelir kaynaklarından birisinin hayvancılık olduğunu iddia ettik, bunu savunduk'' dedi.
Arslan, yörenin coğrafi yapısının hayvancılığa uygun olması nedeniyle, antik kentte en önemli gelir getirici mesleklerden birisinin dericilik olduğunu ifade ederek, ''Dericilik, Assos'ta oldukça gelişmiş bir meslek. Sikkeler üzerinde bir inek ya da öküz başının betimlenmiş olması yöredeki hayvancılığın ne kadar önemli olduğunu bizlere göstermekte'' diye konuştu.

Antik dönemdeki dokuma sanatının günümüzden biraz daha farklı olduğunu anlatan Arslan, şöyle konuştu:
''Dokumacılıkta koyun ve keçi yünleri kullanılıyor. İp üretimiyle ilgili elimizde yeterli bulgu var. Bunun dışında iplerin dokunup, kumaş haline getirilmesinde kullanılan, antik dokuma tezgahlarına ait 'ağırşak' dediğimiz, pişmiş topraktan yapılmış üzerinde bir delik olan dokuma ağırlıkları bulduk. Tezgahın üst kısımında yatay olarak bulunan ahşaba ipler bağlanıp, aşağıya doğru sarkıtılıyor. Sonra bunların uçmaması için her ipin ucuna bu ağırlıklar bağlıyorlar. Ağırlıklar aynı zamanda dokuma sırasında iplerin birbirine karışmamasını da sağlıyor. Daha sonra da dokuma işlemi yapılıyor. Antik dönemde dokuma işlemi, günümüzdekinin aksine yukarıdan aşağıya doğru yapılıyordu.''

Arslan, yaptıkları yüzey araştırmaları sırasında Antik Tiyatro'nun hemen yakınındaki bir alanda buluntuların fazla olmasının, burada küçük bir dokuma atölyesinin olabileceği konusunda görüşler ortaya çıkardığını bildirdi.
Ağırlıkların çeşitli tipleri bulunduğunu dile getiren Arslan, ''Kimisi yuvarlak, kimisi küp şeklinde. O dönemdeki insanlar bazen kırılmış bir seramik parçasını bile ortasından delerek ağırlık şeklinde kullanmış. Bu ağırlıkların bazılarının üzerinde damgalar, isimler ya da betimlemeler de bulunuyor. Büyüklükleri de farklı olan bu malzemelerin geçmişi yaklaşık 2 bin 500 yıllık'' şeklinde konuştu.

''Dokumacılık, 2 bin 500 yıldır süre gelen bir meslek''

Prof. Dr. Nurettin Arslan, dokumacılığın yörede yaklaşık 2 bin 500 yıldır süre gelen bir meslek olduğunu dile getirdi. Antik dönemden 1920'li yıllara kadar bölgenin, Türkiye'nin en önemli palamut ihraç edilen merkezleri arasında yer aldığına işaret eden Arslan, şunları söyledi:
''Assos da antik dönemde uluslararası limanlardan biri. Osmanlı kaynaklarında da bu geçiyor. İhracat yapılan önemli bir liman. Bütün Çanakkale'nin ilçelerinden toplanan palamutlar, develerle buraya getirilip, depolanıyor ve gemilerle ihraç ediliyor. Palamut, dokumada kullanılan liflerin boyanması ile derinin işlenmesinde önemli bir unsur. Dolayısıyla, bölgenin en önemli gelir getirici mesleklerinde kullanılan bir malzeme. Şu anda Ayvacık yöresindeki dokumalar, gerek motif ve renkleri gerekse ipleri, diğer bölgelerdeki dokumalardan farklılık gösteriyor.''
Arslan, Ayvacık'ın antik dönemden günümüze kadar kesintisiz devam eden geleneklerin görüldüğü ender merkezlerden birisi olduğunu sözlerine ekledi.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Dokumacılığın 2 bin 500 yıldır sürdüğünün kanıtı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN