Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Giriş Tarihi: 28.9.2009 12:21 Güncelleme Tarihi: 28.9.2009 14:38
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye olarak önümüzdeki 25 yıl içinde yaklaşık 350 milyar dolarlık ulaştırma ve haberleşme altyapı yatırımı yapmayı planlıyoruz'' dedi.Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde başlayan 10. Ulaştırma Şurasının açılışında konuştu.Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

''-Hava yolu ve deniz yolu ulaşımında Türkiye tarihinin en büyük atılımını gerçekleştiriyor. Bu ülkede uçağa binmek lükstü, bunu lüks olmaktan çıkardık. Artık benim vatandaşlarım uçağa binebiliyor.
-Göreve geldiğimizde Sabiha Gökçen Havaalanı çalışmıyordu, ne yazık ki orada hayvanlar otluyordu ama şimdi Sabiha Gökçen yetmiyor. 31 Ekimde yeni terminal binasının ve yeni haliyle Sabiha Gökçen'in çok daha farklı şekliyle açılışını yapacağız. Yetiyor mu, yetmiyor... İstanbulumuza bunun yanında daha birkaç hava alanı daha yapmamız gerekecek. Bu da şu anda hedeflerimiz arasında.
-Türkiye olarak önümüzdeki 25 yıl içinde yaklaşık 350 milyar dolarlık ulaştırma ve haberleşme altyapı yatırımı yapmayı planlıyoruz.
-İstanbul için tarihi ve doğal dokuya zarar vermeden 3. köprüye ihtiyaç var ama burada daha adı duyuldu hemen karşı çıkılıyor. Bugün karşı çıkanlar birinci köprüye de karşı çıkmışlardı ama sonra utanmadan, sıkılmadan o birinci köprünün üzerinden seyahat ettiler. İkinci köprüye de karşı çıktılar, sonra utanmadan, sıkılmadan o köprünün üzerinden de geçtiler. Şimdi aynen 3. köprüye de karşı çıkıyorlar. Ne yapılacak, ne edilecek hiç farkında değiller.
-ABD'de bir nehrin üzerinde 500 metre arayla 3 tane köprü var. Bunlar olmazsa olmaz. Kimler buna karşı çıkıyor biliyor musunuz? Böyle her iki tarafı kapalı olanlar var ya tek istikamette bakanlar var ya işte onlar karşı çıkıyor. İdeolojik kilitlenme var bunlarda. Onunla dünyaya bakıyorlar. İnsan öncelikli bir bakışları yok bunların. Sadece ideolojileri var. O ideoloji insanın ve insanlığın hizmetine bir sokabilseler çok şey değişecek. Yolumuza, kararlı şekilde engelleri aşa aşa devam edeceğiz.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ulaştırma politikaları denildiğinde artık sadece milli sınırlar içinde bir projeksiyondan değil, kaçınılmaz olarak daha büyük bir resimden, daha büyük bir projeksiyondan bahsedilmesi gerektiğini söyledi.
''Hedef 2023'' sloganıyla gerçekleştirilen 10. Ulaştırma Şurası Haliç Kongre Merkezinde başladı.
Erdoğan, şuranın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ve İstanbul'un, doğunun batıya, batının da doğuya açılan kapısı olduğunu belirterek, bütün ticaret yollarının, göç yollarının, bilginin, kültürün, felsefenin, düşünce trafiğinin ana güzergahı olmuş bu ülkede ve bu şehirde böyle bir bilgi şöleninin yapılmasından heyecan duyduklarını ifade etti.
Türkiye'nin bir merkez ve köprü ülke olduğunu söyleyen Erdoğan, ''Ancak Türkiye, yolcuların sadece gelip geçtiği değil, her geçişlerinde bu topraklara bir şeyler kattıkları, daha çok da bu topraklardan etkilendikleri bir köprüdür'' dedi.
Erdoğan, batının köklü demokrasileri ve pazar ekonomileriyle doğunun genç demokrasilerini, Karadeniz ile Akdeniz'i, NATO ile İslam dünyasını, gelişmiş ülkelerle, gelişmekte olanları, farklı kıtaları birbirine bağlayan, birbiriyle buluşturan bir dostluk ve ticaret köprüsü olduğunu vurgulayarak, Türkiye'nin, medeniyetlerin etkileşimine ve ittifakına inanan, farklı dinlerin, kültürlerin, toplulukların birbiriyle tanışmasına, kaynaşmasına, tarihten devraldığı birikim ve misyon çerçevesinde öncülük eden bir ülke olduğunu kaydetti.
Sonuncusu 1998 yılında gerçekleştirilen, bundan önceki 9 şuranın ulusal ölçekte düzenlendiğini belirten Erdoğan, bu yıl şuranın boyutlarını daha da genişleterek uluslararası bir platforma taşınmasını arzuladıklarını dile getirdi. Erdoğan, ''Ulaştırma sektörü veya ulaştırma politikaları dediğimizde artık sadece milli sınırlar içinde veya milli sınırlar dahilinde bir projeksiyondan değil, kaçınılmaz olarak daha büyük bir resimden, daha büyük bir projeksiyondan bahsetmek durumundayız'' diye konuştu.
Dünyanın adeta küresel bir köye dönüştüğünü, coğrafi sınırların ortadan kalktığını, siyasi sınırların şeffaflaştığını, psikolojik sınırların adeta buharlaştığını kaydeden Erdoğan, ''Artık yeni bir yüzyıla adım attık. Artık geçtiğimiz yüzyıldan daha ileride hangi tür adımları atabileceğimizi tartışmalı. Bu yönde projeler gerçekleştirmeliyiz. Bunun için de hiç şüphe yok ki ulaştırma faaliyetlerini artık yalnızca ulusal boyutlarda değil daha da ileri giderek, bölgesel ve küresel çaplarda ele almamız kaçınılmazdır'' dedi.

''YOL OLMADAN HİZMET GÖTÜREMEYİZ DEDİK''

Başbakan Erdoğan, bundan 7 yıl önce büyük ölçekli bir kalkınma hamlesi başlattıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ülkemizin her alanda daha ileri bir noktaya ulaşması, küresel rekabet gücünün artması, dünya ekonomileri içerisinde çok önemli bir seviyeye ulaşması, dünya liginde hak ettiği seviyelere gelmesi için kapsamlı bir kalkınma planını uygulamaya başladık ve bu yolda büyük mesafeler kaydettik. Ulaştırma politikalarımızı ülkemizin kalkınmasında merkezi bir konuma yerleştirdik. Yol, medeniyettir dedik. Hatta bunun yanında bir de su medeniyettir dedik. 21. yüzyılda gidemediğimiz yer, ulaşamadığımız bölge olmamalıdır, olamaz dedik. Bu yüzyılda gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de uzak, ulaşılamaz, ücra gibi kavramların artık geçerliliğini yitirmesi gerektiğine inandık. Yol olmadan, hızlı, kaliteli, güvenli bir ulaşım ağı olmadan ülkemizin herhangi bir yerleşim birimine hizmet götüremez; illerimizi, ilçelerimizi kalkındıramayız dedik. Aynı şekilde, yol olmadan, ulaşım imkanlarını çeşitlendirmeden, daha çağdaş, daha yüksek standartlara ulaştırmadan, komşularımızla bölge ülkeleriyle dünya ile sağlıklı bir iletişim kurmamızın mümkün olmayacağına inandık.''

Geçmişe bakıldığında bütün büyük medeniyetlerin inşa ettikleri yollarla anıldığına, bu yolların adeta o medeniyetlerin sembolü haline geldiğine dikkati çeken Erdoğan, bütün bu yolların uygarlıkların kaynağı olduğunu, kültürler arası alışverişin, halklar arası iletişimin, ticaretin, dostluk ve barışın güçlenmesinde son derece belirleyici olduğunu, bugün de durumun farklı olmadığını kaydetti.

Erdoğan, ''Yollar sadece ülkeleri ve şehirleri değil, toplumları da birbirine bağlayan medeniyet köprüleri olmaya devam ediyor. Ulaştırma alanında imkanlarını geliştirmiş, çeşitlendirmiş olan ülkelerin, kalkınmayı yaygınlaştırmak, ticareti geliştirmek konusunda önemli mesafeler aldığını görüyoruz. Bununla birlikte kültürel temaslar, etkileşimler de en üst seviyeye çıkıyor ve standartlar yükseliyor. İşte bu gerçekler doğrultusunda ulaştırma alanında yapılmamışları yapmayı artık kaçınılmaz bir gereklilik olarak gördük ve kendi tarihimizin en önemli ulaştırma projelerini ardı ardına hayata geçirmeye başladık'' diye konuştu.

''ULAŞIM AĞIMIZA ÇAĞ ATLATTIK''

Türkiye'nin on yıllar boyunca ciddi bir ulaştırma sıkıntısı yaşadığına işaret eden Erdoğan, Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna ulaşımın, ister kara, deniz, hava ya da demir yoluyla olsun son derece meşakkatli, tehlikeli ve uzun sürelere, büyük bedellere mal olan bir durum arz ettiğini kaydetti.

Erdoğan, 7 yıl önce Türkiye'nin bölünmüş yol ağının 6 bin kilometre civarında olduğunu, dünyanın en önemli pazarlarına, en önemli ekonomilerine bu kadar kısa mesafede olmasına rağmen bölünmüş yol ağının düşük seviyelerde olmasını kabullenemediklerini, 15 bin kilometrelik duble yol, bölünmüş yol hedefi ortaya koyduklarını dile getirdi.

Hızlı, rasyonel bir eylem planıyla birlikte 6 bin kilometrelik bölünmüş yol ağına, 7 yılda 10 bin 600 kilometre ilave ederek, bölünmüş yol ağını yaklaşık 16 bin 700 kilometreye çıkardıklarını aktardı.
Erdoğan, yol güvenliği konusunda kaydettikleri gelişmelere ilişkin olarak ise şunları söyledi:
''Kara yollarında ölümlü kaza oranı, bu yollar sayesinde yüzde 80 oranında azaldı. Son 7 yıl içinde gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla, yurt içindeki ulaşım ağımıza deyim yerindeyse tam manasıyla çağ atlattık. Sadece yurt içindeki ulaşım imkanlarına çağ atlatmakla kalmadık. Komşu ülkelerle yaptığımız uluslararası projelerle ulaşımda ciddi bir küresel entegrasyona da adım atmış olduk.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan kesimler, özellikle de Avrupa içindeki kimi liderler 21. yüzyılın vizyonundan perspektifinden, ufkundan ve misyonundan bigane olarak Türkiye değerlendirmeleri yapıyorlar'' dedi.

Erdoğan, Ulaştırma Bakanlığınca Haliç Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 10. Ulaştırma Şurası'nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'yi gururla deniz ulaşımından hava yoluna, kara yollarından demiryollarına kadar standartları daha da iyi noktalara taşıdıklarını söyledi.
Şu anda ''Marmaray'' adını verdikleri ve hızla çalışmalarını sürdürdükleri bir tüp geçit projesiyle iki kıtayı denizin altından birbirine bağladıklarını anlatan Erdoğan, ''Bu sayede Asya ve Avrupa kıtaları kesintisiz biçimde demiryoluyla birbirine bağlanmış oluyor. Marmaray projesi, dünyanın en önemli projelerinden biri olarak kayıtlardaki yerini alıyor. Üç milyar dolara mal olacak bu proje bittiğinde Boğaz'ın bir yakasından diğerine geçiş sadece 4 dakikaya düşecek. Her gün bir milyon yolcu bu alt geçitle bir kıtadan bir başka kıtaya taşınacak'' diye konuştu.

Bir başka projenin de Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu projesi olduğunu belirten Erdoğan, ''Onun da yapımı hızla devam ediyor. Bu proje ve Marmaray tamamlandığında, Pekin'den Londra'ya kadar uzanan İpek Demiryolu hayali de gerçeğe dönüşecek. Bu da kıtaları bir birine bağlayan çok önemli bir medeniyet, barış projesidir. Bunun da merkezinde Türkiye'nin olmasından büyük bir gurur duyuyoruz'' dedi.
Temelini attıkları Ankara-Sivas hattının da Avrupa 4. ulaşım koridorunun devamını teşkil ettiğini dile getiren Erdoğan, Türkiye sınırları dahilinde yapılan her yatırımın aynı zamanda Avrupa'nın Asya'ya, Asya'nın Avrupa'ya, kuzeyin güneye doğru hızlı, güvenli istikrarlı açılımına vesile olduğunu söyledi.
Tüm bu projelerin sadece Türkiye'nin şehirlerini, Türkiye'nin bölgelerini birbirine bağlamakla kalmadığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Dünya şehirlerini, kıtaları birbirine bağlıyor. Bu projeler sadece ülkemizin kalkınmasına değil, bölgenin kalkınmasına hizmet ediyor. Yine tüm bu ulaştırma yatırımları sadece Türkiye'nin değil, tüm bölgenin huzuruna, refahına ve istikrarına katkı sağlıyor. Bahsettiğim tüm bu ulaştırma projelerini alınız, Türkiye'nin enerji alanında nasıl bir ana artere dönüştüğüne bakınız. Türkiye'nin medeniyetleri nasıl buluşturduğunu dikkate alınız. Sadece bu üç husus bile Türkiye'nin bölge için dünya için özellikle Avrupa Birliği (AB) için nasıl bir önem ihtiva ettiğini çok açık bir şekilde ortaya koyuyor.

Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkan kesimler, özellikle de Avrupa içindeki kimi liderler 21. yüzyılın vizyonundan, perspektifinden, ufkundan ve misyonundan bigane olarak Türkiye değerlendirmeleri yapıyorlar. Burası çok önemli. Bugün AB üyesi ülkeler içinde Türkiye ile mukayese edilemeyecek ülkeler var. Her yönüyle. Alınan kararları siyasidir. Hiçbir zaman AB müktesebatıyla alakalı değildir. Ama almışlardır. Çok açık, nettir bunlar. Bunları kendilerine zaten söylediğimizde cevap veremiyorlar. 3 yıllık projeksiyonla Türkiye'yi değerlendirmek yanlıştır. Türkiye'ye haksızlık olduğu kadar AB'ye de haksızlıktır. Oluşmakta olan fotoğrafı herkes çok geniş bir bakış açısıyla değerlendirmelidir. Bugün medeniyetler ittifakının eş başkanı olan Türkiye AB'yi eğer bir adres olarak ortaya koymuşsa, İspanya'yla birlikte, bunun bir nedeni var. Bu AB'ye artı bir güç katmaktadır. İşte bu güçten mahrum edilmektedir. Türkiye içindeki muhaliflerin olduğu kadar, AB içindeki Türkiye muhaliflerinin de bu fotoğrafı doğru okumasını önemle rica ediyorum. Avrupalılar karşısında, 'biz de AB'ye girmeyi arzu ediyoruz' deyip de 'ama iş hadi bakalım', dendiğinde buna karşı çıkanlar, bunu neyle izah ederler, anlamak mümkün değil.''

DÜNÜN KAVRAMLARI

Dünün kavramlarıyla, dünün kelimeleriyle, bugüne ait cümleler kurulamayacağını vurgulayan Erdoğan, ''Dünün düşünme tarzıyla, dünün muhalefet tarzıyla bugüne ilişkin çözümler üretemeyiz. Türkiye değişiyor. Türkiye hem de çok hızlı değişiyor. Kendisi için bölgesinin huzuru ve kalkınması için değişiyor. Dünyada barış ve istikrara daha fazla katkı sağlamak için değişiyor. AB'ye yeni bir vizyon kazandırmak için değişiyor'' diye konuştu.

ABD'deki BM Genel Kurulu ve G-20 Zirvesi'ne katıldığını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
''BM ve G-20 oturumlarının yanı sıra, ABD'de bir çok temaslarımız oldu. 32 devlet başkanı ve başbakan ile ikili görüşmelerimiz oldu. BM Güvenlik Konseyi'nde nükleer silahlara ilişkin son derece önemli ve ilk defa Türkiye'nin Başbakan düzeyinde katıldığı bir liderler zirvesi oldu. Genel Kurul'da Türkiye'nin dış politika vizyonunu ifade etme fırsatım oldu. Yine Pitsburg'ta yapılan G-20 liderler zirvesinde küresel ekonomik krizi ve aldığımız tedbirleri Türkiye olarak, Türkiye adına tüm boyutlarıyla istişare etme imkanımız oldu. Birçok ülkenin liderleriyle yaptığımız görüşmeler neticesinde şunun altını çizerek ifade etmek istiyorum. BM Genel Kurulu ve G-20 Zirvesi çerçevesindeki ziyaretimiz özellikle şunu gösterdi; Türkiye'nin bölgesel ve küresel barış için refah, kalkınma ve istikrar için bugüne kadar sağladığı, bundan sonra sağlayacağı çok büyük katkılar olacaktır dünyamıza. Biz ülke olarak bu katkıları sağlamaya devam edeceğiz.''

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Erdoğan'dan önemli açıklamalar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN