Ahmedi Akkoyunlu Kimdir?

Türk edebiyat tarihinde yakın zamana kadar varlığı bilinmeyen bu Akkoyunlu şairi yeni bulunan bir Yûsuf u Zelîha mesnevisinden hareketle ilim âlemine tanıtılmıştır.

Latîfî, tezkiresinde Likāî'yi anlatırken onun Ahmedî'nin Yûsuf u Zelîha'sına bir nazîre yazdığını söyler. Ahmedî ve Likāî'nin Yûsuf u Zelîha'ları bugüne kadar ele geçmediğinden Latîfî'nin bahsettiği Yûsuf u Zelîha'nın, XV. yüzyıl divan şairlerinden İskendernâme ve Dâstân-ı Tevârîh-i Mülûk-i Âl-i Osmân yazarı Ahmedî'ye ait olabileceği kabul edilmişti. Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kütüphanesi'nde Ahmedî adına kayıtlı bulunan Yûsuf u Zelîha, ilk bakışta İskendernâme müellifi Ahmedî'ye isnat edilen eser olabileceği izlenimini uyandırmakta ise de "sebeb-i te'lîf" bölümünden, Akkoyunlu hükümdarlarından Sultan Yâkub zamanında (1478-1490) kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda eserin 815'te (1412-13) vefat eden Ahmedî'ye ait olamayacağı kesindir. Nitekim şair de eserini Akkoyunlu ümerâsından Sûfî Halîl'in isteği üzerine yazdığını belirtmektedir. Osmanlı şuarâ tezkireleri ve diğer kaynaklarda bu tarihlerde yaşamış aynı adı taşıyan bir başka şair bulunmadığına göre, ortaya yeni bir şair ve eseri çıkmaktadır. Ahmedî hakkında şimdilik bütün bilgimiz Akkoyunlu hükümdarlarından Sultan Yâkub zamanında yaşadığı, Anadolu'ya sefere çıkan Sûfî Halîl'in bir gece kendisini çağırarak bir "kıssa-i Yûsuf" yazmasını istediği, onun da ertesi gün ordudan ayrılarak Tebriz'e gelip eserini elli yedi günde tamamladığından ibarettir (vr. 4a-5b). Bütün bunlardan, Latîfî'nin Yûsuf u Zelîha'sı olduğunu söylediği Ahmedî'nin Akkoyunlu Ahmedî olduğu ortaya çıkmaktadır. Eserin Brill Yayınevi tarafından satışa çıkarılan diğer bir nüshası görülememiştir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN