Hıfni Nasıf kimdir?

Kahire yakınlarında Birketülhac'da doğdu. Küçük yaşta babasını kaybettiği için dayısı ve babaannesinin himayesinde yetişti. İlk öğrenimine doğduğu yerde başladı. On bir yaşlarında mahalle mektebine devam ederken kendisine iyi davranmayan hocasının yüzünden Kahire'ye giderek Ezher'e yazıldı. On yıllık bir öğrenimden sonra buradan mezun oldu ve yeni açılan Dârülulûm'a girdi. Burayı da bitirince (1882) Emîriye medreselerine Arapça öğretmeni, daha sonra Körler ve Sağırlar Okulu'na öğretmen ve idareci olarak tayin edildi. Gösterdiği başarı üzerine âdâb, münazara, inşâ, belâgat ve mantık dersleri okutmak için Hukuk Fakültesi'ne müderris oldu. Buradaki beş yıllık hocalığı sırasında bir taraftan Hukuk Fakültesi'ne devam ederek oradan da mezun oldu. 1892'de hâkimlik görevine tayin edilen Hifnî Nâsıf bu görevini yirmi yıl sürdürdü. Hâkimlik yaptığı sırada kendisinin de gayretleriyle 1908 yılında açılan Mısır Üniversitesi'nde (daha sonraki adı Kahire Üniversitesi) iki yıl süreyle Arap edebiyatı derslerini okuttu; ayrıca Arap dili ve edebiyatı üzerine konferanslar verdi. 1912'de Maarif Vekâleti Arap dili başmüfettişliğine getirildi ve üç yıl çalıştıktan sonra emekliye ayrıldı. 25 Şubat 1919 tarihinde Kahire'de vefat etti ve buradaki Şâfiî mezarlığına defnedildi.

Hifnî Nâsıf eski ve yeni kültürü iyi bilen bir şahsiyet olarak tanınır. Edebî sanatların inceliklerine vâkıf, nüktedan ve hazırcevap bir kişiliğe sahipti. Mektuplarında Abbâsî devri ediplerinden Kādî el-Fâzıl (ö. 596/1200) gibi secili ve sanatlı bir dil kullanmış, diğer yazılarında ise sanatsız ve sade bir anlatım yolunu tercih etmiştir. Şiirleri kolay anlaşılması bakımından manzum nesir özelliği taşır. Genellikle akıcı ve tabii bir ifadeye sahip olan şiirlerinde zarif nüktelere (mülah), lafzî sanatlara ve halk şiiri türlerinden zecel parçalarına sıkça rastlanır.

Hocaları Cemâleddîn-i Efgānî ile Abduh'un büyük ölçüde tesirinde kalan Hifnî Nâsıf, daha öğrencilik yıllarında memleketin meseleleriyle uğraşmaya başlamış ve İngiliz işgaline karşı başlayan direnişlere hutbe ve konferanslarıyla katılmıştır. Çeşitli görevlerinin yanı sıra el-Veḳāyiʿu'l-Mıṣriyye, el-Ehrâm, el-Âdâb, el-Leṭâʾif, el-Mecelletü'l-Mıṣriyye ve Ravżatü'l-medâris gibi Mısır gazetelerinde makaleler yazmış ve bunların bir kısmında İdrîs Muhammedîn (Muhammed b. İdrîs) takma adını kullanmıştır. Muhtelif vesilelerle Suriye, İstanbul, Avusturya, Almanya, İsviçre, İsveç ve bir kısım Arap ülkelerine seyahatte bulunmuştur. Edebî sanatlardaki kudreti ve gramerdeki geniş bilgisiyle yeni edebiyatı canlandıran güçlü simalar arasında yer almıştır. Eserlerinde işlediği konular sayesinde yeni edebiyatın yerleşmesine, makale ve kasideleriyle de kuvvetlenmesine yardımcı olmuştur. Son devirde Mısır'da ve Arap âleminde meşhur olan Mustafa Kâmil, Abdülhâliḳ Servet, İsmâil Sıdkī, Abdülazîz Fehmî, Tâhâ Hüseyin, Ahmed Şevkī, Ahmed Lutfî es-Seyyid, Tal'at Harb ve Abdülhâdî el-Cündî gibi edip ve siyaset adamları onun rehberliğinde yetişmiştir.

Maarif vekâleti başmüfettişliği sırasında Arapça'nın hem halkın kullandığı tabirlerden hem de yabancı kelimelerden arındırılması için çalışmış, yabancı terimlere Arapça karşılıklar bulma ve öğretim dilini sadeleştirme hususunda büyük gayretler sarfetmiştir. Bu maksatla bazı arkadaşları ile birlikte ilk ve orta okullarda okutulmak üzere Arap dili ve belâgatına dair modern metotla kaleme alınmış ders kitapları hazırlamıştır. Ayrıca kızların eğitim ve öğretimiyle de yakından ilgilenmiş, daha sonra Bâhisetülbâdiye adıyla meşhur olan, Mısır'daki kadın hareketinin öncülerinden kızı Melek Hifnî Nâsıf'i resmî okullarda okutarak yetişmesini sağlamıştır.

Eserleri. Hifnî Nâsıf'ın basılmış eserleri şunlardır: 1. Târîḫu'l-edeb ev ḥayâtü'l-luġati'l-ʿArabiyye (Kahire 1910). el-Câmiatü'l-Mısriyye'de verdiği konferanslardan ibaret olup Arap harflerinin mahreçlerinden, sıfatlarından, terkip ve özelliklerinden bahseder. Dört cüz olarak düşünülen eserin sadece birinci cüzü yayımlanmıştır. 2. Dürûsü'l-belâġa (Bulak 1310). Lise sınıfları için ortaklaşa hazırlanmış ders kitabıdır. 3. ed-Dürûsü'n-naḥviyye (I-IV, Bulak 1305). Muhammed Diyâb, Mustafa Tamûm ve Muhammed Sâlih ile müştereken hazırlanan eser, Arap gramerini modern şekilde ele alan ilk gramer kitaplarından biri olup bir, iki ve üçüncü cüzleri ilk okullarda, dördüncü cüzü orta okullarda okutulmuş ve kitap defalarca basılmıştır. 4. el-Ḳıṭârü's-serîʿ fî ʿilmi'l-bedîʿ (Kahire, ts.). 5. Mümeyyizâtü luġāti'l-ʿArab (Bulak 1304; Kahire 1330). 1886'da Viyana'da toplanan müsteşrikler kongresine müellifin sunduğu bildiridir. 6. el-Muḳābele beyne lehecâti baʿżı sükkâni'l-ḳuṭri'l-Mıṣrî (Kahire, ts.). 1889 yılında Stockholm'de toplanan müsteşrikler kongresinde Martin Hartmann tarafından sunulan tebliğe cevap olarak yazılan bu risâle, Mısır'daki bazı lehçelerin karşılaştırmalı incelenmesinden ibaret olup müellifin vefatından sonra basılmıştır. 7. Ẕikra'l-hicreti'n-nebeviyye (Kahire, ts.). 8. Şiʿru Ḥifnî Nâṣıf (Kahire 1957). Müellifin dağınık halde bulunan şiirleri oğlu Mecdüddin Nâsıf tarafından bir araya getirilerek yayımlanmıştır. Hifnî Nâsıf'ın basılmamış bazı eserleri de şunlardır: Ġarîbu luġati'ṣ-Ṣaʿîd, el-Ems̱âlü'l-ʿâmmiyye, Risâletü'r-ribâ, el-Müsemmeyâtü'l-ḥadîs̱e, Bedîʿu'l-luġati'l-ʿâmmiyye, Dîvânü'r-resâʾil, Risâle fi'l-baḥs̱ ve'l-münâẓara, Risâle fi'l-manṭıḳ.

Ahmed Muhammed Halefullah, Hifnî Nâsıf hakkında Muḥâḍarât ʿan Ḥifnî Nâṣıf kâtiben ve bâḥis̱en adıyla bir eser kaleme almıştır (Kahire 1961).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN