Kemal Reis hayatı...

Aslen Gelibolulu'dur (İbn Kemal, VIII, 145); bazı kaynaklarda Karaburunlu olduğu ileri sürülür. Kitâb-ı Bahriye müellifi Pîrî Reis'in amcasıdır. İlk olarak 874'te (1470) Vezîriâzam Mahmud Paşa ile birlikte bir azap neferi olarak Eğriboz seferine katıldığı, adanın fethinden sonra buraya yerleştiği ve azaplar reisliğine getirildiği, ardından donattığı bir kalyata ile Venedik gemilerine, Venedik'e ait kale ve sahillere karşı akınlarda bulunarak korsanlığa başladığı belirtilir. 879 (1475) tarihli Gelibolu Tahrir Defteri'nde yer alan Osmanlı donanma mevcuduna ait bir listede (İstanbul Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Muallim Cevdet, nr. O 75, s. 47) 8 akçe yevmiyeli bir kadırga reisi olarak adına rastlanan Reis Kemal ile aynı kişi olması ihtimali büyüktür.

İspanya'da katliama uğrayan Endülüs müslümanlarının yardım isteklerine karşılık olmak üzere Osmanlı Devleti hizmetine çağrılan Kemal Reis ve beraberindeki denizciler, II. Bayezid'in hazırlattığı filo ve mühimmatla birlikte 892'de (1487) Güneybatı İspanya'yı vurmakla görevlendirildi. Kemal Reis, İspanya kıyılarına düzenlediği akınlar sırasında bir İspanyol donanmasını yenilgiye uğratarak Mâleka'yı yağmaladı. Kuzey Afrika'daki Cerbe, Bicâye ve Bûne'yi üs edindi ve Batı Akdeniz'de başarılı akınlarda bulundu. 897'de (1492) Fransa sahillerini ve Balear adalarını vurduktan sonra Malta'ya düzenlediği baskın sonunda aldığı ganimet ve esirlerle Gelibolu'ya gelerek hediyelerini kapudan Sinan Bey vasıtasıyla padişaha sundu. Bunun üzerine kendisine ihsanda bulunuldu ve 50 akçe yevmiye ile maaşa bağlandı (Âlî Mustafa Efendi, s. 855). Kemal Reis'in Akdeniz'deki akınları, Cem Sultan'ın vefatının ardından Venedik'e karşı esaslı bir şekilde hazırlık yapmak amacında olan II. Bayezid'in onu Osmanlı donanmasını büyütmek amacıyla İstanbul'a davet ettiği 901 (1495) yılına kadar sürdü. Pek çok hediye ile İstanbul'a gelen Kemal Reis, II. Bayezid tarafından kabul edilerek kendisine maaş bağlandı. Sinop'ta Burak Reis ile birlikte o dönemin en büyük savaş gemisi tipi olan yeni bir gökenin inşası ile görevlendirildi (BA, MAD, nr. 23051, s. 4). 901'de (1495) donanma ile birlikte denize açılarak her tarafa korku saldı (İbn Kemal, VIII, 146-147). 903'te (1498) Anadolu'daki Haremeyn vakıflarının gelirlerini karayolu güvenli olmadığı için denizyolu ile İskenderiye'ye götürdü. Dönüş sırasında Osmanlı kaynaklarında Santurluoğlu adıyla anılan Rodos şövalyelerinden Nicolas Centurione ile giriştiği çatışmayı kazandığı gibi onu yakalayarak beş gemi ve yüzlerce esirle birlikte İstanbul'a getirip padişaha takdim etti (a.g.e., VIII, 169-170; Âşıkpaşazâde, s. 250-251).

İnebahtı kuşatması sırasında (905/1499) Kemal Reis ile Burak Reis iki büyük gökenin kapudanı olarak zikredilir. Kemal Reis'in bu kuşatmadaki vazifesi, Anavarin'e (Navarin) Venedik'in denizyolu ile yapacağı yardımı önlemek ve kaleyi karadan muhasara etmiş olan Rumeli beylerbeyi Mustafa Paşa'ya yardımcı olmaktı. Sapienza (Bradona, sonraları Burak Reis) adası yakınında meydana gelen savaşta Venedikliler Kemal Reis'in gemisi sanarak Burak Reis'in gökesine saldırınca Burak Reis, kendi hayatını ve gemisini kaybetme uğruna Venedik gemilerini ateşe vererek (19 Zilhicce 904 / 28 Temmuz 1499) Kemal Reis'in deniz savaşını kazanmasını sağladı. Kemal Reis bundan bir ay sonra meydana gelen Holomiç, Çamlıca ve İnebahtı Boğazı'ndaki deniz savaşlarında da Venedikliler'e karşı zafer kazandı. 21 Muharrem 905'te (28 Ağustos 1499) İnebahtı'nın teslim olmasından sonra ertesi yıl Modon, Koron ve Anavarin'in fethinde de önemli rol oynadı. Ancak Venedik'in Anavarin'i geri alması üzerine Kemal Reis, yirmi iki gemiden oluşan filosuyla 906'da (1501) başarılı bir harekât gerçekleştirip Anavarin'in yeniden fethine yardımcı oldu (İbn Kemal, VIII, 212-214). Ganimet olarak sekiz Venedik gemisini zapteden Kemal Reis'in önce güz mevsimine kadar burada kalması düşünüldüyse de daha sonra maiyetindeki gemilerle Venedikliler'den ele geçirilen bir kadırgayı da alarak İstanbul'a gelmesi istendi (II. Bayezid Dönemine Ait 906/1501 Tarihli Ahkâm Defteri, s. 39). Yararlıklarından ötürü kendisine II. Bayezid tarafından 3000 akçe ve bir hil'at verildi, maaşına 5 akçe ilâve yapıldı (Pîrî Reis, II, 660).

Kemal Reis, 1502'de Osmanlı-Venedik barışının sağlanmasındaki rolünden 1510'da ölümüne kadar geçen sürede Ege'deki ticaretin güvenliğini sağlamak ve fevkalâde elçi olarak Memlük Devleti'ne gitmek gibi görevler üstlendi. Rodos'ta esir iken Sultan Korkut'a bir mektup gönderen Ebû Bekir Dârânî, Kemal Reis'ten çok korkan Rodos şövalyeleri üzerine beş kadırga ve beş silureden (küçük savaş gemisi) oluşan bir filo gönderilerek adadaki müslüman esirlerin kurtarılmasını istemiş, 1504'te Kemal Reis Rodos'a gönderilmişse de bir sonuç elde edilememiştir (Uzunçarşılı, XVIII/71 [1954], s. 352-353). 5 Zilkade 909'da (20 Nisan 1504) kendisine in'âm olarak 5000 akçe ve bir hil'at verilmişti (Barkan, XIII [1979], s. 367). Trablusgarp emîrinin yardım isteği üzerine 910'da (1505) Akdeniz'e açılan Kemal Reis, ertesi yıl da İspanya'ya karşı Kuzey Afrika'yı ve Endülüs müslümanlarını korumaya çalıştı ve İspanya sahillerine akınlar düzenledi.

Kızıldeniz'de ve Hint Okyanusu'nda faaliyetlerini arttıran Portekizliler'e karşı kullanılmak amacıyla Memlükler'e yardım için gönderilen asker, mühimmat ve top yüklü filoyu kumanda ederek Mısır'a götüren Kemal Reis aynı zamanda elçilik görevini de üstlendi. 1507'de Kahire'ye gelip beraberinde getirdiği elli top, Süveyş'te donanma inşa edecek ustaları ve top dökümü için gerekli olan bakırı teslim etti. Burada büyük ilgi gördü ve sarayda onuruna verilen toplantıya katıldı. Bu görevini tamamlayıp İstanbul'a dönen Kemal Reis'e 6 Rebîülevvel 913'te (16 Temmuz 1507) 10.000 akçe in'âm verildi ve bir hil'at giydirildi (Ruznâmçe Defteri, s. 224). Daha sonraki yıllarda da benzer şekilde in'âmlarda bulunulduğu hazine rûznâmçe defterlerindeki kayıtlardan anlaşılmaktadır. Meselâ 19 Ramazan 913'te (22 Ocak 1508), 13 Rebîülâhir 915'te (31 Temmuz 1509) ve 29 Rebîülâhir 916'da (5 Ağustos 1510) 5000 akçe ve bir hil'at verilmişti (a.g.e., s. 250, 338, 394).

916'da (1510) İstanbul'da bulunan Memlük elçisine refakat etmek ve aynı zamanda Memlükler'e yardım götürmek üzere ikinci büyük filonun da kumandası Kemal Reis'e verildi. İskenderiye'ye doğru yola çıkan yardım filosu sekizi kadırga olmak üzere yirmi beş-otuz beş gemiden ibaretti. Kemal Reis, yol hazırlıkları yaparken 17 Cemâziyelâhir 916'da (21 Eylül 1510) 10.000 akçe ve bir hil'at ile taltif edilmişti (a.g.e., s. 400) ve bu sırada 100 akçe yevmiye almaktaydı. Fakat 916 Recebinde (Ekim 1510) yardım filosu bir fırtınaya yakalandı, diğer bazı gemilerle birlikte kendi gemisinin de batması sonucu hayatını kaybetti. Onun Osmanlı donanmasına getirdiği en önemli yenilik gemileri uzun menzilli toplarla donatması olmuştur.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN