Memlük sultanı Çakmak El-Melikü’z-Zâhir

Küçük yaşta Kafkasya'dan Mısır'a esir olarak getirildi. Sultan Berkuk'un hizmetinde bulunan kardeşi Kāsımî'nin ricası üzerine Berkuk'un aracılığıyla efendisi Alâ tarafından âzat edildi. Bir müddet sonra Berkuk'un muhafız birliğine katıldı. Sultan el-Melikü'n-Nâsır Ferec zamanında (1399-1412) sâkî ve emîr-i aşere olarak görev aldı. Kardeşinin bu sultana isyanı yüzünden hapis cezasına çarptırıldı ve onun zamanında devlet hizmetine alınmadı. el-Melikü'l-Müeyyed Seyfeddin zamanında (1412-1421) emîr-i aşere, emîr-i tablhâne ve hâzindâr-ı kebîr olarak hizmet etti. el-Melikü'z-Zâhir Seyfeddin Tatar'ın saltanatında (1421) emîr-i mie, mukaddem-i elf, el-Melikü'l-Eşref Seyfeddin Barsbay zamanında da (1422-1437) hâcibü'l-hüccâb oldu. Daha sonraki yıllarda emîr-i âhûr, emîr-i meclis, emîr-i silâh ve Atabekü'l-asâkir Barsbay'ın vasiyeti üzerine de oğlu el-Melikü'l-Azîz'in saltanatında (1437-1438) müdebbir-i memleke tayin edildi. Bu genç sultan zamanında bazı emîrler ve Eşrefiyye Memlükleri'ne rağmen Zâhiriyye, Nâsıriyye, Müeyyediyye ve Seyfiyye adlı Memlük grupları Çakmak'ı desteklediler ve onu saltanatı ele geçirmeye teşvik ettiler. Bunun üzerine Çakmak 1438 yılında el-Melikü'l-Azîz'i azlederek el-Melikü'z-Zâhir unvanıyla tahta çıktı. el-Melikü'l-Azîz bazı girişimlerde bulunduysa da başarılı olamadı ve İskenderiye'de gözetim altına alındı.

Sultan Çakmak, ilk zamanlarında bazı emîrler ve Eşrefiyye Memlükleri ile el-Melikü'l-Azîz taraftarı olan Dımaşk Valisi İnal ve Halep Valisi Tanrıvermiş'in isyanlarıyla uğraşmak zorunda kaldı. Sonunda onların mukavemetlerini kırarak adı geçen valileri ve diğer isyancıları idam ettirdi. 1439 yılından itibaren içeride duruma tamamen hâkim olan Çakmak dış siyasette de başarılı oldu. 1438'de Akkoyunlu, 1439'da Dulkadıroğulları ve Osmanlı, 1440'ta Timur ve 1450'de Karakoyunlu elçilerini hediyelerle karşılayarak bu devletlerle iyi münasebetler kurdu. Endülüs'teki müslümanlara istedikleri yardımı gönderdi (1440). Mısır'ın kuzey sahillerindeki korsanlığa engel olmak için 1440, 1443, 1444 yıllarında Rodos'a seferler düzenledi. Ancak buraya hâkim olan İsbitâriyye (Haspitalier) şövalyeleri İslâm ülkelerinde bulundurdukları casuslar vasıtasıyla düşmanlarının harekâtı hakkında zamanında bilgi edindikleri için bunlardan kayda değer bir sonuç alamadı ve onlarla anlaşma yaptı. 1444'te Kâbe'nin o yıl örtüsünü değiştirmek isteyen Timurlu elçilerine bu izni verdi. Timur'un hanımının da bulunduğu hac heyetine yapılan saldırıdan dolayı suçluları cezalandırdığı gibi verdiği çeşitli hediyelerle heyet mensuplarını memnun etti.

Çakmak'ın 1452 yılında başlayan hastalığı giderek şiddetlendi ve ertesi yıl saltanattan ayrıldı; yerine oğlu Osman getirildi. Çok geçmeden 1 Şubat 1453'te seksen bir yaşında vefat eden Çakmak kardeşi Kāsımî'nin yanına defnedildi. Halife Kāim-Biemrillâh tarafından kıldırılan cenaze namazına devlet erkânı ile birlikte halktan büyük bir kalabalık katıldı.

Çakmak dindar, âlim ve cesur bir sultandı, israfı sevmezdi. Âlimlerle ilmî sohbetlerden zevk alır, onlara saygı gösterirdi. İbn Hacer'e karşı derin sevgi besler, ona "emîrü'l-mü'minîn" diye hitap ederdi. Memlük sultanlarının en değerlilerinden olan Çakmak zamanında ülke içinde emniyet sağlanmış, ordu disiplin altına alınmıştır.

Sultan Çakmak Mısır, Suriye ve Hicaz bölgelerinde çeşitli imar faaliyetlerinde bulunmuş, buralarda camiler, köprüler ve su yolları yaptırmış, ayrıca Kâbe'yi tamir ettirmiştir. Çakmak çok iyi Türkçe ve Arapça konuşurdu. Aynı zamanda değerli kitaplara meraklıydı.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN