Dürretü'n Nasihin Nedir? Kim Yazmıştır?

Osman Efendi'nin hayatı, öğrenim durumu ve diğer eserleri hakkında kaynaklarda bilgi yoktur. Eserin önsözünden, uzun süre İstanbul'da ikamet eden ve bir ara ağır bir şekilde hastalanan müellifin iyileştiği takdirde herkese faydalı olacak bir vaaz kitabı yazmaya niyet ettiği öğrenilmektedir. Birçok cahil hocanın İslâm'a aykırı şeyler anlattıklarını söyleyen Osman Efendi'nin 1224'te (1809) İstanbul'da kaleme aldığı Dürretü'n-nâsihîn (bazı kaynaklarda Dürretü'l-vâizîn), "meclis" adı verilen yetmiş dört konuyu ihtiva eder. Konuların işlenmesine, sayfa ortasındaki dikdörtgen bir çerçeve içinde birkaç âyet veya kısa bir sûre ile girilir, bunlara ait açıklamalar Beyzâvî tefsirinden aktarıldıktan sonra tercümeleri verilir, âyet meâlleri ise Tefsîr-i Tibyân'dan aynen yazılır. Sayfa kenarlarında Şerhu'l-Mesâbîh, Şerhu'l-Meşârik, el-Câmiʿu's-sagīr gibi hadis kitaplarından konu ile ilgili hadisler nakledilir; daha sonra da açıklayıcı mahiyette çeşitli bilgiler verilir, hikâye ve menkıbeler anlatılır. Tamamen Arapça olan sayfa kenarlarındaki bu bilgiler konunun genişliğine göre sonraki sayfalarda da devam eder. Meselâ yetmiş dördüncü "meclis"te ele alınan Kevser sûresinde önce bu sûrenin metni, sonra Arapça tefsiri ve tercümesi, ardından da meâli verilir; eserin kenarında ise konu ile ilgili hadisler nakledilir; daha sonra yine sayfa kenarında bayram namazından, teşrik tekbirlerinden ve kurbandan bahsedilerek bu konudaki hikâye ve menkıbeler anlatılır. Böylece biraz Arapça bilen ve bayram dolayısıyla vaaz etmek isteyen kişiye gerekli olan klasik bilgiler belli bir düzen içinde verilmiş olur.

Eseri kaleme alırken Envârü't-tenzîl (Kādî Beyzâvî), Tefsîr-i Tibyân (Antepli Mehmed Efendi), Mefâtîhu'l-gayb (Fahreddin er-Râzî), el-Keşşâf (Zemahşerî), el-Câmiʿ li-aḥkâmi'l-Ḳurʾân (Kurtubî), ed-Dürrü'l-mens̱ûr (Süyûtî), İrşâdü'l-ʿakli's-selîm (Ebüssuûd), Meʿâlimü't-tenzîl (Begavî), Tefsîru Ebi'l-Leys (Semerkandî), Rûhu'l-beyân (Bursevî), Tefsîru Saʿlebî (Sa'lebî) vb. yirmi dört kadar tefsirden faydalandığını söyleyen Hopalı Osman Efendi Kütüb-i Sitte, el-Câmiʿu's-sagīr (Süyûtî), et-Tergīb ve't-terhîb (Münzirî), Mesâbîhu's-sünne (Begavî), Mişkâtü'l-Mesâbîh (Veliyyüddin el-Hatîbî), et-Teysîr bi-şerhi'l-Câmiʿi's-sagīr (Münâvî) gibi hadis kitaplarını da kullanmış ve 663 kadar hadisi şerhetmiştir. Ayrıca et-Tarîkatü'l-Muhammediyye (Birgivî), Şirʿatü'l-İslâm (İmamzâde el-Hanefî), Bidâyetü'l-hidâye (Gazzâlî), Minhâcü'l-ʿâbidîn (a.mlf.), Mükâşefetü'l-kulûb (a.mlf.), Mişkâtü'l-envâr (a.mlf.), Tezkiretü'l-Kurtubî (Kurtubî), Dürretü'l-vâʿizîn (Kudâî), Ravzü'r-reyâhîn (Yâfiî), Tenbîhü'l-gāfilîn (Ebü'l-Leys es-Semerkandî), Delâʾilü'l-hayrât (Cezûlî), eş-Şifâʾ (Kādî İyâz), et-Tatarhâniyye (Âlim b. Alâ) vb. mev'iza, ahlâk, menâkıb ve fetva kitaplarından da faydalanmıştır. Osman Efendi bu eserlerin bazan sadece ismini, bazan yazarını, bazan da rumuzunu kaydetmiş, ancak hangi rumuzun hangi kaynağı gösterdiğini tam olarak belirtmemiştir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi


BİZE ULAŞIN
SON DAKİKA