Filozof kelimesinin aslı Yunanca filasofostur. Fila (sevgi, dostluk) ve sofya (hikmet, bilgelik) kelimelerinden meydana gelen filasofya "hikmet sevgisi", fila ve sofos kelimelerinden oluşan filasofos ise "hikmeti seven, bilgelik dostu" anlamına gelmektedir. Bu kelime Arapça'ya feylesûf (çoğulu felâsife) olarak geçmiş, Osmanlı Türkçesi'nde ise feylesof şekliyle kullanılmıştır; bugünkü Türkçe'de ise Fransızca'daki filozof (philosophe) telaffuzu benimsenmiştir. İslâmî literatürde feylesûf terimi yanında daha kuşatıcı bir anlam ifade eden hakîm kelimesi de yaygın olarak kullanılmıştır.
Filozof kelimesinin ilk defa eski Yunanlılar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Ciceron ve Diogenes Laertius'un, Eflâtun'un öğrencisi Herakleides Pontikos'un bugün elde bulunmayan bir eserine dayanarak verdikleri pek kesin olmayan bir rivayete göre filozof kelimesini ilk kullanan düşünür Pisagor olmuştur. Daha önce sofos (hakîm) kavramı kullanılırken Pisagor bunun insan hakkında pek iddialı bir ifade olduğunu belirtmiştir. Zira yalnız Tanrı'nın gerçek anlamda hakîm olduğu söylenebilir, insan ise ancak hikmet dostu (filasofos) olabilir. Söz konusu rivayete göre Pisagor filozofu şöyle tasvir eder: Panayıra bazıları oyunlara katılmak, bazıları alışveriş yapmak, bazıları da seyretmek için gider. Hayat da bir panayır gibidir. Panayırdaki sonuncu grup gibi filozof da hayatta olup bitenlere genel bir perspektiften bakar, bunu karşılıksız olarak ve sadece teorik bir tatmin için yapar.
Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi