Ebû Süfyân’ın babası Harb B. Ümeyye

Abdüşemsoğulları'nın reisi olup Câhiliye devrinde Mekke'nin en nüfuzlu kişilerindendi. Emevîler'in Süfyânî kolunun soyu ona ulaşır. Arap yazısını kullanan ilk Mekkeli olduğu, yazıyı, Irak bölgesine yaptığı ticarî seyahatler sırasında tanıştığı Dûmetülcendel reisi Ükeydir b. Abdülmelik'in kardeşi Bişr'den öğrendiği rivayet edilir.

Hz. Peygamber'in dedesi Abdülmuttalib'in yakın arkadaşı olan Harb'in kızı Ümmü Cemîl, Abdülmuttalib'in oğlu Ebû Leheb ile evlendiği için aralarında akrabalık bağı da kurulmuştu. Ya'kūbî, Harb'in Sakīf'e karşı giriştiği mücadelede Abdülmuttalib'i desteklediğini söyler (Târîḫ, I, 249). Aralarındaki dostluk, onun Abdülmuttalib'in emanı altındaki yahudi bir tâciri gizlice öldürtmesine kadar sürdü. Olayın iç yüzünü öğrenen Abdülmuttalib, Harb'den yahudi tâcirin diyetini istedi. Harb'in suçunu inkâr etmesi üzerine birbirlerini münâfereye (şeref ve itibar hususunda karşılıklı övünme) çağıran taraflar, hakem olarak seçtikleri Habeş Kralı Necâşî'nin hakemliği kabul etmemesi üzerine Hz. Ömer'in dedesi Nüfeyl b. Abdüluzzâ'yı hakem tayin ettiler. Nüfeyl Harb'in aleyhine hüküm verdi. Öldürülen yahudinin diyeti olan 100 deveyi maktulün amcasının oğluna vermek ve gasbetmiş olduğu malı da iade etmek zorunda kalan Harb, daha sonra Nüfeyl'in kabilesi Adî (b. Kâ'b) oğullarını Mekke'den çıkarmaya karar verdi. Bu iş için Abdüşems ve Nevfeloğulları'nın da desteğini sağladı. Ancak Hâşim, Muttalib, Sehm ve Zühreoğulları'nın onun bu teşebbüsüne karşı çıkmaları üzerine Adîoğulları'nı Mekke'den sürmekten vazgeçti.

Harb, Kureyş kabilesinin ordu kumandanlığı dedesi Abdüşems ve babası Ümeyye yoluyla kendisine intikal ettiğinden Kureyş ile Kays Aylân arasında meydana gelen birinci ve ikinci Ficâr savaşlarına kumandan olarak katılmış, ikinci Ficâr savaşının bir safhası olan Yevmü Şemta'da Kureyş'le birlikte Kinâne kabilesine de kumanda etmiştir. Kureyş ve Kinâne ile Hevâzin arasında cereyan eden son Ficâr savaşı Yevmü Nahle'de, Kusay'dan intikal eden ve Ukâb adı verilen Kureyş'in sancağı onun elinde bulunuyordu. Bir rivayete göre daha önce de Zâtı Nükeyf'te Kureyş ile Bekiroğulları arasında meydana gelen savaşta Kureyş kabilesinin kumandanlığını yapmıştı.

Ficâr savaşlarında yaralandıktan kısa bir süre sonra ölen Harb'in, karısı Safiyye bint Hazn'dan Ebû Süfyân, Fâria ve Fâhite adlı üç çocuğu olmuştur.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN