Mumtaz Kimdir, Tarihteki Önemi Nedir?

Türkmen asıllı olup bugün Afganistan sınırları içinde kalan Ferâh’ta doğdu

Bu şehirde dostlarından birinin teklifi üzerine meclislerde anlatılan hikâyeleri bir mecmuada toplamaya başladı. Önce Raʿnâ ve Zîbâ diye adlandırdığı bu mecmuaya zamanla sayıları 400'ü bulan kıssaları da ekledi ve buna Maḥfel-i Ârâ adını verdi. Memleketi Ferâh'a dönen Mümtâz bir süre Herat ve Meşhed'de ikamet etti. Daha sonra gittiği Ulkay-Dürûn'da Safevî Şahı I. Abbas'ın 1035 (1626) yılında tayin ettiği Vali Menûçihr b. Karcikây'a üç yıl münşîlik yaptı.
Çevredeki bir kabilenin şehre yönelik saldırısı sırasında bütün eşyası yağmalanıp yazdığı eser kaybolunca Herat'a döndü. Burada çalışmasını yeniden kaleme almaya karar vererek "Şemse ve Kahkaha" adlı hikâyeyi yazıp Vali Safî Kulı Şamlû'ya ithaf etti. Ancak Herat'ta çıkan karışıklıklar yüzünden Habûşân'a geçti. Hatırında kalanlara yeni hikâyeler ekleyip eserini telif etmeye başladı. Maḥbûbü'l-ḳulûb adını verdiği bu çalışma bir önsöz, beş bab (tevazu, hüsn-i hulk, teslim, musâhabe ve sehâvet) ve bir hâtimeden meydana gelmektedir.
Ağır bir dille yazılan eser, üçüncü bölümdeki hikâyelerden birinin ismi olan Şemse ve Ḳahḳaha olarak da tanınmıştır. Kitabın hâtimesinde yer alan ve daha sade bir üslûpla yazılan "Ra'nâ ve Zîbâ" adlı bölüm halk arasında çok tutulmuş ve ayrı olarak da basılmıştır (Bombay 1304). Eserin tamamı daha sonra yayımlanmıştır (Tahran 1322 hş.). Son neşri Dâsitânhâ-yı Maḥbûbü'l-ḳulûb ismiyle Ali Rızâ Zekâvetî tarafından gerçekleştirilmiştir (Tahran 1373 hş.). Mümtâz'ın mezarının Ferâh civarında bulunan Yezde köyünde olduğu kaydedilmektedir.

Kaynak: TÜRKİYE DİYANET VAKFI İSLAM ANSİKLOPEDİSİ

BİZE ULAŞIN