Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ah o gemide ben de olsaydım

Son dönemlerde ülkemizde popülerliği giderek artan Yunan adaları; masmavi denizi, birbirinden güzel plajları, mimarisi, lezzetli yemekleri ve özellikle eğlence hayatıyla kendine hayran bırakıyor. İşte gemiyle yaptığımız Yunan adaları turundan unutamadıklarımız...

Giriş Tarihi: 2.6.2019
Ah o gemide ben de olsaydım
Son yıllarda ülkemizde cruise seyahatleri çok fazla talep görmeye başladı. Özellikle Yunan adalarına vizesiz olarak yapılan geziler Türk turistlerin ilgisini çekiyor. Celestyal Cruises'un davetlisi olarak bir grup gazeteci arkadaşımla birlikte katıldığımız gezide; Patmos'tan başlayıp sırasıyla Rodos, Girit, Santorini, Atina ve Mikonos adalarını keşfe çıkıyoruz. Önce İstanbul'dan İzmir'e doğru yola koyuluyoruz. İzmir'e vardıktan sonra bir saat süren bir yolculukla Kuşadası Limanı'na doğru hareket ediyoruz. Devasa bir gemiyle karşılıyoruz. Bir anda burada kaybolurum hissine kapılıyorum. İlk olarak pasaportlarımızı teslim edip yol boyunca giriş çıkışlarda ve her türlü harcamalarımızda kullanabileceğimiz gemi kartlarımızı alıyoruz. Odalarımıza yerleştikten sonra önlem amacıyla ufak bir tatbikat yapılıyor gemide. Daha sonra ilk durağımız olan Patmos Adası'na kadar dinlemek üzere odalarımıza çekiliyoruz. Gemide sıkılmaya kesinlikle vaktiniz olmuyor. Her saat başı ayrı etkinlikler ve şovlar yapılıyor. Geminin bir katında isterseniz dans edebilir, diğer katında workshop'lara katılabilirsiniz. Gemi, eviniz gibi oluyor, gece siz uyurken o yol alıyor... Her sabah başka bir limanda uyanıyorsunuz...



PATMOS

Yel değirmenlerine karşı

İlk durağımız Kuşadası'ndan yaklaşık dört buçuk saat süren Patmos. Küçük bir ada olan Patmos, Hıristiyanlığın yedi hac merkezinden biri kabul ediliyor. Patmos adasının en büyük şehirleri; Chora ve Skala. Chora, adanın baş şehri. Sessiz, sakin, dingin küçük bir Yunan köyü. Burada bulunan yel değirmenleri, özellikle sosyal medya kullanıcıları tarafından yoğun ilgi görüyor. Harika bir manzaraya sahip olan yel değirmenleri, adaya ayrı bir güzellik katıyor.



RODOS

En büyük...

Şövalyeler adası olarak da bilinen Rodos, Tapınak Şövalyeleri tarafından inşa edilmiş. 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın adayı fethetmesiyle tam 400 yıl Osmanlı hakimiyeti altında kalmış. Bu yüzden Yunanistan'ın Türk izlerine en çok rastlanan adalarından biri. Günümüzde de Rodos'ta 3 binin üzerinde Türk yaşıyor. On İki Adalar'ın en büyüğü olan Rodos Adası, yılın her mevsimi turist akınına uğruyor. Özellikle Türk turistlerin en gözde tatil yerleri arasında yer alıyor. Eski şehir ve yeni şehir olmak üzer ikiye ayrılmış Rodos şehir merkezi, Ortaçağ'a ait altı kapıdan oluşuyor. Ortaçağ Mahallesi ise UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Rodos'un çarşısı çok hareketli. Etrafta çok sayıda Türk dükkanına da rastlıyoruz. Çarşıyı adım adım dolaşırken Yunanistan'ın en iyi, Avrupa'nın üçüncü en iyi dondurmacısıyla karşılaşıyoruz.



SANTORİNİ

Romantizm merkezi

Santorini, volkanik patlamalar sonucu yüksek kayalıklar üzerini kurulmuş, bu yüzden gemilerin yanaşabileceği bir limanı yok. Gemiden küçük teknelere binip limana ulaşıyoruz. Her taraftan ayrı bir manzara çıkıyor karşımıza. Mavi çatılı beyaz evleri, harika deniz manzarası ve daracık sokaklarına hayran kalıyorsunuz. 1970'li yıllarda Yunanistan'da gerçekleşen darbe sonucu cunta yönetimi adalardaki tüm evlerin çatılarını Yunan bayrağının renklerine boyanmasını istemiş o zamandan beri evlerin çatıları mavi kalmış, bence çok güzel olmuş. Mavi renk Santorini'ye ayrı bir güzellik katmış.



MİKONOS

Eğlence tam gaz

Komşumuzun en popüler adası Mikonos. Adada birçok dar sokak bulunuyor. Hepsi de bakımlı yerler, bembeyaz. Her yer bir fotoğraf karesi... Evlerin kapıları renkli renkli boyanmış. Adanın etrafında lüks markalar satan dükkanlar bulunuyor. Bu kadar lüks marka satmalarının sebebi de yaz aylarında jet-set'in burada toplanması. Mikonos'ta sezon tam olarak açılmasa da hareketlilik yavaş yavaş başlamış. Bu yaz da Mikonos'u tam gaz bir eğlence bekliyor.



GİRİT

Zeytin deposu

Üçüncü durağımız Girit adası. Sabahın erken saatlerinde gemimiz demir atıyor adaya. Girit'te diğer adalara göre daha az zaman geçiriyoruz. Avrupa'nın en eski medeniyetinin merkezi olarak kabul edilen Girit adası, her yıl binlerce turist tarafından ziyaret ediliyor. Girit, zeytin ağaçları bakımından da oldukça zengin. Dünyanın en yaşlı zeytin ağacının da burada olduğu söyleniyor.



ATİNA

Akropolis harika

Son gün Atina'yı gezmeye başlıyoruz. İlk olarak Yunanistan'ın simgesi olan Akropolis'e gidiyoruz. Atina'nın merkezinde kayalık bir tepeye kurulmuş olan Akropolis harika bir mimari yapıya sahip. Ardından Atina'nın en hareketli yerlerinden olan Plaka bölgesine geçiyoruz. Alışveriş yerleri, sokakları, tavernaları, kafeleri ve gece hayatıyla görülmeye değer.

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Ah o gemide ben de olsaydım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN