Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ENGİN ARDIÇ
ENGİN ARDIÇ

Dear Osman

Henry Barkey, 7 Haziran 2015 seçiminden bir hafta önce gelip Osman Kavala'yla görüşmüş...
Kavala o aralar HDP'nin seçim çalışmalarını yürütüyormuş...
Barkey 15 Temmuz 2016'da, yani darbe girişiminin sabahında da gelmiş...
Kavala'yla Karaköy'de buluşmuşlar, yemek yemişler...
Barkey daha sonra Büyükada'da birileriyle halvet olmuş...
18 Temmuz'da da ülkemizden ayrılmış...
Kavala, Barkey ile toplam 93 saat 34 dakika telefonda görüşmüş.
Bunun on üç saati eşinin, birkaç saati bir şirketinin bazı müdürlerinin telefonundan, bir buçuk saati de ablasının telefonundan.
(Reha'yı okuldan tanırım, iyi kızdır.)
Barkey'in ajanı olduğunu bilmeyen bir tek Ünal Çeviköz kaldı...Herhalde Yasemin Çongar'ın da bundan haberi yoktur...
İmdi... Bir Türk vatandaşı, bir CIA ajanıyla tam 93 buçuk saat ne konuşur?
Futbol geyiği yapar, karı kız muhabbeti yapar herhalde. Belki hava durumunu tartışır.
Belki birbirlerini çok seviyorlar, birbirlerinden ayrı kalmaya tahammül edemiyorlar.
Belki de Türkiye'ye özgürlük ve demokrasi getirmek için el ele verdiler, olamaz mı?
Peki ama, biz de İngilizce biliyoruz, biz niçin konuşmuyoruz?
Why don't you call me up, dear Henry? Memleket meselelerini görüşürdük. Söyle bakalım, Fenerbahçe mi kazanır Galatasaray mı?

***


Yılmaz bile

Tuğçe adında bir hanım bir kitap yazmış.
Tılsımlı bir kitapmış bu, adı da "Güç"...
Fakat kitabın tılsımının korunması için bir başkasına verilmemesi gerekiyormuş, yani aile bireylerinden biri "ver şunu okuyayım" derse vermeyeceksin, gidip bir yenisini alacak. Yoksa tılsımı kaçıyor.
Kitap, okuyan kişiyle, daha doğrusu parayı bastıran enayiyle "özel bir enerji bağı" kuruyormuş.
Kitapta önerilen bazı "ritüeller" var.
Örneğin, kocasının parası çok ama kendi aklı kıt bazı bayanlar için "sirkeli suda ışık ritüeli" var. "Ay şekerim çok 'sitires' yaptım" diyenler uyguluyorlarmış.
Yok eğer kocanız size yeterince para koklatmıyorsa, "mucize cüzdan ritüeli" de var.
Efendim? Hayır, "bağlama büyüsü" yok. "Karga büken büyüsü" de yok, kocanızın hovardalığına karışmıyorlar.
Bundan sonra size de Hindistan'a gidip "çakralarını açtırmak" kalıyor.
Poponuzda uyumakta olan Kundalini yılanını da uyandırın, kafasını çıkarsın.
O zaman bir aydınlanma hissedecek, ışığı göreceksiniz.
Sonra da çömlekçilik kursuna gidersiniz.
Bravo Tuğçe Hanım. Bu kadarını bizim Yılmaz bile akıl edememişti.

Diyosuuun

"Bir darbeye tevessül edilirse böyle bir şeye önce CHP göğsünü siper eder."
, Kemal Bey'in yardımcısı

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA