Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Güney illeri casus cenneti oldu.
Yabancı yardım kuruluşları casus kaynıyor.
Başı da ABD ve Alman vakıfları çekiyor…
Gaziantepli bir okurum bunu, "Yaşadığım semt itibarı ile etrafımızda çokça yabancı kuruluş ve çalışanlarını görmek, İngiliz ve Fransız zulmünü görmüş bir Gaziantepli için çok acı" olarak niteledi.
Çok sinsiler.
'İnsani yardım' kılıfıyla daldılar aramıza.
Parayla namusu- nu satan hainler de onlara yardım ediyor.
Çok yazdım…
İlgililer daha yeni uyandı.
Tezgâha bakın…
Hatay, Suriye'ye en yakın kentimiz.
Burada 'insani yardım' adı altında faaliyet gösteren yabancı STK'lar, kuryeler aracılığıyla Suriye PKK'sına 1 milyar dolar aktardı.
Çuvalla para kaçırdılar.
Paranın FETÖ'cüler sayesinde Suriye PKK'sına aktarıldığı biliniyor.
ABD Afrin'de küçük büyük demeden herkesi maaşa bağladı.
Onları Türkiye'ye karşı kullanacak.
ABD, Suriye PKK'sını sadece silaha değil, milyonlarca dolar paraya da boğdu.
Bu para Hatay'da faaliyet gösteren sözde yardım kuruluşlarınca gönderildi.
Hatay içleri casus kaynayan bu tip kuruluşlarla doldu.
Ofislerine girmek Pentagon'a girmekten bile zor artık…
Çok adam çalıştırıyorlar.
Resmi, gayri resmi…
Çoğu da PKK'lı…

***

ABD menşeli sözde yardım kuruluşlarının amacı Suriye'deki masum halka ve çocuklara yardım değil.
Bu amaçla Hatay'a geldiler ama asıl işleri Türkiye'de iç savaş zemini hazırlamak ve Suriye demografik yapısını bozmaktı.
15 Temmuz darbesini FETÖ ile birlikte bunlar organize etti.
Rus uçağını da onlar düşürttü…

Roboski'de 35 kaçakçı Kürt'ü de onlar öldürttü.
Maksat Ruslar ve Kürtlerle aramızı açmak, çözüm sürecini baltalamaktı.
Tezgâhı ABD ile Almanlar birlikte hazırladı.
Fransızlar ile İngilizler de onlarla birlikteydi.
FETÖ ise taşerondu.
Amaçları yardım değildi.
Türkiye'yi karıştırmak ve Ortadoğu'ya yerleşmekti.
14 yardım kuruluşu içinde başı ABD'li International Medical Corps (IMC) çekti.
Ardından IRC, İrlanda merkezli GOAL…
Ve Hollanda vakıf ve dernekleri.
Çocukların eğitimi için çalışan bir kuruluş olarak tanınan Save The Children International (SCI), yine ABD merkezli Catholic Relief Services (CRS), Mercy Corps ve diğerleri…
Neyse ki Mercy Corps'un tüm izinleri iptal edildi.
Darısı diğerlerinin başına.

***

Bu kuruluşlarda çalışan yabancılar Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü'nden aldıkları çalışma izni ile gözümüzün içine baka baka casusluk yaptılar.
Elbette 'Casusluk yapacağım' demiyorlar.
İzin taleplerini 'insani yardım uzmanı' adı altında bildiriyorlar.
İzin alınca da Adana, Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Hakkari'ye mayın döşüyorlar.
Faaliyeti durdurulan Mercy Corps'tan ayrılan bir İngiliz var.
Adı Vincent O., izin almak için çırpınıyor.
Adam için günümüzün Lawrence'ı diyorlar.
İlgililer Avrupa ve ABD'nin tezgâhını görüp bu kuruluşlarda çalışanların izinlerini iptal ettikçe yaptırımlar da peş peşe gelmeye başladı.
Gördünüz işte.
Tüm Avrupa 'hayır' çetesine dahil oldu.
Almanya, Hollanda ve Avusturya 'evet' için yapılacak toplantıları yasakladı.
Hani demokrattılar?
Hani ifade özgürlüğünün yılmaz savunucularıydı bunlar?
Ne oldu?
Niye bakanlarımıza sansür getirdiler?
Oyunlarını bozduk, casuslarını avlamaya başladık çünkü.
Gözümüz açıldı…
Kızdırdık şerefsizleri.
Onlar düşman…
Bu belli…
Bir de FETÖ'cü CHP'lilerin ihaneti var.
Alman basınında çıkan Türkiye aleyhtarı haberlerde sürekli adları geçen.
Türkiye karşıtı, PKK ve FETÖ yanlısı haberlerin kaynağı CHP'li bu milletvekilleri oldu.
Yazık değil mi?
Var mı Anadolu gibi yar?
Var mı böyle bir memleket?
Üzerinde dört mevsimin yaşandığı, üç tarafı denizle çevrili böyle bir vatan var mı?
Yok…
Niye hainlik yapıyorsunuz lan?


ÖZLÜ SÖZ
Hayalini kuramadığınız şeyi rüyanızda göremezsiniz, rüyasını görmediğiniz şeyi de gerçekleştiremezsiniz.
Prof. Dr. Necdet Ünüvar

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA