Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BURHANETTİN DURAN

KKTC’nin yeniden inşasının simgesi

20 Temmuz Barış Harekâtı'nın 47. yıldönümü için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın heyetiyle Lefkoşa'dayız. Dün havalimanında büyük bir coşku ile karşılanan Erdoğan'a TBMM Başkanı Şentop, 8 bakan, 31 milletvekili, 22 AK Parti MKYK üyesi ve 5 Kıbrıs gazisi eşlik etti. Cumhurbaşkanlığı'ndan geniş bir ekip, Genelkurmay Başkanı Güler ve kuvvet komutanları da heyetteydi. Tam bir Türkiye çıkarması olan ziyarete MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin yanı sıra BBP Genel Başkanı Destici, DSP Genel Başkanı Aksakal, SP Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Asiltürk ve YRP Genel Başkanı Erbakan da katıldı. Bu parti temsilcilerinin katılımı her birinin partisinin Kıbrıs Barış Harekâtı'ndaki yeriyle alakalıydı. Son günlerde herkes Erdoğan'ın KKTC Meclisi'nde vereceği müjdeye odaklanmıştı. Ziyaret öncesi kulislerde Türkiye'nin 27 Nisan 2021'de Cenevre'de gerçekleşen 5+1 gayri resmi Kıbrıs Konferansı'na sunulan "egemen eşitliğe dayalı, yan yana yaşayan iki devlet" modelinin hayata geçirilmesi için adım atılacağı yorumları yapıldı. Somut adımın ne olacağı hakkında Erdoğan'ın konuşmasına kadar birçok senaryo üretildi.

KKTC MECLİSİ'NDEKİ KONUŞMA
Kıbrıslı Türkler tarafından gösterilen sevgi seli sebebiyle Erdoğan'ın Cumhuriyet Meclisi'ne varması uzun sürdü. Konuşması sık sık alkışlarla kesilen Erdoğan, Türk milletinin Kıbrıs davasına nasıl sahip çıktığını şehitleri ve gazileri anarak anlattı.
KKTC'nin her bir karışında şehitlerin yattığını hatırlattı. Kıbrıs'taki temel sorunun Rum tarafının kendisini asıl sahip, Türk kesimini ise azınlık olarak görmesi olduğunu vurguladı. Annan Planı referandumunda Türklerin sözünde durduğunu, Rumların ise durmadığını ancak hâlâ "federal çözüm" oyunu oynadıklarını söyledi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta gerginlikten değil diyalog ve çözümden yana olduğunu ancak KKTC'de bir elli yıl daha kaybedilmeyeceğini belirtti. Kıbrıs'ta "iki ayrı halk, iki ayrı devlet" olduğunu ve federal modelin çalışmayacağını ısrarla yineledi. Erdoğan'ın günlerdir konuşulan müjdesi ise KKTC'ye "devlet olmanın ifadesi" olarak cumhurbaşkanlığı külliyesi, yeni parlamento binası ve millet bahçesi yapılacağını açıkladı. Bu binalar garantör bir ülke olarak Türkiye'nin KKTC'ye sembolik hediyeleri olacak. KKTC'nin devlet olarak tanınma yolundaki adımlar olarak tarihin sayfalarında yerini alacak.

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜME ULAŞILABİLİR Mİ?
AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, Ankara'nın son dönemde öne çıkardığı "iki devletli çözüm" modelini kabul etmeyeceklerini açıkladı. Brüksel'in bu tutumu Kıbrıs meselesini çıkmaza sokmaktan başka bir fayda üretmiyor. Haddizatında Rum tarafı Annan Planı'nı (2004) reddetmesine rağmen Güney Kıbrıs'ın AB'ye alınması hataların büyüğüydü. Kurucu anlaşmalara aykırı olarak Türk tarafının iradesini görmezden gelen ve Türkiye'nin garantörlüğünü önemsemeyen AB, aslında bu üyelikle Kıbrıs'ta federal çözümün önünü kapattı. KKTC'ye ambargo uygulanırken, AB'ye üye yapılan Güney Kıbrıs'ın eşit ortaklığı, adil ve hakkaniyetli bir federalizm seçeneğini kabul etmesi beklenemez. Bu da yetmezmiş gibi, AB, Türkiye ile müzakereleri fiilen dondurarak Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ı şımarttı. Böylece Kıbrıs meselesinin çözümünü AB'nin tercihleri engelledi. Bu yüzden Türkiye'nin iki devletli çözüm modelini sunmasının altında AB'nin bu büyük hatası yatıyor. Aslında 1968'den bu yana yapılan müzakerelerin hiç birisi sonuç getirmedi. KKTC'nin tanınması ile başlayacak "iki devletli çözüm" modeli Ankara'nın, Kıbrıs'ın "Helen adasına" çevrilmesine müsaade etmeyeceğinin en açık göstergesidir. Erdoğan'ın KKTC Meclisi'ndeki açıkladığı müjdeler (külliye ve parlamento binası) ise bu kararlılığın sembolleridir. Kıbrıs Türk devletinin simgesel olarak inşasıdır.
Not: İslam âleminin Kurban Bayramı'nı tebrik eder, esenlikler dilerim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA