Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Adı Yiğit Poyraz'dı... Daha 14 yaşındaydı. 1.5 ay önce evden tabletini alıp kayıplara karıştı. Çevresinde internet oyunları bağımlısı olarak tanınıyordu. Daha önce de birkaç kez evden kaçıp internet kafelerde bulunmuştu. Atv'nin acar muhabiri Işık Açıkel olayın peşine düştü. Ailesi ile röportaj yaptı. Anne-baba perişandı. Çocuklarının fotoğrafını gösterip "Ne olur duyan, gören olursa haber versin" diye yalvardılar.
Tam 42 gün sonra Yiğit'i bekçiler bir internet kafede sabaha karşı oyun oynarken buldular. Babası, Yiğit'i karakoldan alırken muhabir Açıkel bunca süre nasıl yaşadığını sordu. Yiğit'in anlattıkları, internet oyunları bağımlılığı adına bir ibret öyküsüydü: "Trafikte su sattım, bazen de kağıt topladım. Günde 50-60 lira kazanıyordum. Yarısını yemeğe, kalanını da internet kafeye veriyordum."
Şu hale bakar mısınız? Yiğit'in hastalığı neredeyse uyuşturucu bağımlılığına dönüşmüş. Kim bilir aynı durumda olan kaç çocuğumuz var. Yiğit para için hırsızlık yapmamış. Ama adım gibi eminim ki internet kafeye para yetiştirmek için aralarında yasa dışı yollara başvuranlar da vardır.
Bu bağımlılığın ortadan kaldırılması için önce anne-babalara, sonra öğretmenlere ve en çok da internet kafe işletmecilerine görev düşüyor. 14 yaşında bir çocuk gece gündüz kafenizden çıkmıyorsa, akşam gelip sabahlara kadar oyun oynuyorsa bu işte bir gariplik yok mudur sizce? İnsan araştırmaz, sormaz, ailesini bulmaz mı?

Çok haklısın Naci Hocam!
Prof. 'ü artık tanımayan yok. Memleketin en önemli deprem bilimcilerinden. Bugüne kadar öngörülerinin pek çoğunun gerçekleştiğine şahit olduğum için ağzından çıkan her kelimeye dikkat kesilirim.
Van ve depremlerinden sonra hocamız sosyal medyadan beklenmedik bir açıklama yaptı. Özetle dedi ki, "Her depremden sonra medya mensubu arkadaşlarım hemen arıyorlar, telefonum kilitleniyor. Deprem olur olmaz söyleyeceğim ne olabilir ki? Araştırmaya, soruşturmaya fırsat tanımıyorlar. Kusura bakmasınlar, bundan sonra depremin hemen ardından konuşmayacağım."
Hocamız öyle haklı ki... Sağ olsunlar, meslektaşlarımız deprem sonrası habercilik deyimiyle 'rüzgar yapmak' peşindeler. Aslında onlar da biliyorlar, bir bilim adamının o anda kesin bir şey söyleyemeyeceğini. Ama şu reytingin gözü kör olsan. Maksat, seyirciyi ekran başında tutmak. Bağlan profesöre, olsun bitsin...
Aslında depremin hemen ardından konuşan deprem bilimciler de bir şey söylemiyorlar. Mecburen lafı ağızlarında geveleyip duruyorlar. Aralarında depremin merkez üssünü, hangi fayda bulunduğunu, ne kadar derinlikte gerçekleştiğini daha öğrenmeden yorum yapmak zorunda kalanlar bile oluyor. Bu nedenle Naci Görür hocamızın yeni tavrını, bilim adına bu 'asil' duruşunu sonuna kadar destekliyorum.

Korktuğum oldu sonunda
Daha 'nın ev ev dolaşarak yapacağı virüs taraması başlamadan vatandaşlarımızı bu köşeden uyarmıştım.
Ankara'da iki vakayı örnek göstererek kötü niyetlilerin beyaz tulum giyip, maske takıp, kendilerini sağlıkçı olarak tanıtarak evleri soyduğunu, herkesin çok dikkatli olması gerektiğini, bu işin aile hekimleri aracılığıyla yapılmasının çok daha güvenli olacağını belirtmiştim. Bu önerime sağlık çalışanları da destek vermişti. Ama her zaman olduğu gibi uyarmak yetmedi. 'da "Virüs ve antikor taraması yapacağız" diyerek bir eve giren soyguncular hem 250 bin lirayı, hem da Ice adındaki cins köpeği götürdüler.
Bu saatten sonra "Ben demiştim" demek neye yarar ki...

Gaf'let kürsüsü
Bursa'da maskesiz gezen vatandaş, muhabirin "Neden maske takmıyorsunuz?" sorusuna şöyle yanıt verdi: "Koronavirüse inanmıyorum, Allah'a inanıyorum." (Allah'a inanan, hem kendi bedeninin, hem de çevresindekilerin sağlığını gözetir)

Zap'tiye
Adisyonlara bakılırsa (Bir buçuk porsiyon döner 369 lira) Bodrum olmuş size badroom! Yarımadada bir restorana gidecekseniz, üzerinize hafif bir şeyler giyin.

Ne demiş?
Denizli'de yakalanan hırsızlık şebekesinin para trafiğini yönettiği iddia edilen kayınvalide, polisler arasında götürülürken manşeti de kendi verdi: "Çekin oğlum çekin, hem hırsızım, hem arsızım."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA