Türkiye'nin en iyi haber sitesi
YÜKSEL AYTUĞ

Eşkıyalığın bu kadarına pes artık

Olay, geçenlerde İstanbul Maltepe'deki bir otelde yaşanmıştı. Atv'nin sevilen dizisi Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'ın oyuncuları ve set ekibinin kaldığı otele giden 4 kişi önce oyuncularla hatıra fotoğrafı çektirdi. Ama gecenin ilerleyen saatlerinde aldıkları alkolün de etkisiyle taşkınlık yapmaya başladılar. İlk olarak ellerindeki içki şişelerini üç kadın set çalışanının bulunduğu karşı odanın kapısına fırlattılar. Daha sonra tacizin şiddetini artırarak kapıyı zorlamaya, tekmeleyerek kırmaya çalıştılar. Kadınların imdat çağrısı üzerine oyuncular ve diğer çalışanlar, otel görevlileri ile beraber duruma müdahale ettiler. Daha önce pek çok suçtan sabıkaları bulunan saldırganları, çağırılan polis ekiplerine teslim ettiler.
Gelin görün ki, o saldırganlar 'eşkıyalıklarına' karakolda da devam ettiler. Verdikleri ifadede ünlü oyuncuları da olayın içine dahil etmeye çalışarak, kendi yarattıkları skandalı örtbas etmeye çalıştılar.
Dizinin başrol oyuncusu Oktay Kaynarca (Hızır Reis) ise konuyla ilgili şu açıklamayı paylaştı:
"Bizi savcılıktan aradılar. İfadelerinde benim ve Yunus Emre Yıldırımer'in (Alparslan) onları ölümle tehdit ettiğimizi iddia etmişler. Eee tabii ben de olsam öyle yapardım. Olayın içine bizi de dahil etmeye çalışıyorlar. Öyle bir şey kesinlikle olmadı. Temas bile etmedik. Ama polis gelene kadar otelden çıkamayacaklarını söyledik tabii. Mesele varsa erkek erkeğe, yüz yüze çözülebilirdi. Ama kadınlara saldırmak nedir? O sette çalışan bütün kadınlar bizim namusumuz."
Hani bazı oyuncuları, gerçek yaşamlarında o rolün içinden çıkamamakla eleştirirler ya, bu suçlamalara zaman zaman Oktay Kaynarca da muhatap olurdu. Ama bu olayda rol arkadaşlarıyla birlikte gerçekten de çok başarılı bir sınav verdiler. Kabadayılığın sadece 'rol icabı' olduğunu kanıtlayıp, büyük bir medeniyet dersi vererek sakin kalmayı bildiler. Helal olsun diyorum. Ben şu halimle otelde üç kadın meslektaşımın kapısını kırmaya çalışanlara karşı bu kadar soğukkanlı olabilir miydim, bilmiyorum.

Şükürler olsun!
Eski casus filmlerini gıptayla izlerdim. Casusluğa özendiğim için değil, elin gavurunun casusluk yapmaya değecek silahlara, teçhizata, icatlara sahip olduğu için kıskanırdım.
Önceki gün haber bültenlerinde "İki Rus casusu, İHA (İnsansız Hava Aracı) tesislerimizi görüntülerken yakalandı" haberini izlerken, dudaklarımdan "Bugünleri de gördüm ya, şükürler olsun sana Allah'ım" cümlesi döküldü.
Soğuk savaş döneminde Amerikalılar Rusları, Ruslar Amerikalıları ve İngilizleri, İngilizler Rusları ve Çinlileri, Güney Kore ile Kuzey Kore birbirlerini casuslarla takip ederlerdi. Amaç, birbirlerinin askeri teknolojilerinden haberdar olmak, mümkünse onu kopyalamaktı
Bizim İHA'lar ile SİHA'ları artık tüm dünya biliyor. Rusların çok güvendiği hava savunma sistemlerini hem Suriye'de hem Karabağ'da hallaç pamuğu gibi atan insansız hava araçlarımız herkese parmak ısırtıyor. Özellikle de Ruslara... Ne diyeyim? Bizi 'izlemeye' devam edin...

Umutla bekliyorum
Köşemin takipçileri artık biliyor. En sevdiğim belgesellerden biri, National Geographic'de pazartesi geceleri yayınlanan Uçak Kazası Raporu... Tarihteki uçak kazalarını belge ve tanık ifadelerinden yola çıkarak yeniden araştıran program, bugüne kadar pek çok kazanın gizemini çözdü.
Uzun süredir umutla bekliyorum, Isparta'daki uçak kazası olayı ne zaman programa konu olacak diye. Hatırlarsınız, 13 yıl önce içinde son derece önemli araştırmalara imza atan bilim adamlarının da bulunduğu uçak, Isparta'ya iniş sırasında çakılmış, içindekilerin hepsi hayatını kaybetmişti. Kazayla ilgili pek çok spekülasyon yapıldı. Havacılık tarihinin bu en sır dolu kazası, tam da Uçak Kazası Raporu belgeselinin dişine göre... Bakalım ne zaman sıra gelecek?

Gaf'let kürsüsü
Trabzon'da koronadan korusun diye evlere çağrılın üfürükçü kadın, 136 kişiye Covid-19 bulaştırdı.

Zap'tiye
Sonradan erkek olan kadın, sonradan kadın olan kocasından hamile kalmış. SORU 1: Sizce çocuğun babası kim? SORU 2: Hâlâ kıyamet alameti bekleyen kaldı mı?

Ne demiş?
"Düşmanının elini sıkamayan, kafasına sıkamaz." (Eşkıya'da Hamdi Baba'nın sözü)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA