Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bülent Ersoy, geçtiğimiz cuma gecesi 'Popstar Alaturka'da, sahnede şarkısını seslendiren çocuğa böyle söylüyordu; "Yaşamak için öldüreceksin. Sahnede annen baban bile olsa, onları da itip, üzerlerine basıp gideceksin. Yoksa zirveyi göremezsin." Zirvede olabilmek için bu denli acımasız olmak gerekiyor mu sahiden? Galiba, söz konusu şov dünyasıysa gerekiyor...

EMEK ARKA PLANDA
Bülent Ersoy'un bu sözlerinden sonra bir türlü anlam veremediğim polemiklerin nedenini de anladım sonunda. (Yaşasın!) Bu sayede 'Durup dururken niçin başkasına sataşıyor?', 'Niçin rakibi hakkında konuşmuş? Röportajında bu konunun başlık olacağını tahmin etmedi mi?' sorularımın yanıtını buldum. Hep öyledir ya; Örneğin biri yeni bir albüm çıkarır ama kendi çalışmasından söz edeceğine rakibiyle ilgili konuşur. Başlığa da o kişiyle ilgili sözleri çıkar. Yani kendi emeği arka planda kalır. Ama bu da bir stratejidir. Hemen bu sütunların aşağısında Hilal Cebeci haberi yer alıyor. Okuyun, ne demek istediğimi anlarsınız. Birilerini Eurovision konusunda topa tutuyor, adı geçen isimleri reklam yapmakla suçluyor. Kendisinde bir icraat var mı? Yok!

HÜLYA AVŞAR HAKLIYMIŞ
Hülya Avşar, "Meslektaştan asla dost olmaz. Benim bu dünyadan dostum yok" dediğinde, biraz tuhaf gelmişti ama şimdi bu sözlerinin anlamını kavrıyorum. Zaten karşındakini düşman bellediysen, sonuna kadar savaşırsın. Gelelim Bülent Ersoy'a... Doğru muydu söyledikleri? Üslubu sert ve acımasızdı belki ama doğruydu. Ama ne zaman? Eskiden, çok eskiden... Eskiden gazinolarda büyük savaşlar yaşanırdı. Assolistler alt kadrodakilere nefes aldırmazdı. Kimin hangi şarkıları okuyacaklarına onlar karar verirdi. Tabii o zaman eğlence hayatının nabzı sadece gazinolarda attığı için en büyük ekmek kapısı orasıydı. Bu nedenle bu savaşlar doğaldı. O savaşların içinden Bülent Ersoy da geçmiştir, başkaları da... Gönül Yazar pek çok röportajında o günleri anlatmıştır. (Gazinocular kralı Fahrettin Aslan gibi bir otorite olmasaydı, hepsi saç saça baş başa kavga ederdi...)

SESİ KISTIRDI
Ben de yıllar önce aynı sahneyi paylaştığı şarkıcının sesi kendi sesinden fazla çıkmasın diye mikrofonun sesini kıstıran bir şarkıcıyı izlemiş, o gece yaşanan olaylara şahit olmuş, 'vay be', 'bu da yapılır mı!' demiştim. Ama oluyormuş işte. Şimdi biraz daha farklı durumlar. O kadar acımasız değil belki. Çünkü artık assolistlik diye bir kavram yok. Bugün özellikle pop yıldızları arasında polemiklere dayalı, tatlısert atışmalar yaşanıyor. Bakınız; Hande Yener, Demet Akalın, Bengü... Üçünün de her röportajında mutlaka birinden birinin adı geçiyor. Ama bu kadar. Kimse kimsenin ayağının altındaki halıyı çekmeye çalışmıyor.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN