Saatlerimizi bir saat ileri aldığımıza göre, yaz moduna geçebiliriz arkadaşlar. Her seferinde 'Son kez saatleri alıyoruz' diyorlar ama pek de biteceğe benzemiyor. Bitmesin de zaten. Yazın gelişini simgeleyen bu alışkanlıklarımızın hastasıyım. Bir derlenip toparlanma kafasına geçiyor insan; kolay alışıyor, hiç zorlanmıyor. İşten çıktığında cebinde birkaç saatlik gün ışığı daha kalıyor, eve dönmek istemiyor. Vücudunuz, 'At kendini Bebek sahiline, oradan vur Emirgan'a' diyor. Günler uzadı madem, artık daha fazla sosyalleşeceğiz ve günlük güneşlik havanın tadını çıkaracağız. Tatil programları yapacak, iki günlüğüne yazlık yerlere ışınlanacağız. Kimileri için de kilo verip fit olabilmek için son bir-iki ay. Benim için de köprüden önceki son çıkış...
Saat konusuna dönersek... Geçtiğimiz cumartesi gecesi 03.00'te, akıllı telefonlarımızda saatler otomatik olarak bir saat ileri alındı. Gece kulübünde eğlenenler arasındaki konuşmalar şöyleydi: 'Hemen hesabı isteyelim, vakit çok çabuk geçmiş, eve dönelim.' Yahu dur, saatin kandırıyor seni! Yaz saati uygulamasına geçtik. Neticede o gece kulüpler bir saat erken boşaldı. Pazar sabahı kahvaltı masalarında 'Saatimi ileri almayı unutmuşum, kafam karıştı. Benim saatim, sevgiliminkiyle tutmadı. Hayatımın senkronu bozuldu, afalladım' konuşmaları yapılıyordu. Kol saatlerinin oyununa gelmişsiniz arkadaşlar!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN