Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MEVLÜT TEZEL

Soner Yalçın sansürü

Ünlü gazeteci-yazar Soner Yalçın hakkında bu başlığı atacağım hiç aklıma gelmezdi ama onu sansür yapmakla suçlayan bir profesör. Boğaziçi Üniversitesi'nden Prof. Cem Say'ın çocuklarına aşı yaptırmayanlara yönelik eleştiriler getirip tıp dünyasından referanslar verdiği 'Aşılar Hakkında Gerçekleri Okumaya Cesaretiniz Var mı?' başlıklı yazısı Yalçın'ın imtiyaz sahibi olduğu Oda TV'de yayımlanmadı.
Say da sosyal medya hesabından, "Oda TV'de yayımlanamayan yazım bugünkü Cumhuriyet'te" notunu paylaştı.
Yoksa yazının yayımlanmama nedeni, Say'ın yazısında Yalçın'ın aşı karşıtlığını savunduğu yeni kitabı 'Kara Kutu-Yüzleşme Vakti'nde yazanların tam tersini söylemesi mi?
Oda TV'nin yazar arşiv bölümüne baktım.
Say'ın 2014 yılından beri bazen ayda bir, bazen daha uzun aralıklarla yazıları yayımlanmış. En son yazısı 12.05.2019 tarihinde yayımlanmış. Ancak Say, Oda TV'nin yazarlar bölümünde hâlâ yer alıyor.
Yalçın'ın, dün isim vermeden Say'ı ilaç lobilerinin hanut gezilerine katılıp şeytanın avukatlığını yapmakla suçladığı yazısı şöyle bitiyordu: "Yok öyle Şeytan'ın hanut gezilerine katılıp avantalarını yutup sözde 'bilim' yazmak." Bu, sansürden daha ağır bir suçlama!

AŞI KARŞITLIĞI
Yalçın'ın son kitabında bahsettiği gibi ilaç lobilerinin kirli ilişkileri mutlaka sorgulanmalı.
Ancak aşı karşıtlığı gibi önemli bir konuyu da Yalçın gibi komplo teorileriyle savunamazsınız, elinizde bilimselliği kanıtlanmış veriler olmalı.
Say'ı tanımam etmem, hanut gezilerinin çok mu etkisinde kalıyor bilmem. Öte yandan Say'ın "Ülkemizde aşı reddi saçmalığı nedeniyle hastalık vakaları yıldan yıla çoğalıyor...
İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir" sözüne katılıyorum.
Özetle her fırsatta sansürden dert yanan Yalçın'ın, fikirlerine karşı çıktığı için kendi yazarının yazısını yayımlamaması sansürdür.
Sağlık gibi önemli konulardan karşıt görüşe yer vermemenin affı olmaz. Bu sansür Yalçın'a hiç yakışmadı.

Anadolu devrimi
Cumartesi Fatih Terim'in, pazar günü de önce Ersun Yanal'ın, sonra Abdullah Avcı'nın istifasını istedi üç büyüklerin taraftarları.
Dün gece de Trabzonsporlular "Ünal Karaman'la olmuyor" dediler.
İşin özü; Süper Lig'deki 'yabancı kuralı', "Kral çıplak" dedi, dört büyüklerin nasıl kötü yönetildiklerini gösterdi. Anadolu kulüpleri fiyatları düşen yerli kaliteli oyuncuları tutmaya ve başarıya aç yetenekli yabancıları transfer etmeye başlayınca yıllardır yabancı sınırlamasının meyvesini yiyen dört büyüklerin dengesi bozuldu.
Süper Lig'in lideri Sivasspor, futbolcularının tamamına yılda sadece 13 milyon Euro ödüyor. Dört büyüklerin harcadığı paranın yanında çok komik bir rakam bu. 'Yabancı kuralı', Süper Lig'e denge getirdi. Artık akıllı transferler yapan, iyi yönetilen takımlar kazanıyor.

Modern görünümlü cinci hoca!
Önceki gün en çok GÜNAYDIN'da çıkan Dilek Yaman Demir imzalı 'Kolpadan doktor' haberine güldüm. Düşünce gücüyle tedavi ve enerji konularında kitapları olan Metin Hara, diploması olmadığı halde kendisine doktor süsü verdiği gerekçesiyle ihbar edildi.
Beş yıla kadar hapsi istenen Hara'nın iş yeri de mühürlendi.
Hara, ifadesinde "Tıbbi teşhis ve tedavi yapmadım.
Kitaplarımdaki felsefeyi anlatıyorum" dedi ama hakkında 'yetkisiz hekimlik' suçundan dava açıldı. Hara artık mahkemede 'Enerji, enerji' diye zıplar! Peki, eski sevgili Adriana Lima'nın bundan haberi var mı?
Biri Hara için "Modern görünümlü cinci hoca" demiş.
Yaşam koçları, hayat felsefesi satanlara da yeni nesil cinci hocalar diyebiliriz. Önemli olan ikna kabiliyeti! Modern görüntünüzün yanına, bir de Adriana'yı ekleyince Metin Hara gibi para basıyorsun!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA