Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MEVLÜT TEZEL

Sende mi Sezen Aksu?

İzmir Karaburun Belediyesi ekipleri, gelen ihbar üzerine Sezen Aksu'nun Manal Koyu'ndaki denize sıfır villasında inceleme yaptı. Villada daha önce kaçak olduğu için mühürlenen havuzdan denize 50 metrelik boru döşendiği ve bu borudan denize atık bırakıldığı tespit edildi. Boru kuma gömülü bir şekilde yaklaşık 50 metre ilerleyip denize ulaşıyor! Ekipler bu boruyu söktü ve havuzdaki mührün sökülerek faaliyete devam edildiğini tespit etti.
Hadi kaçak havuz yaptırdın, mührü söküp bir de denize gizlice 50 metre atık borusu döşeyip doğayı kirletmek nedir? Bu kadar varlık içinde yaşayan bir sanatçı, kaçak boru döşemeye nasıl tenezzül eder?
Yılmaz Özdil villasını denize yürütürse, Can Dündar hazine arazisine ağaçları kesip villa dikerse, Soner Yalçın tarım arazisine kaçak köşk yaparsa Sezen Aksu boş durur mu?
Konuştuklarında, yazdıklarında bunlardan dürüstü yok! En çevreci onlar, küçük bir ağaç kesilse sorumlu devlet ilan edip tweet atarlar, köşe yazısı yazarlar ama doğada kaçak yapı yapmada üstlerine yok! Avantaya alışmışlar, kaçak yapıyı seviyorlar.
Sezen Aksu'nun bir konserde kazandığı paranın çeyreğiyle o kaçak havuz ve atık su sorunu çözülür aslında! Ama o Sezen Aksu! Ülkemizin çok değerli sanatçısı! 'Kalbim Ege'de kaldı diye şarkı söyler ama kaçak boruyu da Ege'ye döşer!

Koşun kavga var!

Ünlü oyuncu Emre Kınay, önceki akşam arkadaşları ve sevgilisiyle Cihangir'deki bir mekanda yemek yerken görüntülendi.
Lavabodan dönen sevgilisinin düştüğünü gören Kınay, sevgilisini teselli etti. O anlarda görüntülendiğini fark eden oyuncu, sinirlendi.
Beyaz TV muhabirinin "Saat 24.00'ü geçti, hala mekândasınız. Yasak deliyorsunuz" demesi karşısında sinirlerine hakim olamayan Kınay, "Sana mı soracağım? Kimsin sen?" diyerek bağırdı. Kınay'ı yanındaki dört arkadaşı zor sakinleştirdi.
Elbette muhabirin Kınay'a hesap sorma hakkı yok. Açıkçası muhabir oltayı atmış, Kınay da yemi yutmuş, bağırınca haber olmuş. Oyuncu Ozan Güven'in "Kimsin sen" vakası kadar olmasa da, Kınay'ın öfke patlaması çok izlendi. Zaten iş makinelerinden sonra toplum olarak en çok kavga izlemeyi seviyoruz.

Hıncal
Abi neden Sabah'ta yazıyor?
Hıncal Uluç'un Sabah gazetesi ile ilgili eleştirileri uzun bir yazı konusu aslında ama özellikle bir noktaya dikkat çekmek istedim. Yine Hıncal Abi'nin yazısının üstüne atlayan muhalif basına, "Hıncal Uluç'tan Sabah'a bir fırça daha" diye başlık atan medya sitelerine ve sosyal medya kullanıcılarına bir sorum olacak:
Medyamızda Hıncal Abi gibi çalıştığı gazeteyi sert dille eleştiren başka bir köşe yazarı ve onun tüm eleştirilerini yayınlayan Sabah dışında bir gazete var mı?

ÖZGÜR BİR ORTAM
Yakın bir örnek: Tele- 1'de Can Ataklı, Ekrem İmamoğlu'nu bir eleştirdi, sonra 10 kere özür dilemek zorunda kaldı. Ataklı'nın özrünün gerekçesi ise İmamoğlu'nun üzülmesiydi, iyi mi?
Sabah, yazarına iktidarı överken, kendi kurumunu şikayet etme fırsatı sunacak kadar özgür bir ortama sahip. Elbette bu özgür ortamın oluşmasında Hıncal Abi'nin de emeği var. Belki de bu yüzden Hıncal Abi, kariyeri boyunca kendisine gelen büyük teklifleri hep geri cevirdi.
Hıncal Abi başka bir medya kuruluşunda bu kadar özgür olabilir miydi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA