Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Emeklilerin sorunlarını anlatsın diye 'nde kürsüye çıkarılan , "Ben bu kışı battaniye altında geçirdim, torunum benden süt istedi, alamadım" diye başlayan, sonra da bir siyasetçi gibi iktidarı eleştiren sert bir konuşma yaptı. Sonra da Bacıoğlu'nun içki sofralarında rakı, viski içerken çekilmiş fotoğrafları ortaya çıktı.

Elbette insanlar istediğini yer içer, herkesin hayat tarzı kendine. İçki içti diye Bacıoğlu'nun linç edilmesi de doğru değil. Ama kürsüde "Torunuma süt alamadım" deyip içki sofralarında rakı, viski içen bir insanın da samimiyeti sorgulanır.

'ı CHP Genel Başkan Yardımcısı aramış ve "...Yıldız Hanım da bir emekli. 2 bin 600 lira maaş alıyor. Gerçekten geçim sıkıntısı yaşıyor. İki oğlu var, ikisi de işsiz. İçtiği içki de en ucuz içki... Özel bir günde oğluyla beraber hediye bir viski içmiş. Bu durum onun geçim sıkıntısı çektiği gerçeğini değiştirmez" demiş.


Değiştirir mi değiştirmez mi buna halk karar verir. Ama Bacıoğlu'nun adının sosyal medyada 'viskici teyze'ye çıkmasının sorumlusu CHP'dir!

Sosyal medyadaki paylaşımlarını bile araştırmadan Bacıoğlu'ya zor geçinen emekli teyze diye konuşma yaptırılması CHP'li siyasetçi beceriksizliğinin tipik örneğidir. Bacıoğlu'nu zor duruma, kendilerini de komik duruma düşürdüler.

'Viskici teyze' polemiği daha önce CHP ve İYİ Parti'nin kürsüye çıkardığı geçim sıkıntısı yaşayan vatandaşları da zor durumda bırakabilir! Şimdi onların da sosyal medya hesapları araştırılsa ve tartışma yaratacak görüntüler ortaya çıkarsa ne olacak?

'Viskici teyze' olayından sonra halk sokak röportajlarına da şüpheyle yaklaşabilir? Bazıları iki dakikalık yorumda 40 yıllık siyasetçilerden bile daha iyi konuşuyor, muhalefet yapıyor!

Aslında bu olay sade vatandaşı kürsüye çıkarıp siyasetçi gibi konuşturmanın doğru bir yöntem olmadığını gösterdi. Hem kürsüye çıkan kendini kötü hissediyor, kutuplaşmanın ortasında kalıyor hem de siyasi partiler kürsüye çıkardıkları vatandaşın kefili olmuş oluyor. Sonra da 'viskici teyze' polemiğinde olduğu gibi... Yok, o viski en ucuz içki hem de hediye edildi gibi absürt savunmalar yapmak zorunda kalıyorlar.

***


Başarısız bir 'ofansif mizah' girişimi

'nde düzenlenen 'Yılın en'leri' töreninde , 'En beğenilen erkek dizi oyuncusu' ödülünü aldıktan sonra sahneden inerken törenin sunucusu Bay J'nin sözleriyle şok yaşadı.
Bay J, "Kerem Bey zor şartlarda çalışıyor. Gözleriniz dolacak ama geçen yıl bölüm başı 120 bin TL alarak çalışmaya devam etti... Helal olsun (gülüyor) Kerem yanlış anlama..." dedi.
Şimdi "Hem ödül törenine çağır, hem de böyle gereksiz, soğuk espri yap" diyenleriniz olacaktır. Galiba Bay J 'ofansif mizah' (saldırgan mizah) yapmaya çalışmış ama olmamış.
Aslında Bürsin'e yapılan 'ofansif mizah'ın dozu düşük, ABD ve Avrupa'da çok daha sertleri yapılıyor. Bu mizah anlayışının en tanınan ismi Ricky Gervais.
Ünlü şovmen yıldızları yerin dibine sokup sonra o kadar güzel zirveye çıkarıyor ki, adama Oscar töreni bile sundurdular.
Gervais'in yaptığı izleyiciye şok yaşatıp güldürmek de diyebiliriz. Bizde 'ofansif mizah' yapmayı deneyenler ana akım medya ve şov dünyasında kendine yer bulamıyor. 'Ofansif mizah'ın gelişebilmesi için Bürsin gibiler salonu terk etmemeli!

***


Aşı ayrımcılığı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Covid-19'a karşı alınan seyahat tedbirlerinin gevşetilmesinde kullanılacak aşı sertifikasında sadece AB'nin onay verdiği aşıların geçerli olacağını açıkladı.
AB, BioNTech-Pfizer, Moderna, AstraZeneca ve Johnson and Johnson şirketleri tarafından üretilen aşılara onay verdi. Rus ve Çin aşıları ise AB tarafından onaylanmadı.
AB Komisyonunun aşı sertifikası yasa teklifini 17 Mart'ta onaylaması bekleniyor.
Eğer bu tasarı onaylanırsa adı 'aşı faşizmi' ya da 'aşı ayrımcılığı' olur! Başta bizim ülkemiz olmak üzere dünya genelinde CoronaVac, Sputnik V ve Sinopharm aşılarını kullananların durumu ne olacak?
Rus ve Çin aşıları kullanan AB üyesi Macaristan, Çekya ve Slovakya'daki insanların seyahat özgürlüğünün ne olacağı da ayrı bir tartışma konusu.
Asıl tartışılması gereken ise 'adalet duygusu'. ABD ve Avrupa aşıyı siyaset ve ticaret kozu olarak kullanırsa insan haklarına da karşı gelmiş olacaklar.

***


Sevgilide aşı kriteri

74 yaşındaki oyuncu Susan Sarandon yeni bir sevgili için en önemli kriterinin koronavirüs aşısı olduğunu söyledi. Oscarlı oyuncu güzel bir tartışma başlattı aslında. Düşünsenize beyaz atlı prensi ya da prensesi buldunuz ama inatla koronavirüs aşısı olmuyor, o zaman ne olacak?
Sağlıklı yaşamı geçtim aşı olmayanla yurt dışına da gidemezsiniz! 'Aşı olana vize verilir' günleri yaklaşıyor!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA