Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Geçtiğimiz günlerde ile savaş için 1 milyon TL bağış yaptığını açıklayan ünlü işadamı , GÜNAYDIN’a konuştu. Dr. ’nın bu süreçte büyük mücadele verdiğini söyleyen Aydın “Kendisini çok başarılı buluyorum. Ekranlara çıkıp her bilgi verdiğinde virüsle savaşıldığına dair umutlanıyor, kendimizi güvende hissediyoruz” diye konuştu

Ünlü işadamı , GÜNAYDIN'a çok özel açıklamalarda bulundu. Koronavirüsünün dünya için sınav olduğunu söyleyen Aydın, sağlık çalışanları için yaptığı 1 milyon TL'lik bağışla ilgili de konuştu. Aydın, "Türkiye koronavirüsle savaşıyor şu anda ve ön cephede sağlık çalışanları var. Onlara çok büyük saygı duyuyoruz. Diğer işadamları ve şirketler de umarım benzer bağışlarda bulunur" dedi.

YETER Kİ BİRLİK İÇİNDE OLALIM

Koronavirüsü sebebiyle çoğumuz evlerimize kapandık. Dünyanın geldiği bu noktayı siz nasıl yorumluyorsunuz?
Yaşananlar kaçınılmazdı. Uzun süredir bir virüsün dünyayı şekillendireceğine dair farklı teoriler de ortaya atılıyordu. Umarım daha kötüleri olmaz. Bu virüs aslında dünya için bir sınav. Türkiye coğrafi olarak zaten sorunlu ve zor bir bölgede ama tüm bu zorluklara rağmen Türkiye'nin bu sınavı atlatacağına inanıyorum. Bizim ülke olarak daha çok birlik ve beraberlik içinde olmamız gereken bir dönem çünkü. Bu iş parti meselesi değil, ülke meselesi. Umudumuzu korumalıyız. Biz çok büyük ve güçlü bir ülkeyiz. Nice badireler atlatmış, kurtuluş mücadelesi vermiş bir milletiz. Bizi hiçbir zorluk yıkamaz. Yeter ki birlik içinde olalım.



ÜLKE OLARAK ÜSTESİNDEN GELECEĞİZ

Ekonomik açıdan da aynı umudu taşıyor musunuz?
Tabii ki... Böyle dönemlere kendini iyi hazırlayabilen ve gerekli önlemleri alan şirketlerin, daha sonra büyük atak yaptığını gösteren birçok örnek var. Bu süreci kurumlar ve bireyler olarak ekonomik açıdan iyi idare etmemiz gerekiyor. Türkiye zaten potansiyeli çok yüksek bir ülke. Bu potansiyeli yakalayacağımıza inanıyorum. Birkaç ay içinde dünya için de zor olan bu dönemin, biz de ülke olarak üstesinden geleceğiz. Asla umudumuzu kaybetmememiz gerekiyor.



Bu dönemde Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca'nın verdiği mücadeleyi nasıl buluyorsunuz?
Büyük mücadele veriyor. Başarılı buluyorum. İlk zamanlar daha dinamikti, bu süreç onu da yordu. Ekrana çıkıp her bilgi verdiğinde ülke olarak virüse karşı mücadele edildiğine dair daha umutlu oluyoruz. Kendimizi güvende hissediyoruz. O yüzden ekranlara daha sık çıkıp bilgi vermesini ve daha çok rakamlarla konuşmasını istiyorum.

SALGIN GÜNLERİNDE AİLEMİZE DAHA SIKI SARILMALIYIZ

Herkesin evine kapandığı bu dönemi nasıl geçiriyorsunuz?
Ben de zorunlu olmadıkça evden çıkmıyorum. Şirkete gidiyorum günün belli saatleri. Sahadaki ekibimiz hariç çalışanlarımız ise evden çalışıyor. Bireysel düşünemeyiz. Herkes toplum sağlığı için de üzerinde sorumluluk taşıyor. Hayatımız şu anda durma noktasına gelmiş olabilir ama bugünler de geçecek. Şu anda ailemize daha sıkı sarılmalıyız. Dünya çok kritik bir süreçten geçiyor. Kötü haberlerin geldiği, ölümlerin yaşandığı bugünler, bize bazı şeylerin önemini de gösterdi. Mesela, günü yakalamak, yaşadığımız anın değerini bilmek gibi. Bu kötü günler geçtikten sonra birçok insanın da önceliği bu yönde değişecek bence.



PATRONCULUK OYNAMADIM HİÇ, KAZANCIMI HEP ÇALIŞANIMLA PAYLAŞTIM

Sıra dışı bir yanınız var. Mesela şirketinizin satışından gelen 27 milyon doları çalışanlarınıza dağıttınız...
Bildiğim kadarı ile bizim gibi böyle büyük bir rakamı dağıtan başka şirket olmadı. Bu açıdan sıra dışı diyebiliriz. Ama şirketin başarılı olmasını tek başıma sağlamadım. Bu büyümede ortaklarımın ve ekibimin çok büyük özverisi var. Bu yüzden de 27 milyon doları 148 kişiye dağıttık. Onlar hak etmişlerdi bu parayı. Şirketin başarısının manevi hazzından öte maddi hazzını da almalarını istedik. Paylaşım benim için çok önemlidir. Bunu sadece bir kere de yapmadık. Daha önce de bu kadar büyük olmasa da para dağıtmıştık çalışanlarımıza. Ben kazandıkça onlarla da bu maddi kazancı paylaşmaya devam edeceğim. Hayatım boyunca patronculuk oynamadım. Bu yüzden benim ofisimin duvarları yoktur. Hepsi camdır. Şeffaflık, iletişim, takım çalışması ve dinamizm üzerine kurulu bir sistemim var. Bu da başarıyı getiriyor bence.

İLK OFİSİMİZ KAPICI DAİRESİYDİ

İlham verici bir başarı hikayeniz var. Bunu neye borçlusunuz?
İyi, eğitimli, zeki ve çalışkan dört kişi ile başladık bu işe. İlk ofisimiz bir kapıcı dairesiydi. 2000'in sonlarında, krizin başladığı yıllarda 80 bin dolarla girdik Yemeksepeti'ne. Birçok badire atlattık. Asla önümüzdeki engellere takılıp kalmadan, mücadele ettik. Çok özverili çalıştık. Bu yüzden de çok güzel bir başarı hikayesidir Yemeksepeti. Bu başarının altında ise kesinlikle tutku yatıyor. Ben hayatım boyunca hiçbir şeyi ucundan tutarak yapmadım. Yaptığım her işe dört elle sarıldım ve elimden geldiğince özverili davrandım. Gençlere de tavsiyem şudur: Yaptığınız işe tutkuyla sarılın. Zaten sonrasında başarı geliyor.

BU KONUMA BEYNİM EMEĞİM VE EKİBİMLE GELDİM

Siz gençlere de bu açıdan örnek olan bir işadamısınız...
Soyadınızla ya da anne veya babadan gelen bir zenginlik olmadan da para kazanılabileceğini gençlere gösterdiysem ne mutlu bana. İş hayatımdaki bu konumuma kendi beynim, emeğim ve ekibimle geldim. Bu açıdan birçok genç girişimciye de örnek olduğumu düşünüyorum. İnanın bir işi tutkuyla gerçekten başarmak isteyince bir yolu bulunuyor ve başarıya ulaşılıyor.

BU DÖNEM BİTSİN HERKES İŞİNE KOŞARAK GİDECEK

Birçok kişi evden çalışmaya başladı. Bu virüs dönemi sizde ne gibi değişimleri beraberinde getirecek?
Bu dönemle birlikte 'Artık ofisten çalışma kalkacak mı?' konuşmalarını çok sık duyuyorum. Bence böyle bir değişim olmayacak. Tam tersine bu zor dönem aslında bizlere ofis çalışmasının ne kadar önemli ve verimli olduğunu gösterdi. Bu dönem bittikten sonra insanların işyerlerine büyük bir hevesle gideceklerini düşünüyorum.

KİMSE TUTTUĞU TAKIMI ŞAMPİYON YAPAMAZ

Siz aynı zamanda iki dönem Trabzonspor'da yöneticilik de yaptınız. Bir süre önce Trabzonspor'un kollandığına dair Ali Koç'un başlattığı tartışmalar yaşanmıştı. Siz bu durumla ilgili neler söylemek istersiniz?
Trabzonspor, 35 yıldır şampiyon olamadı. Kollansaydı böyle bir durum yaşanmazdı zaten. Trabzonspor üç büyük takımına göre en az kollanan ve en çok hakkı yenen kulüptür. Ben Trabzonspor'u şampiyon olsun diye sevmedim. Şampiyon olsa da, olmasa sonuna kadar yanındayım. Bu tartışmayı da doğru bulmuyorum. 'u Fenerbahçe'ye başkan olsun diye desteklemiş biriyim. Futbola daha farklı bir bakış açısı getirir diye desteklemiştim açıkçası. Geldiği dönemden beri takıma ciddi bir başarı kazandıramadığı için üzerinde baskı var. Bu baskı ile hareket ettiğini ve bazı şeyleri onun için yaptığını düşünüyorum. Umarım bu baskıyı üzerinden atar ve önümüzdeki dönemde kendisine daha fazla yakışan bir başkanlık tarzını sürdürür.

SİYASETİN ETKİSİ YOK

Siyasetin futbola etkisi olduğunu düşünüyor musunuz peki?
Hayır, siyasetin etkisi olduğuna asla inanmıyorum. Siyasetçilerin bir takımı tutması veya ona sempati beslemesi çok normal. Siyasetçiler de insan sonuçta. Bir takımı tutuyor diye o takımı şampiyon yapamaz, kollayamaz. Cumhurbaşkanımız Fenerbahçe Divan Kurulu üyesi. Keza TFF Başkanı da öyle. Siyasetin bir etkisi olsaydı, Fenerbahçe her sezon şampiyon olurdu, olamadı ama. Bu yüzden futbol camiasında böyle konuşmaların yapılmasını doğru bulmuyorum.

ONLAR BİZİM İÇİN VİRÜSLE ÖN CEPHEDE SAVAŞIYOR

Sağlık Bakanlığı'na 1 milyon TL bağışta bulundunuz...
Sağlık çalışanlarına ne yapsak az. Onlar bizim için sabahtan akşama kadar zorlu mücadele veriyorlar. Türkiye virüsle savaşıyor ve ön cephede sağlık çalışanları var. Onlara büyük saygı duyuyoruz. Sağlık çalışanlarının ihtiyacı olan ekipmanı temin etmeleri için katkı sağlamak istedik. Farkındalık yaratabildiysek ne mutlu bize. Umarım diğer işadamları ve şirketler de benzer bağışlarda bulunur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA