Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Siz bu satırları okuduğunuz sırada muhtemelen ben Seattle'dan Türk Hava Yolları'nın Boeing'den satın aldığı ilk 777- 300ER uçağıyla İstanbul'a dönüş yolunda olacağım.
Denen o ki, bu müthiş bir deneyim. Yani fabrikadan henüz çıkan bir uçağın ilk yolcuları olmak.
Uçaklara otomobillere olduğum kadar meraklı olmadığımdan bilmiyordum ama öğrendim. Yeni uçakların fanatikleri olurmuş ve bu kişiler hava yolu şirketleri yeni bir uçak satın aldığında, onunla ilk uçmak için ciddi mücadele verir, ordan oraya uçmakta hiç tereddüt etmez, her türlü yorgunluğu göze alırlarmış.
Açıkçası bu deneyim, hele de uçağa hava limanından değil de, doğrudan içinde 2.743 metrelik pist barındıran bir bölgesel havalimanı da olan Paine Field'daki Boeing fabrikasından bineceğimden, nedense beni tedirgin ediyor ama kimselere belli etmemeye çalışıyorum. İstanbul'dan 11 saatte Chicogo'ya, oradan da 4 saat uçarak, yorucu bir yolculuğun ardından ulaştığımız Seattle'dan, fabrikadan yeni çıkan 777 sayesinde doğrudan uçacağız. Uzun ama en azından daha az yorucu bir yolculuk.
THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ile birlikte yapacağımız ilk 777 seferi ile ilgili notları bir sonraki yazımda yazacağım. Ancak bugün sizlere dolaşma fırsatı yakaladığım Boeing'in Everett adı verilen 737 üretim tesislerinden söz etmek istiyorum.
Başlığa da yazdığım gibi hakikaten beni en çok etkileyen şey dev üretim tesisinde arka arkaya dizilmiş uçakların yapımı devam ederken hiç robot görmemek oldu!
Evet, gezdiğimiz 737 üretim tesisinde her şey el emeği, göz nuru! Uçakların biraz ilerisinde gözleri bilgisayarda, oluşabilecek sorunları çözmek için bekleyen uçak mühendisleri var var olmasına da vidaların tek tek insan eliyle sıkıldığını bizzat görmek beni şaşırtıyor. Ne de olsa ben öyle otomobil fabrikaları dolaşmışım ki, bir otomobil hani neredeyse insan eli hiç değmeden müthiş kabiliyetli robotların ustalığıyla üretiliyor. Sadece otomotivde değil, sanayinin diğer dallarında da robotların müthiş bir hakimiyeti söz konusu. En son bir ilaç fabrikası dolaşmıştım ve yine müthiş bir robot ailesi işbaşında harikalar yaratıyordu.
Oysa Boeing fabrikasında teknolojinin son örneği uçaklar üretilirken en çok insan gücü gözünüze çarpıyor. Bu hoşuma gidiyor! Robotlar olmayınca müthiş bir sessizlik hakim ortamda. İnsanların keyifle çalıştığını görüyorum. Öğreniyorum ki Boeing tesislerinde 9 bin kişi çalışıyor.
Daha önce içini gezdiğimiz Boeing'in yeni nesil 737 serisinden bugüne kadar 5 bin 300 sipariş alınmış. Tüm 737 ailesinin sipariş rakamı da 8 bin 450'yi geçmiş.
Bize tesisi gezdiren Boeing yetkilisine 2009'u nasıl geçirdiklerini soruyorum. Krizden hiç etkilenmedikleri ve birkaç yıldır Boeing'in ayda 31.5 uçak ürettiği cevabını alıyorum.
Zaten diyorlar ki 2009 yılında Boeing, 372 uçak teslimatıyla 737 programı açısından rekor bir yıl yaşamış.Yeni nesil 737 ile 40 hava yolu şirketi ilgileniyormuş. Bu arada unutmadan, yapımı devam eden 737'lerden biri de Türkiye'den SunExpres logosunu taşıyordu. Sanıyorum kriz yılında özellikle Türkiye'nin uçak siparişlerinde hiçbir değişiklik olmamıştı.
Boeing'in 787'sini de tesiste bulunan bir örnek modelden gezme fırsatı yakaladık. Gördüğüm uçak üreticileri, yolcuların uçarken hem keyifli vakit geçirmeleri hem de rahat uyumaları için kabin içi konforu artırmak konusunda müthiş çaba sarfediyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN