Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MAHMUT ÖVÜR

Mağluplar Destanı

Meydanlara çıkıldıkça hangi siyasi partinin ne yol alacağı da netleşiyor. Ölçü sandıkta belli olacak ama bu yürüyüşle kimin nereye varacağını anlamak da zor değil.
Türkiye'ye ve dünyaya bakışları, seçim bildirgeleri, vaatler önemli ipuçları. Bu açıdan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın klasik performansı sürüyor.
Sahiciliği, tecrübesi ve kucaklayıcılığıyla rakipsiz... Ayrıca yerli ve milli duruşuyla küresel güç odaklarını tedirgin etmesi de sokağın dikkatinden kaçmıyor.
Kandil istemediği halde devreye sokulan Selahattin Demirtaş'ı bir yana koyarsak, geriye ne yapacakları biraz merak edilen iki siyasi aktör kalıyor; Muharrem İnce ve Meral Akşener...
İnce mecburiyetten, Akşener ise bir "proje" olarak devreye sokulduğu için meydan performansları da bir ileri iki geri durumunda.
İnce, hitabetiyle ancak kendi kitlesini harekete geçirirken, öyle büyük gaflar ve kanıtlayamayacağı siyasi iddialarda bulundu ki, altından kalkması zor.
Ne FETÖ'nün istenmesiyle ilgili Amerika'dan aradılar çıkışı, ne AB büyükelçileri karşısındaki suskunluğu ne de en son Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili Pensilvanya iddiası onun yakasını bırakmayacak.
Akşener'in performansına gelince...
Akşener, ne meydan performansıyla, ne de seçmen karşısına çıkardığı milletvekili listeleriyle etkili olabildi. 15 Temmuz'a karşı tavrı, FETÖ'cülere selam göndermesi, bildirgede FETÖ gibi küresel bir terör örgütünden söz etmemesi "Kaybedenler Kulübü"nün yeni üyesi olacağını gösteriyor.
Proje partisi dökülüyor? Buna partisinden istifa edenleri de eklemek gerekiyor. Seçime ilk kez giren bir parti daha yolun başında dökülmeye başladı. Onlarca önemli isim partisinden gürültüyle istifa ederken bir kısım "ülkücü" de sessizce geri çekildi. Partinin önemli isimlerinden Yusuf Hallaçoğlu ve Yılma Durak aday yapılmadı, yine kurucu ve Genel İdare Kurulu üyesi gazeteci Ruhat Mengi istifa etti.
Ayrıca istifa edenler arasında 8 kurucu üye, 3 İl Başkanı, 14 İlçe Başkanı, 5 Milletvekili adayı ve 624 Parti üyesi var.
İyi Parti, döküldükçe dökülüyor. İP'in bu yürüyüşü, Nasrettin Hoca'nın şu hikayesini hatırlatıyor. Hoca tarlada çalışırken oradan geçen genç bir adam hocaya seslenir:
"Kolay gelsin baba! Falan köye ne kadar zamanda gidebilirim?" Hoca, hiç oralı olmamış, sanki soruyu duymamış gibi işine devam etmiş. Genç adam aynı soruyu birkaç kez daha yüksek sesle sormuş.
Hoca yine oralı olmayınca adam sinirlenerek;
"Bu adam ya sağır, ya da başka bir derdi var" diye düşünerek başlamış yürümeye... Biraz yürüdükten sonra Hoca arkasından seslenmiş:
"Oraya tam iki saatte varırsın."
Üç kere sorduğu halde sorusuna cevap alamayan genç sinirlenmiş ve şöyle demiş:
"Yahu sen ne biçim adamsın, madem biliyordun, şunu baştan söyleseydin ya!"
Hoca'nın cevabı ders niteliğinde: "Evladım! Ben köyün hangi mesafede olduğunu gayet iyi biliyorum ama senin yürüyüşünü görmeden, ne kadar zamanda oraya varabileceğini nasıl söyleyebilirdim ki?"
Kamuoyu anketleri, algı operasyonları ne derse desin, bu yürüyüşle İP'in ipi göğüsleyemeyeceği şimdiden belli. Yazıyı Alper Aksoy'un İP için yazdığı şiirden bir bölümle bitirelim:
Mağluplar Destanı
Haber mi soruyon Ülkücülerden? Havadisler kelek çıktı bu sene.
Yılma Durak aday oldu İyi'den, Derdi şelek şelek çıktı bu sene.
İsmail Türk koşacaktı en önde, Ayağında nasır çıktı bu sene.
İrfan Cep şiirler yazdı Meral'e, Fesbuğunda nesir çıktı bu sene.
Devlet Hocam açtı Ferdi Tayfur'u, Keyfine diyecek yoktur bu sene.
Cümle delileri üstünden attı, Gölgede dinlenmek haktır bu sene.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA