Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Tüm dünya koronavirüse karşı mücadeleye devam ederken internet aramalarında herhangi bir bilgi dezenformasyonuna maruz kalmak çok olası. Bu doğrultuda , YouTube, Facebook, Instagram ve Twitter gibi platformlar pandemi döneminde tüm dünyada arama sonuçlarında reklam içeriklerine değil ana akım medya haberlerine ve resmi bilgilere yer vermeye başladı

Pandemiye dönüşen Covid-19 salgınına karşı önlem almak isteyenler anında internet ve sosyal medya üzerinden kaynak araştırmasına başladı. Tüm dünyada politika değişikliğine giden , You- Tube, Facebook, Instagram ve Twitter gibi internet siteleri de aramalarda algoritma ve reklamlarla ilgili değil, resmi kurum ve ana akım medyanın içerikleri ile ilgili sonuçlar vermeye başladı. Bu tavır Türkiye'ye özgü değil, tüm dünyada benzer kriterler uygulanıyor. Tüm insanlığın mücadele ettiği salgında ana akım ile internet ve sosyal medya devleri kol kola girdi.

TÜM DÜNYADA AYNI
Covid-19 ve koronavirüs aramalarını hangi dilde ve hangi ülkede yaparsanız yapın benzer şekilde resmi rakamlar ve ana akım medyada yer alan haberler listeleniyor. Üstelik reklam alanları da kullanılmıyor. Yani konu sağlık olunca internet devleri işi sağlama almaya karar verdi. Yeterince risk barındıran ortamda; internette virüs aramalarının kontrollü şekilde yürütülmesi isteniyor.

DEĞİŞİM İÇİN İŞBİRLİĞİ
Bütün telekom operatörleri de Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu'nun liderliğinde birlikte uygulama hazırlanan bu dönemde işbirliği içinde hareket ediyor. Öyle ya her sektörün birbiriyle ilişkisinin ne kadar önemli olduğunu salgın sırasında daha iyi gördük. Kimi sektör tamamen hazırlıksız yakalanırken, kimileri daha önce yaptığı dijital yatırımın karşılığını gördü. Ancak hayatımızın virüsten önceki dönemde olduğu gibi kalmasını beklemek saflık olur. Dünyadaki her büyük salgın sonrası davranışlar nasıl değiştiyse, şimdi de değişim kaçınılmaz.
Girişimlerle büyük işletmelerin güçlerini birleştirme dönemi. Bunun en güzel örneğini solunum cihazı üretiminde gördük. Biosys girişimi Arçelik'in üretim gücünü kullanarak solunum cihazı üretmeye başladı. Üstelik böylesine kısa zamanda Aselsan ve Baykar gibi iki savunma sanayi kuruluşunun mühendislerinin katkısıyla da epey sonuç alındı.

SABİM 184 WHATSAPP HATTI HAZIR
Artık hayatımızın parçası haline gelen anlık mesaj uygulamaları virüse karşı mücadelede daha etkin bir şekilde kullanılacak. Sağlık Bakanlığı ile WhatsApp işbirliğinde Türkiye'deki insanların salgınla ilgili en doğru bilgilere ulaşmalarını sağlamak ve riskli kişileri ne yapmaları gerektiği konusunda doğru yönlendirmek adına SABİM 184 WhatsApp Danışma Hattı hayata geçirildi.
Hat, Türkiye'deki vatandaşların sorularına cevap vermeyi ve hızlı, güncel ve resmi tavsiyeler paylaşmayı hedefliyor. Türkiye sınırları içindeki herkesin ulaşabileceği SABİM 184 Whatsapp Danışma Hattı'na WhatsApp üzerinden 0541 888 0 184 numarasına mesaj gönderilerek ulaşılabilecek. Sağlık Bakanlığı ile WhatsApp ortaklığında geliştirilen bir 'chatbot', salgınla ilgili sorulara Türkçe olarak yanıt vererek insanların salgından nasıl korunacaklarına dair tavsiyeler ve pratik ipuçları paylaşacak.
Facebook da aynı zamanda bakanlığın platformları üzerinden bu bilgileri paylaştığı gönderileri de destekleyecek. Sağlık Bakanlığı ile yaptıkları iş birliği hakkında konuşan Facebook Ortadoğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkan Yardımcısı Derya Matraş işbirliğini şöyle anlatıyor: "İnsanların aileleri, arkadaşları ve dünyanın dört bir yanındaki topluluklarla bağlantı kurmalarını sağlayan ve dünyayı birbirine daha yakın bir yer haline getirme misyonuna sahip bir teknoloji şirketi olarak, bu zor zamanlardaki sorumluluğumuz hiç olmadığı kadar büyük. Dünyanın farklı yerlerindeki insanların WhatsApp üzerinden sevdikleriyle bağlantı kurup birbirlerine destek olduklarını ve sağlık çalışanlarının bu mesajlaşma platformumuz sayesinde daha hızlı koordine olup harekete geçtiklerini gördük. Facebook olarak hükümetlerle, teknoloji şirketleriyle ve sivil toplumla iş birliği yapmaya ve salgının ortaya çıkardığı büyük zorlukların beraber üstesinden gelmeye devam edeceğiz. Sağlık Bakanlığı ile yaptığımız bu iş birliği sayesinde de ülkemiz vatandaşlarının koronavirüs ile ilgili en doğru bilgiye ve tavsiyelere en hızlı şekilde ulaştığından emin olacağız."

***

'Yeni normal' eğitim

Her hafta bu sayfada yeni normalin nasıl olması gerektiğini paylaşacağım. Önce eğitimden başlamanın kaçınılmaz olduğunu, her alanda yaşanacak dönüşümün temel değerinin insan olduğunu unutmadan yeni normalde eğitim ile başlıyorum

25 Nisan oğlumuz Ada Zafer'in birinci yaşını doldurduğu gündü. Bir yaşında sağlığı kadar düşündüğüm diğer önemli konu da eğitim oldu. Eğer geleceğimizin teminatı diye ezbere söylemiyorsak, yeni nesil için sağlıkta olduğu gibi eğitimde de seferberliğe girişmemiz şart.
23 Nisan'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşunun 100'üncü yılını kutladık. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının emaneti olan her değere sahip çıkarken, 23 Nisan'ın neden çocuklara armağan edildiğini unutmayalım. Çocuklarımızın dünya çocuklarıyla barışı birlikte inşa edebilmesi için önemli bir fırsat olduğunu gören Atatürk gibi lidere sahip olmanın gururunu yaşıyoruz. Ancak bunun yüklediği önemli bir sorumluluk var. Cumhuriyet'in en büyük kazanımlarından olan herkese eşit eğitim fırsatını yeniden canlandırmak için eğitimde dijital dönüşüm için seferberlik şart. Peki nasıl?
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un göreve ilk geldiğinde yaptığı çalışmayı, çözüm bulma odaklı çabalarını takdirle karşılıyorum. Ancak salgında oluşan şartları da görerek yeniden değerlendirip dijital seferberlik için hareke geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.

EĞİTİM BİLİM KURULU
Eğitimin dört duvar arasında kalamayacağının en önemli işareti Covid-19 salgını oldu. Yani eğitimin eskisi gibi devam edemeyeceğini daha iyi gördük. Atatürk'ün söylediği gibi fikri hür, vicdanı hür insanlar yetiştirmek için baştan sona yeniden tasarlamak şart. Yaşadığımız salgında Sağlık Bakanlığı'nın en doğru kararının bilim kurulu olduğuna da toplumun her kesimi hemfikir. Bilim kurulu içerisinde kimlerin yer alacağı konusunda tartışmalarda boğulmamak şartıyla eğitim konusunda 'eğitim bilim kurulu' oluşturmak ilk adım olabilir. Toplumun her kesimini sürece dahil edecek bir çözüm için bilim kurulu ile hareket etmesinin faydaları olduğunu düşünüyorum.
Salgından sonra mevcut okullarda eğitimin yeniden tasarlanması, dijital ortamdaki içeriğin arzulanan insan kalitesine uygun olup olmadığının araştırılması ve yeniden üretilmesi, dijital dönüşümde fırsat eşitliğinin gözetilerek yeniden kurgulanması için bilim kurulu benzeri bir oluşum şart.

MERAKLI, GÖNÜLLÜ, ÜRETKEN
Sadece çocuklara bilgisayar ya da tablet vererek veya televizyon ekranının karşısına çıkararak sonuç alamayacağımızı gördük. Çocuklarımız bir araya geldiğinde farklı deneyimler yaşamalı, onların dijital ortamda sorumluluk alarak ve birlikte çalışma yeteneklerini geliştireceği atölyeler inşa etmeliyiz. Önce yeni nesil araçları öğretmenlerden bile daha hızlı öğrenerek kullanan öğrencilere daha çok sorumluluk vermeliyiz.
Sonra da nasıl bir insan istediğimize karar vermeliyiz. Merakla hareket ederek soru soran, gönüllü bilim öğrenen, çözüm için üreten ve dönüştürme yeteneğine sahip kuşaklar ortak noktamız olsun. Bu dönüşüm için öğretmenin sahip olduğu yeteneklere nasıl katkı yapacağımızı, öğretmenin rolünün nasıl dönüşeceğini konuşalım. Ardında da üretilecek içerik için öğretmeni ve öğrencileri dahil ederek yolculuğa başlayalım. En son araçların ne olacağına karar verebiliriz.

***

'Günışığı çocukları'ndan 23 Nisan'da dijital kutlama

Belki de her çocuğu özgür kılan sahip olduğu engellerden kurtularak hayatın içine katılması... İşte bu pojelerden biri de Günışığı oldu. Türk Telekom'un az gören çocuklar için hayata geçirdiği 'Günışığı' projesindeki çocuklar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın 100. yılını resim ve videolar ile kutladı. Çocuklar tarafından üretilen içerikler www.1asirlikbayram.com sitesinde yayınlandı.
Engelsiz Yaşam Derneği iş birliği ile az gören çocukların görme yetilerini geliştirebilmeleri için hayata geçirdiği kurumsal sosyal sorumluluk projesi 'Günışığı'ndaki çocuklarla, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşunun 100. yılını kutladı. Diğer yandan çocuklar İstiklâl Marşı'nı seslendirdikleri ve kendilerini tanıttıkları videolarla bayram coşkusunu yaşadı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA