Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SALİH TUNA

‘Kılıçdaroğlu kadar başınıza taş düşsün’

Uzun yıllar Fransa'da yaşayan bir yurttaşımızın vatandaşlık başvurusu geçenlerde reddedilmiş.
Haberin ilginç yanı Fransızların gerekçesi:
"Ülkenize olan politik bağlılığınız kanıtlanmıştır... Dolayısıyla ülkemize ve kurumlarına sadakatiniz garanti edilemeyeceği sonucuna varılmıştır..."
Söz konusu gurbetçimizin politik kimliğini sosyal medyadan öğrenmişler.
"Politik kimliği" mi?
Kılıçdaroğlu'nu ve CHP'yi destekleyen paylaşımları varmış!
Sizin anlayacağınız, bu gurbetçimizin suçu, Kılıçdaroğlu'nu sevmekten / desteklemekten ibaret.
Haber sosyal medyaya düşer düşmez CHP'lilerle AK Partililer kıyasıya kapıştılar.
Önce AK Partililer tahrik etti:
"Çok doğru karar, tebrik ediyorum Fransa'yı. Almanya'dan da aynı tavrı bekliyorum..."
CHP'liler cevap verdi:
"Yazıklar olsun. Sırf politik görüş farklılığından dolayı Fransa'nın çifte standart kararını bile savundunuz. Kılıçdaroğlu kadar taş düşsün başınıza..."
AK Partililer karşılıksız bırakmadı:
"Asıl size yazıklar olsun. Neden Fransız vatandaşlığı istiyor ki? Türk vatandaşlığı yetmiyor mu?.."
CHP'liler cevap verdi:
"Bilmeden konuşmayın, çifte vatandaşlık diye bir şey var. Vatandaşlıktan kimse çıkmıyor. Yurtdışında yaşayanlar her türlü hakka sahip olmasınlar mı? Fransa'da Fransız vatandaşı değilsen resmi yerlerde çalışamazsın, iş yeri kuramazsın..."
(....................)
İnanmadınız değil mi?
Haklısınız. Lakin, gurbetçimizin çifte vatandaşlık için başvurusu da reddedilme gerekçesi de aynen vaki.
Sadece ve sadece gurbetçimizin politik kimliği farklı.
Yani, Kılıçdaroğlu'nu değil Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı destekleyen paylaşımlar yapmış.
Haliyle mezkur tepkiler de tam tersi. Sizin anlayacağınız, AK Partililer ile CHP'lileri yer değiştirerek okuyacaksınız.
Neden mi böyle yaptım?
Empati kanalları henüz tümüyle tıkanmamış CHP'lilere nasıl bir "siyasi şizofreni" tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını göstermek istedim.
Dibine kadar yine muhalif olsunlar ama müstevli işbirlikçisi algı operatörlerine meze olmasınlar.
Muhaliflik belasına (farkında olmadan) kendi vatanlarına muhalefet etmesinler.
Türkiye'yi "emperyalist ülke" ilan eden, "PKK'ya teşekkür etmeliyiz" diyen Portakal gibilerin iğvasına kapılmasınlar.
O kadar sinsi algı operatörleri var ki sadece CHP'lilere değil AK Partililere de "işlem" yapmaya çalışıyorlar.
Mesela, hem "AK Parti'yi hiç eleştirmiyorsunuz" diyorlar, hem de yıkıcı olmayan her eleştiriyi, Penguenciler bilmem kimin kellesini istiyor diyerek, fitne fesat için araçsallaştırıyorlar.
Hülasa bir taşla kuş sürüsü vurarak sağlıklı eleştirilere de engel oluyorlar.
Zaten 15 Temmuz'da bu ülkeyi işgalden kurtaran Başkan Erdoğan'a müstevlilerin ağzıyla saldırmadıktan sonra AK Parti'yi yerden yere vursan da bunların nezdinde zerre kıymeti yoktur.
Değil AK Partililere, kimi yurtsever muhaliflere bile tahammülleri yok.
Siyasi hayatları boyunca Erdoğan ve AK Parti'yle hiçbir şekilde yolları kesişmeyen solcu veya yurtsever veya Atatürkçü kimi "muhalifler" Türkiye'nin çıkarına olan politikaları desteklediklerinde anında itibarsızlaştırılıyorlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA