Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bu yazıyı kutsal topraklardan, Medine'den yazıyorum. Türkiye'ye, milletimize, dili, dini, rengi ne olursa olsun yeryüzündeki tüm mazlumlara, tüm sömürülenlere dua ediyorum.

Allah ülkemizin birliğini, dirliğini bozmasın. Tüm dünyaya huzur gelmesini Allah'tan diliyorum.

Fırsat buldukça Türkiye gündemini takip etmeye çalışıyorum. Aman birilerinin Gezi'de yaptığı algı tuzağındayken bu kez düşmeyelim. "Sokak" provokasyonuna en büyük destek eleştiri adı altında olsa da sürekli bu söylemi gündemde tutmaktır.

***

Nerede olursak olalım Türkiye'den ve Türkiye gündemini düşünmeden edemiyoruz.

Türkiye Allah'a çok şükür tarihi öneme sahip bir referandum sürecini geride bıraktı, 'Evet' kazandı, ülkemiz kazandı…

Türkiye'de siyasetteki tıkanan alanları açmak, düğümleri çözmek hep millete düşmüştür. Kurucu irade daima millettir. Millet iradesi, yani sandık demokrasinin omurgasıdır.

16 Nisan referandumunda da böyle oldu.

Yönetimde çift başlılığa son verecek, bürokratik hantallığı bitirip Türkiye'yi hızlandıracak, terörle mücadele kararlılığını güçlendirecek yeni sisteme millet EVET dedi.

***

Ancak referandum sonucu, bazı kesimleri 15 yıldır olduğu gibi bir kez daha mutsuzluğa, çaresizliğe gark etti.

Bunun sorumlusu en başta, aylardır "Hayır oyları açık ara önde" diyerek yurtdışından ithal edilen reklamcıların aklıyla kendi halkına bile yabancı bir 'kampanya' yürütenlerdir.

Bundan önceki seçim sonuçlarında olduğu gibi "şok" olduğunu, "Ülkeyi terk etmek" istediğini söyleyenlerin yanında bu kez Almanya başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesi yöneticisi de "çaresizlik" ve "şok" yaşadı.

Türkiye düşmanı ülkelere, terör örgütlerine, FETÖ'ye, PKK'ya söyleyecek sözümüz yok. Onlar düşmanlıklarını, hinliklerini alçakça sürdürmeye devam edecek. Ama kendisini "muhalif cephe"de gören bu ülkenin vatandaşı kardeşlerimizden artık "Büyük Türkiye" rüyasına ortak olmalarını, Türkiye'yi yönetenlere "nefret" yerine "kardeşlik" duyguları ile yaklaşmalarını beklemek hakkımız.

***

Televizyon ekranlarında ve gazetelerde referandum sonucunun siyasi ve sosyolojik analizi yapılıyor sürekli. Bunları yapmayı sürdürmemiz, birbirimizle iletişimi kesmememiz, "Evet" ve "Hayır"ların anlamını derin derin düşünmeyi sürdürmemiz gerekiyor.

Ancak aslolan milletçe teröre, savaşa, bölgemizde yüzbinlerce mazlumun kanını dökmek pahasına sürdürülen "küresel cinnete" karşı çıkmak ve güçlü Türkiye için tek ses, tek yürek olmamızdır.

***

İnanıyorum ki Türkiye'yi çok daha güzel ve huzurlu günler bekliyor. Halkımız bu referandum sonuçlarıyla içte ve dışta gereken herkese cevabını "adrese teslim" göndermiştir.

Ve millet 16 Nisan referandumunda özetle şunları söylemiştir:

-Ne darbeciler, ne teröristler bani korkutamaz. İrademi değiştiremez.

-Yalanlarla algımı değiştirmek isteyenler de Batılı ülkeler de benim irademi ipotek altına alamaz!

-15 yıldır olduğu gibi AK Parti'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a güvenmeye devam ediyorum.

-15 Temmuz direnişinde yanımda duran, devletin ve milletin bekası söz konusu olduğunda partizanlığı terk eden MHP başta olmak üzere her parti ve düşünceye de güveniyorum.

-Türkiye'nin darbe, kaos, istikrarsızlık ve koalisyon üreten parlamenter sistemini daha da geliştiren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine "Evet" diyorum.

-Bölgemizde akan kanı durdurmanın, mazlumları küresel çetelerin elinden kurtarmanın adresinin sadece daha güçlü Türkiye olduğu gerçeğine inanıyorum.

-Daha demokratik, daha kalkınmış daha güçlü Türkiye için durmak yok yola devam...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN