Türkiye'nin en iyi haber sitesi
RASİM OZAN KÜTAHYALI

Yeniden Hükümet- Hizmet meselesi

Daha önce de bu köşede defalarca Hükümet-Hizmet meselesinin özünün özünü ifade ettim ve çözüm yolunu gösterdim. Dinleyen olmadı. Bilakis sadece fotoğrafı net çektiğim için hakkımda küfür kampanyaları düzenlendi. Amacım bu meselenin güzellikle çözülmesidir. Bu mesele çözülmeden Türkiye normalleşmeyecek. Şu an yaşanan tüm anormal durumların temel sebebi bu meseledir.


***

Hemen hemen tüm yazarlar bu meselelere girmekten korkuyor. Gerçekleri ifade etmek yine bize düşüyor. Hizmet Hareketi bugün artık sadece bir sivil toplum örgütü yani İngilizcesiyle devlet-dışı bir organizasyon olarak görülmüyor. Hizmet Hareketi içinde devlet alanı ile sivil alan çok fazla iç içe geçmiş durumda. Bakın bugün artık herkes biliyor ki Hizmet Hareketi'ne bağlı devlette çalışan yüzbinlerce personel var.

***

İşçisinden alt kademe memuruna, öğretmeninden maliyecisine, istihbaratçısından askerine, polisinden savcısına, üst düzey bürokratından hâkimine ve hatta Yargıtay ve HSYK mensuplarına kadar yüzbinlerce Hizmet mensubu devlet kademelerinde yer alıyor. Bu kişiler bir yandan devlet hiyerarşisine bağlı olmak zorunda; öte yandan da Hizmet'in kendi iç hiyerarşisi var. Ağabeylere bağlılar.

***

Ben şahsen medyaya girdiğim günden beri "Hizmet mensuplarının devlet görevi alması anasının ak sütü gibi helaldir" diye mücadele ettim. Fakat elbette Hizmet mensupları seçilmiş sivil hükümete itaat ederek devlette yer alacaklar. Yoksa geçmişin Kemalist devlet görevlileri gibi sivil hükümete meydan okurlarsa ve kendi iç hiyerarşilerinden emir alırlarsa bu durum demokratik hukuk devletine aykırıdır. Hükümet böyle bir durumu saptadığı günden beri Hizmet'e bağlı medya birimlerindeki bazı tavırlar devletin içinden sivil hükümete başkaldırı olarak değerlendiriliyor.

***

Hükümet ile Hizmet arasında Ağustos 2011'den itibaren sıkıntılar vardı ama esas kırılma 7 Şubat'taki sivil siyasete müdahale girişimidir. Bu olayın ardından Hizmet'in medyasının tam saha pres şeklinde 7 Şubat'taki yargı darbesi girişimini desteklemesi feci bir tavırdı.

***

Bütün doğrudan ve dolaylı Hizmet medyası manşetlerden inanılmaz bir sertlikle atanmış bürokratların ağzıyla seçilmiş hükümete yüklendi. Ardından tam gaz kampanya başladı. Bazı sahte liberal kalemlerin bile Başbakan Erdoğan'a saldırıya geçmesi bu olayla irtibatlıdır maalesef.

***

Bu kritik meseleye yarın SABAH PAZAR'da devam edeceğiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA