X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Beşiktaş'ın şansı %55
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Beşiktaş'ın şansı %55

  • Giriş Tarihi: 19.3.2015
Beşiktaş'ın şansı %55
Beşiktaş'ın şansı %55

Club Brugge dinamik bir takım. Çok klas oyuncuları yok ama çok disiplinli mücadele ediyorlar. Lior Refaelov dikkat edilmesi gereken bir isim

Club Brugge 2-1'in avantajıyla defansif bir anlayışla sahaya çıkıp kontratak deneyecek

"Taraftarı Liverpool maçında olduğu gibi takımını sahipleniyor. Siyah-beyazlıların en büyük avantajı bu. Beşiktaş, Liverpool maçında olduğu gibi kontrollü ama biraz daha ofansif başlamalı."

Beşiktaş tarihi maçlarından birine çıkacak. Club Brugge karşısına Bilic nasıl bir kadro ile çıkmalı, nasıl bir sistem ile oynamalı?
Bilic kadrosunu bir oyuncu dışında şekillendirmiştir diye düşünüyorum. Opare, Pedro, Ersan, Motta, Atiba, Tolgay, Veli, Gökhan, Demba Ba ve Olcay ile sahaya çıkacağını tahmin ediyorum.
Sosa ve Atiba'nın durumları son idmanda ne olur bunu bilemeden bu tahmini yapıyoruz. Beşiktaş'ın Liverpool rövanşına yakın oynayacağını düşünüyorum- ki zaten böyle oynamalı.
Niye 'yakın' kelimesini kullandım; Liverpool maçında doğru bir stratejiyle sahadaydı ama 45 dakika hiç risk almadı. Club Brugge karşısında biraz daha hücum oynayacağını ama kontrollü hücumla biraz da risk alarak maça başlaması gerektiğini düşünüyorum. Club Brugge dinamik bir takım. Çok klas oyuncuları yok ama çok disiplinli mücadele ediyorlar. Lior Refaelov dikkat edilmesi gereken bir isim. İlk maçı 2-1 kazandıkları için sahaya defansif bir anlayışla çıkıp, kontratak deneyeceklerdir. Yakalarlarsa da duran toptan golü düşüneceklerdir. İlk maçta bu konuda etkililerdi. Beşiktaş'ın en büyük avantajı stadın tamamen dolacak olması. Taraftarı Liverpool maçında olduğu gibi takımını sahipleniyor.
Beşiktaş'ın tur şansını yüzde 55 görüyorum.
Demba Ba'nın son haftalardaki formu tartışılıyor.
Başkan Fikret Orman da yaptığı bir açıklamada "Son dönemde beni memnun etmiyor" demişti.
Bu maçta kim kilit isim olur?
Demba Ba'nın bu maçta etkili olacağını düşünüyorum.
3-4 haftadır düşük tempoyla idare ediyordu. Bu maçtaki konsantrasyonu Avrupa maçı olduğu için daha da yüksek olur. Club Brugge deplasmanında ikinci yarı bir 10-15 dakika kıpırdadı. Bu maçta da son haftalara göre daha agresif ve coşkulu olacaktır.
Beşiktaş'ın Club Brugge karşısında alacağı sonuç Pazar günü oynayacağı Fenerbahçe derbisine nasıl yansır?
Beşiktaş rakibini eler ya da eleyemez bu sonuç derbiye yansımaz… Ligin mesafesi kısaldı. Galatasaray'ın 2, Fenerbahçe'nin 4 puan önünde liderler. Fiziki yorgunluk olabilir mi? Onda soru işaretim var. Ama mental bir yorgunluk yaşanmaz. Mental yorgunluğu Balıkesir ve Eskişehir karşılaşmalarında zaten ortaya çıktı. Fenerbahçe karşısında öyle bir yorgunluk yaşamazlar.

Rıdvan Dilmen

BİLİC'İN ADI TARİHE YAZILIR

İsmail Kartal ve Hamza Hamzaoğlu geçen haftanın en çok eleştirilen isimleriydi. Bilic ise iki hocanın hatasını iyi değerlendirip liderlik koltuğuna oturdu. 3 hocanın takımları üzerindeki etkisini ve şampiyonluk yarışındaki şanslarını nasıl değerlendirirsiniz?

Bilic çok zeki ve iyi bir adam… İlk yılında yeni bir ülke tanıdı. Türkiye'deki futbolun gerçeklerini öğrendi. Hakem ilişkileri, oyuncu ilişkileri, taraftar ve medya ilişkilerinin farklı olduğunu gördü. Bu sene uygulamaya geçti. Antrenörlük bilgisi de takım oluşturmada sorun yaratmıyor. Oyuncu ilişkileri, teknik- taktik ve futbolcu geliştirmede kendisini çok başarılı buluyorum. Ayrıca rakip takımların hocalarına göre şanssız bir dönem geçiriyor. Yarışa dezavantajlı başladı. Vodafone Arena'yı görmeden belki de gidecek. Rakipleri 17 maç kendi sahasında oynuyor. Onun, bir tane "ev sahibiyim" diyeceği maçı yok. Beşiktaş'ın tarihinde birkaç başarılı sezon varsa bu da onlardan biridir. Şampiyon olsa da olmasa da oynattığı futbol ve performansıyla hem lig hem de Avrupa'da aldığı sonuçlarla Slaven Bilic adı Beşiktaş'ın tarihine yazılacaktır. Yine de hakemlerle biraz fazla oynadığını söylemek lazım, 4.hakemle birlikte maçı yönetecek neredeyse!

BU KADAR ÖZÜR DİLENMEZ!

Hamza Hoca ile İsmail Hoca'nın ortak yönü ikisi de karakterli insanlar. İkisi de bulundukları yere tırnaklarıyla geldi. G.Saray şampiyonluk yarışında vardı ama oyun ve motivasyon olarak iyi değildi. Ekonomik problemlere rağmen Hamzaoğlu, 'bu fırsat belki bir daha gelmez' diye kendi adına risk alarak teklifi kabul etti. Hem kişiliği, hem antrenörlük bilgisi G.Saray'ı beklentilerden daha fazla başarıya götürdü. Ligde sadece bir maç kaybetti o da Kadıköy'de. Hiç düşünülmeyen oyuncularını kupada deneyerek büyük de verim aldı. Tempolu futbol oynatıyor sezon sonuna kadar da yarışın içinde olacak diye düşünüyorum. Hamzaoğlu ve Kartal'ın sürekli örnek gösterdiğim bir diğer yönü de duygularını rahatlıkla paylaşabilmeleri. Özür dilemek bir erdemdir ama Hamza Hoca'nın artık abarttığını düşünüyorum. Teknik direktörler hata yapacaktır. Bunu beyan da edecektir ama sürekli olarak oyuncudan, taraftardan özür dilemek hele yapılan bir oyuncu değişikliği için özür dilemek hiç doğru değil. "Yasin oyundan çıkar mı" diyenlerden biri de benim. Ama maçın 2-0'dan 2-2'ye gelişinin sadece Yasin'in çıkışı ve birkaç pozisyon değişikliği nedeniyle özür gerektireceğini düşünmüyorum. Kaybedilen her puandan sonra özür hocayı hafifletiyor. Diyelim Yasin çıkmadı, atıldı. 11'e 10 devam etti oyun. Böyle olsa bile 2-2 sürpriz sonuçtur 2-0 sonrası.

KARTAL İSTATİSTİĞE TAKILDI

İsmail Kartal 1980'lerde tanıyıp, birlikte mücadele ettiğim hatta oda arkadaşlığı yaptığım bir isim. Hiç düşünmeden sırtını dayayabileceğin bir arkadaş. Fenerbahçe altyapısı, Mardin, Sivas, Altay, Veselinovic'in ikinci dönemindeki yardımcı antrenörlüğü, Aykut Kocaman ve Ersun Yanal'la devam eden yardımcı antrenörlük... Teknik direktörlük için çok çalıştı. Geldiği yeri de hak etti. İlk yarının bitiminde 39 puan topladı ve geçen yılın gerisinde olmayan bir puana ulaştı. Üstelik Bursa, Trabzon, G.Saray, Beşiktaş deplasmanlarını atlatarak... Şampiyonluğun en büyük adayıyken, 2. yarı birden bire puan kayıpları ve düşüş başladı. Bunun analizini kendisi daha iyi yapıyordur. Takımı etkileyen sakatlıklar oldu ama bir gerçek var ki iki takım arasında 4-2-3-1 ile 4-3-3 arasındaki fark puan kayıplarını gösteriyor. Evet forvetler geçen yıllara göre verimsiz ama F.Bahçe'nin Alex'i feda etmesinin en büyük nedeni 3 forvet oynayabilmekti. Diego'dan sonra 3 forvetle devam etmek takımın savunmasında arızaya neden oldu. İyi giden dönemde Alper olduğu için Diego'yu da kaldırabilirsiniz. Meireles de iyi oynadığı dönemde kesik yedi. Bunlar ince detaylar ama bazen çok önemli olabiliyor. İstatistik çok önemli ama İsmail Kartal'ın en büyük hatası istatistiği gözlemin önünde tutması. İstatistikler, gözleme, bilgiye, tecrübeye, futbolcu geçmişine katkı sağlar. İsmail hocanın en büyük handikapı bilgisayarın önünde çok kalıp bilgi, birikimini istatistiğin gerisinde bırakmış olması. İstatistik gündeme gelecekse Gürkan Kubilay'ın ilginç bir istatiği var. "İkinci bölgeden rakip kaleye ortalama kaç saniyede gidiyorlar?" Beşiktaş 6.4, Galatasaray 7.1 Fenerbahçe 10.3… "İkinci bölgeden rakip kaleye ortalama kaç pas ile gidiyorlar?" Beşiktaş 3.7, G.Saray 3.9, Fenerbahçe 5.1… Tabii ki bunlar takımın hızını gösterir. Bence bunu cebine koyup, diğer istatistikleri arka plana atarak, oyuncunun bireysel yeteneğini ve moral motivasyonunu ön planda tutmalı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.