YAZARA MAİL GÖNDER Kürt'e ne faydası oldu?

YAZARLAR

Kobanililer can havliyle kendilerini Türkiye'ye attı. İki günde 160 bin Kobanili Kürt, IŞİD'in vahşetinden Türkiye'ye sığındı. Sonra bu sayı 200 bini buldu. Yalınayak, elde avuçta hiçbir şeyleri olmadan Suruç'a gelen Kürtlerin hali iç burkan görüntülerdi.
Kobanililer, Türkiye'ye adım attıkları ilk andan itibaren AFAD, Kızılay, Mehmetçik canla başla çalışıp bu mazlum olan insanların yardımına koştu.
Kızılay ilk andan itibaren yemek dağıtmaya, AFAD çadırları kurmaya, Sağlık Bakanlığı yaralıları hastaneye taşımaya, tedavi etmeye, Hükümet yetkilileri ise misafirleri en iyi şekilde ağırlamak için elinden gelen gayreti göstermeye başladı.
Tüm bunlar yaşanmıyormuş gibi 'Kürt siyaseti' yaptığını iddia eden bazı isimler ısrarla ve inatla bir propagandaya başladı. Sorumsuzca "Türkiye IŞİD'e destek veriyor" yalanının bölgede kardeşleri için yüreği yanan Kürtleri kışkırtacağı biliniyordu.
Demirtaş'ın "IŞİD'in elinde Amerikan ve Rus yapımı silahlar var" demesine rağmen Türkiye'yi "IŞİD'çi" diye suçlamanın kime ne faydası var? Üstelik Türkiye terör örgütü ilan etmiş IŞİD'i.

***
Türkiye Kobanili Kürde kucağını açmışken "Tezkereye Hayır" diyen HDP'nin "Kobani için milleti sokağa çağırması" çelişkidir. Çözüm süreciyle kazanılan barış ikliminin bir çırpıda kaybedilmek istendiği anlamına gelir. HDP kanadı bununla da yetinmedi, Kandil'in "Kobani düşerse Çözüm Süreci biter" argümanını da dillendirdi.
HDP, Çözüm Süreci için siyasi muhatap olarak alındı. Ama unutmasınlar ki sürecin asıl muhatabı bizzat Kürt halkıdır. HDP de kendi ifadeleriyle Kürtlerin sadece yüzde 20'sini temsil ediyor. Zaten Çözüm Sürecinin en büyük destekçisi de Türküyle Kürdüyle bu millettir.
Milletin gözü gibi koruduğu Çözüm Süreci üzerinden tehditvari açıklamalar yapmak, Kürt siyasetinin Kürtleri de anlamadığını gösteriyor. Kürtler bölgede son yıllarda yakaladığı huzuru hiç kimse için hiçbir şey için feda etmeyecektir.

***
Kobani de göz göre göre yaşanan katliamların sorumlusu IŞİD, Esed, ABD, Fransa, Rusya değil de Ankara mıdır? Bütün siyasi analizlerinizin sonucunda gelip burada mı durdunuz?
Esed 200 bin insanı katlettiğinde, kimyasal silah kullandığında tek bir eylem yapmayanların, sadece Kobani'ye odaklanması pragmatist bir siyaset örneğidir.
Hani mazlumlar arasında ayrım yapılmazdı?
Oysa bölgede çözülmesi gereken büyük bir sorun var. Esed gitmeden ne Suriye halkı ne de Kürtler rahat edebilir mi? Esed gitmeden ülkemize gelmiş iki milyon insan Suriye'ye dönebilir mi?
HDP gibi meşru zeminde siyaset yapan ve Çözüm Süreci ortaklarından olan bir siyasi partinin meşru zemin dışına çıkmasının hiçbir mantıklı açıklaması ve gerekçesi olamaz.
Yakıp yıkan yağmalayan ve ölümlere neden olan HDP'nin çağrısının, CHP'den, Gezicilerden, Paralel yapıdan destek bulması ne anlama geliyor?
Şu anda bu ülkede Kürtlere karşı ret ve asimilasyon politikasını elinin tersiyle itmiş bir Hükümet var. Son 30 yıldır hangi iktidar Kürtleri bu denli sahiplenip onların gasp edilen haklarını vermek için mücadele etti?

***
Başbakan Davutoğlu "Biz Kobani'ye yardım etmek için her şeyi yapacağız. Onlar bizim kardeşlerimiz. Ama eğer Kobani'ye müdahale ihtiyacı var diyorlarsa, biz de tüm Suriye'de, tüm sınırımızda böyle bir ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz" diyerek Türkiye'nin bölgedeki sorunu bir bütün olarak gördüğünü ifade etti.
İşte bölgede yeniden hortlatılmak istenen kardeş kavgası var. Her eylemden yine Kürtler zarar görüyor.
Sokakları ateşe vermenin, Kürt esnafın dükkanını yağmalamanın, kendi kardeşini katletmenin Kobani'ye, Kürtlere ne faydası oldu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.