YAZARA MAİL GÖNDER İkili sıkıştırma ve Yeni Türkiye...

YAZARLAR

Türkiye, önümüzdeki dönemde "ikili sıkışma" ile karşı karşıya...
Madalyonun hem iç hem de dış yüzü söz konusu.
İçeriden başlayacak olursak...
"Muhalefet sorunu!" birinci sırada.
Hazirandaki genel seçimlerde, mevcut siyasal tablonun değişmeyeceği o kadar yaygın kanı ki... Muhalefetin iktidar olma potansiyeli taşımaması, ülkede stresi artıran ana unsur. Bugün, İç Güvenlik Paketi bahanesiyle TBMM'de sergilenen tablo, kürsü işgalleri, kavgalar bile muhalefet yetersizliğinin tezahürü. Buna bir de desteklediği siyasal partinin görünür gelecekte iktidar olamayacağını bilen seçmenin memnuniyetsizliğini de eklediğinizde, sıkışıklık giderek artmakta. Demokratik tahammülün erozyonu ise işleri iyice güçleştirmekte.
CHP'nin kabuk değiştirip değiştirmeyeceğini, HDP'nin parlamentoda olup olamayacağını, MHP'nin yola kiminle ve nasıl devam edeceğini hesaba katmak lazım. Muhalefetin güçlü önyargısı nedeni ile iktidar partisinin diyalog kapılarını eskisi gibi istekli biçimde aralamadığı da düşünüldüğünde, genel seçime rağmen tansiyonun düşmemesi ihtimal dahilinde.
Tabii AK Parti'nin yeni anayasa yapacak siyasal ve sayısal çoğunluğa ulaşıp ulaşmayacağı da ülke içi siyasal denklemin belirleyici bilinmeyeni.
"Umut vermeyen muhalefet, sandık yoluyla aradığını bulamayan müzmin muhalif kitlelerin sokağa taşan tepkileri, Kürt siyasetinin alacağı şekil, AK Parti'de tesis edilecek dengenin sürdürülebilirliği" içeride dikkatle izlenmesi gereken başlıklar olacak.

***

Dışarıdaki sıkışıklığın Irak, Suriye, İsrail, Mısır hatta İran'la ilgili yönleri olsa da asıl mesele, "İslam dünyasını bölme operasyonunun Türkiye'ye yansımasında..." ABD öncülüğündeki Büyük Ortadoğu ve Ilımlı İslam stratejisinin değişime uğrayacağı, Sünni İslam blokunun baskı altına alınacağı şimdiden görülüyor. Resmi söylem, İslam'la terörü yan yana getirmese de pratikte El Kaide ve DEAŞ tipi terör örgütlerinin Sünni İslam'dan neşet ettiği kanaati batılı toplumlarda yaygınlaşmakta. Müslüman Kardeşler ekolünün Mısır'da darbe ile ezilmesi de başlı başına gösterge.
AB ülkeleri, Müslüman kökenli vatandaşları için kendi "zihninde reforme ettiği şekli ile İslam'ı tanımlama ve yaşama sınırları" çizmeye çalışırken ABD'nin, "Hangi İslam?" sorusunu ortaya attığı, Şii ve Vahabi çizgisini himaye eden politikalara yöneldiği bir gerçek. Washington'ın İran'a yaklaşımındaki tolerans, Irak'taki mezhepçi ayrışmaya karşı katı duruş sergilememesi, DEAŞ'ın, Şam'daki Esad'dan daha tehlikeli sayılması, Türkiye'nin sınırlı ve zorunlu askeri işbirlikleri dışında bölgesel etkinliğinin sınırlanması ise ipuçları...
Özetle... Yeni Türkiye'nin kaderi, iç ve dış kaynaklı ikili sıkıştırmayı bertaraf etme ve özgün politikalarını uygulama kabiliyetine bağlı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.