YAZARA MAİL GÖNDER Partiler 2015 seçimlerine hazır mı?

YAZARLAR

Siyasete ayar vermek isteyenlerin bir kez daha pusuya yattığı bir dönemdeyiz. Siyaset kulisleri kaynıyor. "Acaba ne yapsak da iktidarın oyunu aşağı çekebilsek?" diyenlerin son umudu AYM...
Onca tezgâha, kuşatmaya rağmen son iki seçimi açık ara farkla kazanan bir partiden söz ediyoruz. Tezgâhlar tutmayınca son çare olarak "baraj"a sarıldılar. Dertlerinin "adil bir seçim sistemi" olmadığını herkes biliyor. Öyle olsaydı bu konu seçimlere bir yıl kalmadan önce gündeme taşınır, belki de çözülürdü.
Bu yüzden çaresizler. Çaresizler çünkü seçimlere, 6 ay gibi kısa bir süre kalmasına rağmen muhalefette iktidar umudu veren bir parti yok. Olmadığını o partileri yönetenler de biliyor.
İşte bu çaresizlik yüzünden eski Türkiye bürokratları devreye sokulup, oyunun kurallarını değiştirme hesapları yapılıyor. Siyaset üretilse, bu bürokratik zihniyete önce o muhalefet partileri karşı çıkar, "siyasete ayar veremezsiniz" diye ayağa kalkar. Ama gördüğünüz gibi, bürokratlar özel kulislerle gündem yaratıyor, muhalefet partileri de mal bulmuş mağribi gibi onların peşine takılıyor.
Durum muhalefet açısından vahim... Şimdi gelin, bu manzaraya yol açan siyasi partilerin nelerle uğraştığına bakalım. İçeriden ve dışarıdan kuşatmaya uğrayan ve 12 yıldır iktidarda olan AK Parti, tarihimizin iki kritik sorunu, Kürt ve Alevi meselesini siyasetin önünü açan "çözüm süreci ve açılım"la, ekonomiyi yeni reformlarla, dışarıdan sıkıştırılmayı çok yönlü dış politikayla aşmaya, çözmeye çalışıyor. Dahası "Dünya 5'ten büyüktür" diyerek, eski dünyanın siyaset sistemine meydan okuyarak kitlesine umut veriyor.
Bu arada, sınırlarımızda yaşanan gerilim ve riskleri bir yana bırakıyorum, AK Parti bir başka şey daha yapıyor: İl, il, ilçe ilçe coşkulu kalabalıklarla kongreler yapıyor. Hem kadrolarını yeniliyor, hem de yeni aktörlerle motive ediyor.
Peki, muhalefet partileri ne yapıyor? MHP'de de benzer bir kongre heyecan var ama siyasi söylem yerel seçim öncesini aşamıyor. Ana muhalefet partisi CHP'den ise çıt çıkmıyor. O da yerel seçim ve cumhurbaşkanlığı seçim stratejisinin üzerine yeni bir şey koymuş değil. Ne dünle yüzleşebiliyor, ne de yeni bir gelecek vizyonu çiziyor.
Bırakın yeni siyasetlerin tartışıldığı görkemli kongreleri, CHP'de, kongreyle gelen yönetimler bile atamayla değiştiriliyor. Türkiye toplumunu heyecanlandıracak yeni bir siyaset ortaya konmadığı gibi parti içi yarışın önünü açacak ön seçim işareti de yok.
HDP'ye gelince... Önündeki yüzde 10 baraj ayıbının seçimlere 6 ay kala, kalkma ihtimali az görünse de tek engel bu değil. İmralı-Kandil arasına sıkışması, 6-7 Ekim olaylarının ağır faturasıyla "Türkiyelileşme" fırsatını kaçırması, HDP'nin işinin kolay olmadığını gösteriyor. Çözüm sürecinin yasal altyapısının oluşması, Öcalan'ın önünün açılma ihtimali bu durumu daha da derinleştirecek. Ayrıca seçimlere parti olarak mı yoksa eskisi gibi bağımsız mı gireceği de belirsiz. Her ihtimalde oyunu koruması bile başarı sayılır.
Sonuca gelirsek... Bırakın seçim anketlerini bu verilerle bile önümüzdeki seçimlere en hazır parti yine AK Parti. Anayasa Mahkemesi'nin devreye girip girmeyeceği bu durumu çok değiştirmeyecek görünüyor. Seçimlerin belirleyici unsuru, ekonomi, istikrar ve değişim umududur. Toplum, Haziran 2015 seçimlerine de bu ölçüyle gidecek. AK Parti'nin farklı bir sürpriz yapması bile mümkün.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.