Türkiye'nin en iyi haber sitesi
EMRE AKÖZ

"Vasfın nedir evladım?"

Siyaset bilimci Mümtazer Türköne, bir konferansta, "Devlet dindar nesil yetiştiremez çünkü neye el atarsa kurutur" demiş.
Kurutur mu, kurutmaz mı, bilmiyorum ama konu açılmışken olayın başka bir yönüne değinmek isterim...
Geçenlerde Tarih ve Kültür Araştırmaları Derneği'nden davet ettiler. Epeydir bu tür davetlere gitmiyordum. Genç arkadaşları reddetmek içimden gelmedi.
Sohbet konumuz Küreselleşme Çağında Medya idi. Yeri geldi, çoğunluğu dindar-muhafazakâr gençlerden oluşan dinleyicilere şu anekdotu anlattım:
Kayınpederim Hadi Çintay, gençliğinde, Vakko'nun kurucusu Vitali Hakko'nun kardeşi Albert Hakko ile iyi arkadaşmış.
Bir gün telefon etmiş: "Albert sana çok temiz, çok namuslu bir adam gönderiyorum, hemen işe alıyorsun..."
"Olur, Hadiciğim..." demiş Albert Bey, "gönder, kapıcı yapayım..." Hadi Bey bozum olmuş: "Yahu pırıl pırıl bir adam gönderiyorum, sen kalkıp kapıcı yapıyorsun."
Albert Bey'in cevabı, hepimizin kulağına küpe olmalı: "Çok namuslu demedin mi? Öylesinden ancak kapıcı olur."
Hakikaten de en önemli özelliği güvenilirlik olan bir kişi fabrikada ne işe yarar? Ya kapıcı olur ya bekçi...
Bu anekdotu anlattıktan sonra şöyle devam ettim: Diyelim ki iş için bir şirkete başvurdunuz... İnsan kaynakları müdürü soracak:
"- Vasfın nedir evladım?"
"- Dindarım efendim."
"- İyi ama biz mühendis arıyoruz."
Bunu anlattığımda salondaki gençlerin bozulacağını sanmıştım. Tam tersi oldu. Espriyi hemen anlayıp kahkahayı bastılar.
Kentli gençlerin çoğu farkında: Bizim bilgili mühendislere, kaliteli doktorlara, yaratıcı mimarlara, basiretli beyaz yakalılara ihtiyacımız var.
Dindar da olurlarsa ne ala! Ama birinci şart değil, hele biricik şart hiç değil.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA