Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Ben olsam otomobil reklamlarını da yasaklardım

Alkollü içkilere ve sigaraya, nargileye getirilen yasaklamalar, özellikle gençlerin vücut ve ruh sağlıklarını korumayı amaçlıyor.
Bu yasaklamaları savunanlar, bunların Batı ülkelerinde de var olduklarını söylemekteler.
Açıkçası bu yasaklamalardan bazıları Amerika'da da İngiltere'de de var. Sigara bağımlılığına ve alkolizme dönük önleyici kampanyalar da, yasaklamalar da her gelişmiş ülke için söz konusu.
Bırakın alkolü ve tütünü, tuz ve şekerin aşırı kullanımının önlenmesi için de gelişmiş ülkeler bazı önlemler almaya başladı.
Ama bu ülkelerin televizyonlarında sigaranın veya alkollü içkiyle dolu bardakların noktalarla veya çiçek desenleriyle karartıldıklarını hiç görmedim. Ya da içkili lokallerin kiliselere veya havralara olan yakınlıklarına göre ruhsat alabildiklerini de pek duymadım.

Yasakçılık merakı
Bizdeki yasaklamalar temelde gençlerin ruh ve vücut sağlıklarını koruma amaçlı olsalar bile, bizim coğrafyamıza özgü dürtülerden de esinlenmekteler.
İster seçilmiş milletvekili olun, isterse bir yüksek bürokrat veya bir general olun, eğer bir şeyleri yasaklamak konulu yetkilere sahipseniz hayat tarzınıza, dünya görüşünüze veya inancınıza uyarlı yasaklamaları hemen uygulamaya sokarsınız.
Buna sadece bir örnek, başı örtülü genç kızların üniversiteye girmelerinin yasaklanması değil midir?
Bir de bu yasaklamaların kapsamları belirlenirken getirilen istisnaların garipliği vardır bizim coğrafyamızda... Mesela alkollü içkilere ilişkin yasaklamalarda "Turistik işletmeler"in ayrıcalıklı konumda tutuldukları görülmüyor mu?

Ben olsaydım...
Yani turist olmayanların ruh ve vücut sağlıkları korunurken, yerli veya yabancı turist olduğunuz zaman kanun koyucu sizi kaderinizle baş başa bırakıyor.
Akşam saatlerinde içki satışının yasaklanmasındaki gibi, mesela akşam saatlerindeki TBMM oturumlarında milletvekillerinin birbirleriyle kavga etmeleri, birbirlerine hakaret etmeleri de yasaklansa, ne iyi olurdu...
Ben bazen kendi kendime "İyi ki milletvekili falan değilim" diye düşünürüm. Çünkü bana kalsa sigaradan da alkolden de çok daha zararlı araçlar, gereçler ve alışkanlıklar var yaşamımızı etkileyen. Ben olsam bütün bunları da yasaklardım.
Bazı örnekler vereyim...
- Otomobil reklamlarını hemen yasaklardım. Trafik kazalarındaki can ve mal kayıplarının da, kentli yaşamı felç eden trafik tıkanıklıklarının da sorumluları olan otomobil satıcılarına, reklam sınırlamaları getirirdim.

Yasaklamak kolaydır
- Ülkemizdeki kadınlara dönük şiddeti ve aldatılan erkeklerin öfkelerini dizginlemek için, televizyon dizilerindeki fettan kadınların yüzlerini noktalarla karartırdım.
- Cep telefonu denilen global bağımlılık aracının yollarda kullanılmasını yasaklardım. Özellikle yoğun trafikte karşıdan karşıya geçen yayalardan aynı anda SMS atanları ağır hapis cezalarına çarptırırdım.
- Ortalama insanımızın en basit konularda bile bilgisiz olduğunu düşündüren ve toplumun moralini bozan televizyonlardaki bilgi yarışmalarının sorumlularına dönük yasaklamalar ve cezalar ihdas ederdim.
Bütün bunların ötesinde şunu söylemek mümkün.
Demek ki sivil demokraside çeşitli konulardaki yasaklamaları kanunlaştırmak, yeni bir Anayasa yapmaktan kolaymış. Oysa darbeci generaller her şeyi yasaklarken bu arada Anayasa da yaparlardı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA