Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MELİHA OKUR

Doğu'nun portatif enerji santralleri ne oldu?

Yanlış anlamayın. Giden canlar, akan kanlar unutulmamalı. Ama bölge sıkıntılı ve acılı. Elbette para her şey değil. Gelin görün ki, burada ticaret yasaklarla engellenmiş.
2000'li yılların başında Yüksekovalılar İran'a geçerek çay ve şeker getirir, üzerine küçük kârlar koyarak Yüksekova'da satarmış.
Ne yazık ki, terör ve idari sıkıntılar nedeniyle sınır ticareti yasaklanınca İran halkı durumu fırsata çevirmiş. İranlılar listelerde turist olarak görünüyor ama Türkiye'ye mal satmaya geliyorlarmış.
Buna karşı çıkan gruplar iyi bilmeli ki; artık parayı İranlı turistler kazanıyor.
Öyle ya, başkasına kendi vatandaşından daha fazla hak veren bir devlet zayıflamaz mı?
Yine 2000'de Yüksekova'da çok ciddi mazot ticareti yapılıyormuş. Güvenlik kaygısıyla bu da durmuş.Fakat iş durmuyor ki? Petrol ve mazot kaçak yollardan girmeye devam ediyormuş.
Olan yine vatandaşa olmuş, kazanç kapısı kapanmış. Devletin vatandaşa vereceği hak yine birilerine hediye olarak sunulmuş! Yazık, yazık...
Yüksekova, İran ve Irak'a çok yakın. Gelin görün ki, yanlış teşvik politikası yüzünden bu durum fırsata çevrilmemiş. Bölgeye stratejik anlamda nitelikli bir organize sanayi bölgesi kurulamamış.
Eğer bu imkânlar sağlanabilmiş olsaydı, Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu'sunda yaşayan vatandaş İran ve Irak'a özenmezdi!.. Türk halkı bölünme korkusu yaşamazdı.
Diyorum ki, artık yeter! Yapamadığımız her bir işlemin faturasını acı çeken halkın üstüne yüklemekten vazgeçelim. Kendimize gelelim. Anlayalım. Yüksekovalı diyor ki; "Doğu anlatılmaz, yaşanır!"
Bu arada çok merak ediyorum: İran'dan getirilen mazotla çalışan ve elektrik üretilen portatif enerji santralleri ne oldu? Acaba çalışıyor mu?
Yanıt bekleyelim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA