Yusuf YALKIN: Tek suçlu Aslı mı?

Giriş Tarihi: 22.8.2015
Olimpiyat Şampiyonu Aslı Çakır Alptekin'in doping hadisesi spor camiasının üzerine bir kara bulut gibi çöktü. Bunu tümüyle sporcunun üzerine yıkmak ve Aslı'yı "günah keçisi" ilan edip olaydan sıyrılmak hiç de vicdani değil! Dopinge karşı "sıfır tolerans" sloganıyla hareket edenlerin, bu problemin hiç de basit olmadığını ve söylemle bitmeyeceğini bilmeleri gerekir. Neden böyle düşünüyorum? Size TBMM'nin Araştırma Komisyonu Raporu'nda yer alan ifadelerin bir özetini sunuyorum. Bakınız sporcular neler demişler: "Bir turnuva öncesinde antrenörüm beni bir eczaneye götürdü. Burada bana bir iğne yapıldı. 'Bu nedir?' dediğimde, vitamin olduğu söylendi. Bundan dolayı dopingli çıktım ve 2 yıl ceza aldım. Bir sporcu cezadan sonra psikolojik bunalıma giriyor. Bir senedir psikolojik tedavi görüyorum. İlk cezadan sonra ilaç kullanımına dikkat etmeye başladım. Sporcu, antrenör ne derse onu yapar. Sporcunun işi spor yapmaktır. Bu işin önüne geçilmesi için doping maddeleri nedir, yan etkileri nelerdir, bu konuda antrenörlerin ve sporcuların bilgilendirilmesi gerekir. Başarılı olduğunuz zaman WADA'nın takibine giriyorsunuz. IAAF sizi izliyor. 2010'dan beri WADA'nın kontrolündeyim. İngilizce bilgimiz yeterli olmadığı için formları yanlış dolduruyoruz. Sporcuların bilinçlendirilmesi gerekir. Davam henüz devam ediyor.. Sporcularda ve antrenörlerde bilgisizlik ve eğitimsizlik had safhada…" Şimdi soruyorum:
Dopingden uzak durması için kaç sporcuya, kaç kez eğitici seminerler ve ikna edici bilgiler verilmiştir?
Kaç sporcuya konuyla ilgili psikolojik destek yapılmıştır?
Kaç antrenör ve spor yöneticisine doping konusunda eğitim ve bilgi verilmiştir?
Sporculara ve antrenörlere isimleri gizli kalmak koşuluyla bugüne değin kaç kez 'Doping anketi' yapılmıştır? Yapıldıysa, ortaya nasıl bir sonuç çıkmıştır?
Türkiye'de mevcut lisanslı sporcular arasında "Eğitim düzeyi" araştırması yapılmış mıdır?
Türkiye'nin sporcu envanteri çıkarılmış mıdır? Tüm bunları görmezden gelip, sadece Aslı ve benzerlerini suçlayarak şampiyonluk yoluyla elde ettikleri hangi imtiyaz, imkân ve avantajları yitirdiklerini irdelerseniz, sonuçtan sebebe gitmiş olursunuz. Böylelikle de yanılırsınız! Çünkü bir mesele, ancak sebepten sonuca gidilerek kökten çözümlenebilir. Sebepler durdukça, sonuç hep aynı olacaktır… Bu nedenle, Aslı'nın 2.575 cumhuriyet altınını, sporcu şeref aylığını, spor alanlarına ömür boyu serbest giriş hakkını kaybetmesini, spor müşaviri olamayacağını, sözleşmeli spor uzmanı ve antrenör olarak çalışamayacağını, jübile yapamayacağını, KPSS puanı şartı aranmaksızın beden eğitimi öğretmeni olarak atanamayacağını yüzlerce kez yazsanız bir şey değişmez!

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Yusuf YALKIN: Tek suçlu Aslı mı?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN