Yemek savaşlarına son verin!

Giriş Tarihi: 8.8.2017 11:35 Güncelleme Tarihi: 21.8.2017 16:18
Yemek savaşlarına son verin!

Çocuğunuz, özenle yaptığınız yemekleri yememekte direniyor ve saç tellerinizin havalanmasına neden oluyorsa, aranızdaki bu soğuk savaşın ısınmasına izin vermeyin. Yemek zamanlarını daha eğlenceli hale getirin.

Birbirinden farklı sebzelerle hazırladığınız ve çocuğunuzun beğenerek yiyeceğini düşündüğünüz yemek, tabakta öylece dokunulmamış şekilde duruyor mu? Kaşığı elinize alarak, sofrada hala vakit geçirmeye çalışan ve oyun oynayan çocuğunuzun ağzına yemekleri tıkmaya çalışmayın. Çocuğunuzla yaşayacağınız yemek savaşlarına bir son vermek ve yemek zamanlarını daha keyifli saatlere dönüştürmek için, Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gökçe Günbey Elemen'in önerilerini mutlaka okuyun.

Fizyolojik gelişimin bir parçası

Doğumdan sonra ilk altı ay anne sütü veya formül mama ile beslenen ve ayda en az 500-600 gram kilo alan bebeklerin, 6. aydan sonra ek gıdaların başlanması ile birlikte fizyolojik olarak kilo alımı yavaşlar. Özellikle 1 yaş sonrasında yemek seçme, yemek yemeyi reddetme, iştahsızlık gibi problemlerin de eklenmesi ile anne ve babalar için yemek saatleri bir sorun haline dönüşebilir. Aslında bu durum çocuğun fizyolojik gelişiminin bir parçasıdır ve normal bir süreçtir.

Ancak aile bireyleri bu dönemi iyi idare edemediğinde çocukta kalıcı hale gelebilen yeme problemleri ortaya çıkabilir. Yemek saatleri hem çocuk, hem anne-baba için işkence haline dönüşebilir. Özellikle 2 yaş dönemindeki çocuklarda doğal olarak gelişen inatlaşma ve her şeye itiraz etme hali, yemek saatlerine de yansıyarak anne-babayı çaresiz bırakır. Çocukların ileride doğru beslenme alışkanlığı kazanması için ebeveynlerin 1-2 yaş dönemindeki zorlu süreci iyi yönetebilmeleri gerekir. Yemek saatleri tüm ailenin bir arada olduğu keyifli ve sosyal ortamlara dönüştürülmelidir.

Farklı besinlere geçerken…

Anne-baba veya bakıcının yemek yeme alışkanlığı çocuğu ciddi şekilde etkiler. Yemek seçen anne-babanın çocuklarında da aynı davranışların gözlenmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle çocuklara doğru örnek oluşturan yemek yeme davranışlarının sergilenmesi gerekir. Çocuk anne-babasının bir yemekten hoşlandığını görürse kendisi de onlara katılmak için o yemeği denemek isteyecektir. Yeni ve farklı bir yiyeceğe bazen itiraz edebilir ve yememek için tepki gösterebilirler. Yapılan en büyük yanlış çocuğu yemesi konusunda zorlamaktır.

Tehditle ya da ödülle zorlanan çocuk benzer davranışı kullanmayı öğrenecek ve istediğini elde etmek için bunu koz olarak kullanacaktır. Yeni ve farklı bir yemek denerken, tabağına az bir miktar konarak çocuğa denemesi teklif edilmeli, asla zorlanmamalıdır. Bir süre sonra aynı yemek bir başka ortamda, başka bir şekilde sunularak denenmelidir. Bazen çocuklar tek tip beslenmeden hoşlanabilirler.

Çocuğunuzla inatlaşmayın

Anne-babaların, yemek yeme konusunda çocuklarla inatlaşmaları problemin daha da artmasına yol açabilir. Çünkü anne-babasının aşırı hassasiyetini gören çocuk, zaman içinde yemek yoluyla tüm isteklerini yaptırabileceğini öğrenir. Bu durum zamanla aile ile çocuk arasında ciddi iletişim problemlerine yol açabilir. Ayrıca, çocukluk döneminde davranışı geliştiremeyen kişilerde ileriki yaşlarda da çeşitli beslenme problemleri görülebilir. Beslenme her canlı için doğal bir ihtiyaçtır.

Bu ihtiyacın bebeklikten itibaren keyifli ve mutlu bir ortamda gerçekleşmesi; çocuğun tüm hayatını etkileyen beslenme davranışının gelişmesinde rol oynar. Anne-babanın, bakıcının masada yemek yeme biçimleri, yemek sırasındaki konuşma ve davranışları çocukların doğru yemek yeme alışkanlığı kazanmasında önemlidir.

Doğru beslenme alışkanlığı kazandırma yolları

Çocukların beslenme alışkanlığı süt çocukluk döneminde başlar ve erişkin döneme doğru uzanır. Bu sürecin doğru ve sağlıklı bir şekilde oluşturulması için anne-babaların dikkat etmesi gereken noktalar şöyle sıralanabilir:

Yemek için yeterli zaman tanıyın ve kendi kendine yemesine izin verin.

Yemek saatlerinin stresten uzak olmasını sağlayın.

Ana ve ara öğünlerin arasında en az 2 saat olmasına dikkat edin.

Başka çocuklar örnek gösterilerek kıyaslamayın.

Çocuğu yemek konusunda tehdit etmeyin veya ödüllendirmeyin.

Televizyon veya oyunla ya da arkasından koşarak yemek yedirmeye çalışmayın. Bu davranış, çocukta yemek yeme bilincinin oluşmasını engeller.

Çocuğun yemek porsiyonlarını kendinize göre değil çocuğun gereksinimlerine ve yaşına uygun olarak hazırlamaya dikkat edin. Çocuğu gerekenden fazla yemesi için zorlamaya çalışmayın.

Yemeği bitirmesi için yeterli zaman verin, ancak bu sürenin yarım saatten fazla olmamasına dikkat edin.

Çocuklar dönem dönem bir gıdaya aşırı düşkünlük gösterirken, bir diğerini reddedebilir. Bunun geçici bir süreç olduğunu bilmeli ve bir süre sonra hiç yemediği gıdayı farklı bir şekilde sunarak tekrar denemelisiniz.

Yiyecekler çocukların kolay tüketebileceği şekilde hazırlanmalıdır. Küçük dilimlenmiş havuç, salatalık, küçük şekil verilmiş köfte, sigara böreği; çizgi film kahramanlarından esinlenerek hazırlanmış, kurabiye, kek gibi yiyeceklerle hazırlanabilir.

Kendi yaşıtları ile grup halinde yemek yemesi, özellikle yemek seçen çocukları farklı tatları denemesi konusunda cesaretlendirebilir.

Çocuklar gördüklerini taklit eder. Bu yüzden çocuğun bakımından sorumlu kişilerin beslenme davranışlarına dikkat etmeleri gerekir.

Çocuklar bazı besin gruplarını yemeği reddedebilir. Örneğin süt içmek istemeyen çocuğa süt, başka bir şekilde sunulabilir. Yine sebze yemeyen bir çocuk için sebze; köftenin, böreğin veya makarnanın içinde sunulabilir.

Et yemek istemeyen çocukların alması gereken protein; yumurta veya kuru baklagiller ile desteklenebilir.

Ekmek istemiyorsa; makarna, patates, bulgur gibi diğer tahıllı gıdalarla alması gereken kalori desteklenebilir.

Çocuğun besin seçimindeki öncelikleri dikkate alınarak farklı tat, farklı renk ve çeşitlilikte besinler hazırlanmalıdır. Sağlıklı beslenmeyi sağlayacak sonsuz sayıda besin birleşiminin yapılabileceği unutulmamalıdır.

Yemek saatlerinin; sohbetlerin yapıldığı ve çocuğun hoş vakit geçirebildiği zamanlar olmasına özen gösterilmelidir. Doğru ve dengeli beslenmek çocuğun hem fiziksel hem de ruhsal gelişimi açısından çok önemlidir. Ailesinden doğru beslenme davranışını öğrenen ve bu şekilde yeterli ve dengeli beslenen bir çocuk fiziksel olarak istenen ve beklenen şekilde büyüyecektir.

Hazırlayan: Şenay ÇELİK

ARKADAŞINA GÖNDER
Yemek savaşlarına son verin!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN