Şimdi sanat moda

Tasarımcı kimliklerini beslemek, form üzerinde düşünmek ve bazen de sadece rahatlayıp uzaklaşabilmek için uğraşıyorlar sanatla. Son dönemin önde gelen moda tasarımcıları sanattan besleniyor. Bunun için de her biri saatlerini atölyelerinde geçiriyor

Şimdi sanat moda
Moda tasarımı sanatın bir dalı mıdır? Yıllardır moda dünyasında bu soru tartışılır durur. Moda sanat mıdır, değil midir tartışmasını işin uzmanlarına bırakalım. Ancak yadsınamaz bir gerçek var ki o da sanatın moda tasarımcısını her açıdan beslediği.
Tasarımcılarla sanat arasındaki bağ o kadar kuvvetli ki büyük kısmı kendilerine ayırdıkları zamanların içinde sevdikleri sanat dallarıyla uğraşmak için atölyelerine kapanıyor. Biz de son dönemde moda dünyasında ismini güçlendiren altı tasarımcıyla atölyelerinde bir araya geldik ve onların sanat çalışmalarına seyirci olduk. Moda ve sanatın çok pararlel olduğunun altını çizen tasarımcılar insan vücudunun temelde olması nedeniyle en çok resim ve heykel ile ilgileniyor. İşte size birbirinden güzel eserleri önünde Asli Filinta, Gamze Saraçoğlu, Hatice Gökçe, Başak Cankeş, Özgür Masur ve Emre Erdemoğlu...

ASLI FİLİNTA
HEYKELLE FORM TANIMINI YENİDEN KEŞFETTİM

Yaklaşık üç yıldır heykelle uğraşıyorum. Aralıklarla da ders alıyorum. Bilkent Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun olduktan sonra New York Parsons The New School for Design'da moda tasarımı eğitimi aldım. Heykel, eğitimim içinde yer alan dal değildi. Ancak bu sanat dalıyla ilgilendikçe daha çok bağlandım ve sevdim. Hem aile dostumuz hem de beğendiğim bir heykel sanatçısı olan Oya Sabahlar'dan haftada bir gün ders alıyorum. Heykelle uğraşmak bana form tanımını yeniden öğretti, kıyafetlerdeki kalıp çalışmalarına farklı bir bakış açısı kazandırdı. Bakmakla görmek arasındaki ince farkı heykelle uğraşırken anladım. Portre çalışıyorum ağırlıklı. Mesela kocamın heykelini yapıyorum şu anda. Yüzündeki her noktayı sanki yeni görmüşüm gibi oluyor, baktıkça şaşırıyorum, "16 senedir hayatımda olan birini, nasıl daha önce görmemişim" diyorum.



GAMZE SARAÇOĞLU
KOLAJ YAPARKEN KAFAM RAHATLIYOR

New York Parson The New School for Design'da okurken kolajla tanıştım. Bu uğraş zamanla hobi haline dönüştü.Özel bir hoca ile çalışmadım fakat okuldaki eğitmenlerim beni destekledi. Kolajda önemli olan malzeme kalitesi. Kolajla uğraşırken kafamı rahatlatıyorum, keyif alıyorum. Kesinlikle teknik ve malzeme kullanımı olarak mesleğimde beni çok besliyor, yaratıcılık sınırlarımı genişletiyor. Bunun yanında farklı disiplinlerle tanışmamı sağladı. Şu an sadece keyif aldığım için bu sanat dalıyla ilgileniyorum ama bir gün belki de eserlerimden oluşan bir sergi yapabilirim.



HATİCE GÖKÇE
HAYAL DÜNYAMDAKİ RENKLER ORTAYA ÇIKTI

Çok yakın bir arkadaşımdan görerek iki yıl önce minyatür ile ilgilenmeye başladım. O zamandan beri Gülçin Anmaç'tan ders alıyorum. Minyatürü öğrenmek için bir ustadan üç yıl eğitim alıyorsunuz. Ardından kendiniz devam ediyorsunuz. Aynı resim gibi belli teknikleri var. Güzel Sanatlar Fakültesi'nden mezun olduğum için belki de biraz daha kolay adapte oldum.
Bu eğitimi almamın sebepleri moda ve minyatürü bir araya getirmek tabii ki. Sadece hobi olarak başlamadım. Sergiler yapmayı planlıyorum. Çok hızlı çizen biriyim ama minyatür beni yavaşlattı. Bir işi bitirmek üç ay falan sürüyor. Ağırlıklı olarak siyah rengi kullanıyorum kendi koleksiyonlarımda. Ama minyatürlerimde sadece doğadaki değil, kendi hayal dünyamdaki renkleri de kullanıyorum. Tabii ki çok farklı... Elim hep çok farklı renklere gitti. Minyatür hayal dünyamdaki rengi ortaya çıkardı. Minyatürle uğraşırken saatlerin nasıl geçtiğini hiç anlamıyorum. Adeta terapi gibi geliyor, çok keyif alıyorum. Dinginleştiriyor ve kalp atışlarınız yavaşlıyor sanki.



EMRE ERDEMOĞLU
SANAT BENİ BESLİYOR

Resim ve heykel en büyük tutkularım. Resimle olan bağım çocukluk yıllarıma dayanıyor. Üniversiteye hazırlanırken ressam Ülkü Kaya Karabiber'den resim eğitimi aldım.
Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Moda Tasarım Bölümü'nden mezun oldum. Resim, heykel, müzik ve tiyatro aynı kampüste olunca hepsiyle bir etkileşim içindeydim.
İnsan formunu ve bu muhteşem yapının nasıl bir estetik duyguyla yaratıldığını araştırırken heykeltraşların işlerini inceledim. Sonunda heykel sanatı da bir tutku oldu benim için. ABu iki sanat dalı tüm eğitim hayatım boyunca hep benimleydi. Şu an da hala kendi evimde ya da atölyemde çalışmalarımı sürdürüyorum. Beni inanılmaz deşarj ettiği için sanatla uğraşmaya özellikle vakit ayırıyorum. İnsan formu her ikisinde de temelde... Beden, form, gusto... Modayla da paralel olduğu için yurtdışı seyahatlerimde de sergi ve müzeleri gezmeye özen gösteriyorum.
Belki sadece modayla ilgileniyor olsaydım tasarımcı olarak bir yerde tıkanıp kalabilirdim. Şimdi bu işe tutkum sayesinde tüm sergileri, müzeleri geziyorum. Daha çok okuyorum çünkü sanat sonsuzdur...



ÖZGÜR MASUR
MODANIN EN ÖNEMLİ İLHAM KAYNAĞI

Lise yıllarından bu yana resimle uğraşıyorum. İlk olarak karakalem ve suluboya teknikleri ile ilgili deneme ve çalışmalarım oldu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'ne girdim, o dönemde de resim çalışmalarımı sürdürdüm. Moda tasarımı eğitimi alırken zaten yoğun olarak moda çizimi yapıyoruz fakat seramik heykel gibi diğer farklı sanat dallarında seçmeli olarak çalışmalar yapma şansı yakalıyorsunuz. Ben özellikle resim ve seramik çalışmalarına yöneldim. Üniversitede birbirinden değerli hocalarla çalışma imkanım oldu, ondan sonra da tekrar özel ders almak yerine kendi başıma çalışmalarımı yürüttüm. Fırsat bulduğum her yerde çalışıyorum. Her zaman "Moda sanat mıdır?" diye tartışılmıştır. Bu konuda moda tasarımı yaparken anlatım dilinizin ne olduğu önemli. Eğer hikayenizi subliminal bir yaklaşım içinde sunuyorsanız ya da tasarımınızla anlattıklarınız soru-cevap şekline çevrilebiliyorsa o zaman bence moda bir sanattır. Sanat bir tasarımcıya ilk önce ilham kaynağıdır diye düşünüyorum.



BAŞAK CANKEŞ
YAPTIKLARIMI BİRGÜN MÜZİKALE ÇEVİRECEĞİM

İlk koleksiyonumu yaptığımdan beri giyilebilir sanat kavramını sorgulayan işler yaratmaya çalışıyorum. İlk çizim derslerimi lisede aldım. İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Moda Tasarım mezunuyum. Sanat her zaman daha baskın hissettiğim taraf. Özel bir hocadan ders almak yerine, farklı sanat dallarının ustalarının yanında zaman geçirmeye çalışıyorum. Bir örnek vermem gerekirse ilk ve ikinci koleksiyonumda dokuma sanatçısı Fırat Neziroğlu ile birlikte çalıştık. Ondan dokuma üzerine çok fazla yaratıcı yöntem öğrendim ve bunu kıyafet koleksiyonlarıma aktardım.
Sanatsal ilham olmadan modaya el atmak benim yolum değil. Özellikle son koleksiyonda her odada ayrı bir hikaye anlattığımız ve her kıyafetin yanında da sanat eserinin durduğu, kokularına kadar ayrı olan bir hikaye anlattım. Amacım bunları bir müzikale dönüştürmek.

Moda kazanı
LADY GAGA'YA NE OLDU?



Bir dönem çığır açan kıyafetleriyle çok konuşulan Lady Gaga'ya ne oldu anlamak zor... Arka arkaya markalarla anlaşmalar imzalayan Gaga'nın şu haline bakıp da yıllar önce üzerinden çıkarmadığı çığır açan tasarımları hatırlayıp üzülmemek imkansız.

HAFTANIN KARNESİ



MARTHA GRAEFF

Bir dönem ünlü bir Türk işadamıyla evli olan ve Türkiye'de yaşadığı dönemde stiliyle herkesin kalbini çalan Martha Graeff, Mybestfriends marka elbisesiyle harika görünüyor. Tabii bu elbiseyi doğru ayakkabıyla kombinlemenin de bir sanat olduğunu unutmamak gerekli.



POPPY DELEVINGNE
Aslında bu köşede stil sahibi Türk kadınlarına ye veriyoruz. Ama Bora Aksu'nun bu muhteşem elbisesi içinde Poppy Delevingne'in ne kadar şık olduğunu görüp de paylaşmamak olmazdı.



BU YAZIN KOMBİNİ
Bol yırtık bir jean. Beyaz stiletto. Kesik bir tişört. İşte bu yaz fiziğinize ve kendinize güveniyorsanız üzerinizden çıkarmamanız gereken kombin.

"Ben sanatçı değilim. Sadece moda tasarımcısıyım ve hep iki kollu ceket tasarlarım."
Tom Ford
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Şimdi sanat moda
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN