Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Seni anlıyorum yavrum

Ağlayan çocuğu susturabilmek oldukça zordur. “Ağlama kızım, sana söylemiştim oğlum, önüne baksaydın düşmezdin çocuğum” gibi cümleler işe yaramadığı gibi ağlamanın da şiddetini artırır. Bu durumda en iyi çözüm, onu anladığımızı hisettirerek algısını başka yöne çevirmek

Seni anlıyorum yavrum

Kızım Eylül, üç yaşına doğru yol alırken koşma, tırmanma, dans etme, dönme, zıplama gibi aktiviteleri de arttı doğal olarak. Çoğu zaman bunlara benim de eşlik etmemi istiyor. Bıraksam kendi eksinde dakikalarca dönebilir. Benim ise başımın dönmesi üç saniye sürüyor. Çocuk enerjisi müthiş bir şey gerçekten. Ancak bu hareketli durumu her zaman eğlendirmiyor tabii. Çoğu zaman yüreğim ağzımda oraya zıplamasa, en yüksek kaydırağa çıkmak istemese, o koltuğun tepesinde ne işi var, düşmese bari diye içimden dua ederken buluyorum kendimi. Düşmüyor mu? Düşüyor tabii... Sonrası ağlama ve onu susturabilme seansları ile devam ediyor. İşte tam bu anlarda genelde hangi cümleleri kullanırız? "Tamam, canım geçecek ağlama, acımadı ki, bak hiçbir şey olmamış, sana yapma demiştim, beni dinleseydin düşmeyecektin..." gibi cümleleri.... Susar mı? Tabii ki hayır! Bugünlerde bu gibi durumlarda işe yarayan bir cümle buldum: 'Aaa ben de senin yaşındayken böyle düşmüştüm, bacağım ağrımıştı. Sonra....' İşte ben de çocukken diye başladığım an hemen ağlamaya ara verip, başıma ne geldiğini merak edip dinlemeye başlıyor. Sonrası hayal gücüme kalıyor. Uzattıkça uzatıp ona masallar anlatıyorum. Benim hikâyemde başıma gelenleri merak ediyor ve kendi başına geleni unutuyor. Hatta "Sende mi koltuktan düştün, seninde mi yanında annen vardı, yara bandı taktın mı?" gibi sorular sorarak tam olarak aynı şeyi yaşadığımızdan emin olmaya çalışıyor. Emin olunca da güven duygusu daha da artıyor. Korku hissi yok oluyor. Hikâyenin sonunu ise genelde hadi boyama yapalım gibi sevdiği aktivitelere bağlıyorum. Böylece hem onu anladığımı hissediyor hem de hikâyenin sonunda ona vermek istediğim mesajı alıyor. Başınıza geldiğinde bir deneyin, eminim sizin de işinize yarayacak.

DİŞ FIRÇALAMA OYUNU
Çocuklara diş fırçalama alışkanlığı kazandırmak pek kolay olmuyor. Bunun için öncelikle ebeveynlerin bu konuda disiplinli olması gerekiyor. Biz Eylül'le son bir yıldır bunu ritüel haline getirdik. Ara ara kaçmak, fırçalamak yerine oyun oynamak istese de taviz vermiyorum. Ancak her şey de olduğu gibi bu durumda da ebeveynlerin emek harcaması gerekiyor. Ben de kızımla birlikte fırçamı elime alıyorum ve dişlerimi fırçalamaya başlıyorum. O da bana bakarak benim yaptıklarımı taklit ediyor. Ancak motivasyonunu iki-üç dakika aynı seviyede tutamıyorum. Bunun için bu süreci oyun haline getirmem gerekiyor. Bu yüzden bir şarkımız var: "Sabah, akşam, öğle her yemekten sonra aşağı yukarı, yukarı aşağı, tam iki dakika..." İşte bu şarkı eşliğinde dişlerimizi fırçalıyoruz. Zaman zaman ellerimi köpükleyerek balon yapıyorum. Zaman zaman da suyla istediği gibi oynamasına izin veriyorum. Bu durumu sabırla ve aynı istikrarla sürdürdüğünüzde belli bir zaman sonra "Hadi anne dişimizi fırçalayalım" demeye başlıyorlar. Çünkü bu onun için aynı zamanda bir oyun vakti. Belli bir yaşa gelene kadar zor da olsa, her zaman aynı sabrı ve itinayı göstermek mümkün olmasa bile çocuğumuza pek çok şeyi oyuna çevirerek öğretmek durumundayız.


ÜCRETSİZ DRAMA DERSİ

ÖzdilekPark İstanbul'da sanatsever çocuklar için drama atölyesi başlıyor. Tiyatro sanatçısı Cengiz ve Şirin Oba tarafından verilecek drama derslerinde; diksiyon, doğaçlama, rol, mimik ve dramatizasyon dersleri yer alacak. Bahar dönemine kadar devam edecek eğitimler sonrasında katılım sağlayan çocuklara sertifikaları verilirken minikler, dönem sonunda çalıştıkları oyunları ailelerinin de katılım sağlayacağı final gösterisinde sergileme imkânı yakalayacak. 3, 4, 5 ve 6. sınıfa giden çocukları kapsayan ve ücretsiz olacak drama atölyesi için başvuru yapmak isteyenler ÖzdilekPark İstanbul'un müşteri hizmetlerine bir Cumartesi adet fotoğraf ile gelip kayıt formunu doldurabilir.


OYUNCAKLARIN SİHİRLİ DÜNYASI
Oyuncak Müzesi'nde bugün ve yarın çocuğunuz için hayal gücünü geliştirecek bir etkinlik var: Tahta oyuncakları boyama atölyesi. Hem ebeveynleri çocukluklarına götüren hem de çocuklara oyuncakların sınırsız dünyasını gösteren Oyuncak Müzesi, düzenlediği etkinlikler ile de ailelere unutulmaz anlar yaşatıyor. Saat 10.00 ile 18.00 arasında gerçekleşecek olan atölyelere siz de çocuğunuzla birlikte katılabilirsiniz.


DON KİŞOT MÜZİKALİ
Bu akşam saat 18.00'de İstanbul Kartaltepe Sanat ve Gösteri Merkezi'nde harika bir müzikal var: Don Kişot Müzikali. Dünyaca ünlü kahraman Don Kişot'la çocuğunuzu tanıştırmanın tam zamanı. Edebiyat tarihinin kült ve önemli isimlerinden Don Kişot ile keyif dolu anlar geçireceksiniz...

BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Seni anlıyorum yavrum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz
BİZE ULAŞIN